İbrahim Karaman

BİR KAÇ AÇIDAN ‘ŞİMDİ TÜRKİYE VAKTİ’

Türk edebiyatında çok bilinen otuz civarında sanat vardır. Bunlardan neredeyse herkesin bildiği sanatlar teşbih, mecaz, tezat, mübalağa, tecahül-i ariftir. Bir de kinaye.
Kinaye, bir sözün, benzetme amacı güdülmeden, hem gerçek hem de mecaz anlamını düşündürecek biçimde kullanılmasına deniyor. Bu manşetimizdeki cümlemizi en yakın tanımlayabilecek sanat kinaye ancak o da yeterli gelmiyor. Çünkü ‘Şimdi Türkiye Vaktidir’ dediğimiz zaman dört şey kasdediyoruz. Az zorlarsak ‘kinaye-i âlâ’ diyebiliriz buna.

  1. si yaz aylarına tekabül eden izin mevsimindeyiz. Eskilerin deyimi “izine gitmek” hala en çok kullanılan bir deyim. Yeni nesil belki tatile çıkmak diye de tanımlayabiliyor ama nisan-mayıs ayları geldiğinde bu eylemimizi en iyi tarif eden cümlelerden bir tanesi “İzine gidiyor musun?” ya da “Bu sene izin var mı?” istifhamlarıdır. Geçen sayımızdaki dağıtımımız esnasında çok sayıda “”İçinde harita var mı?” sorusu ile karşılaşınca bu sayımızda izinciler için özel bir harita çıkardık. Hem otoyol numaraları ve farklı rotalar mevcut, hem de şehirler arasındaki mesafelerin kaydını düştük. İzincilerin işine yaraması dileğiyle.

2.si Ramazan ve Bayram asıl Türkiye’de yaşanıyor. Ramazanın getirdiği manevi iklim, bereket havası ve insanlarımızdaki muazzam hareketlilik artık “Nerede o eski Ramazanlar?” söylemini gündemimizden çıkartacak gibi görünüyor. Her sene Ramazan’ın daha hareketli ve daha dolu dolu yaşandığını gözlemliyoruz Türkiyemizde. Bu da artık çoklarımızın ya Ramazan’ın bir kısmını ya da bayramı Türkiye’de geçirme planlarını ortaya çıkarıyor.

3.sü gittikçe artan sayılarla karşımıza çıkan gurbetçinin Türkiye’ye dönüş hareketidir. Bilhassa beyin göçü dediğimiz olgu. Batıda yetişmiş olmasına rağmen kaliteli ve kariyer sahibi gençlerimizin, Avrupa statükosunu aşamamaları, bulundukları pozisyonda yükselme ümitlerinin asgaride olması nedeniyle, ticari, sosyal ve toplumsal hayata katkıda bulunmak isteyenleri, artık Türkiye’yi tercih ediyor olmaları sözkonusudur.

4.sü Türkiye’nin tüm dünyada parlayan, ekonomisi sürekli yükselen bir grafik sergilemesi. Partizanca tutumu bir kenara bırakarak baktığımızda, Türkiye son 10 yılda cirosunu 230 milyardan dolardan, 830 milyar dolara yükselterek, gelişmekte olan ülkeler kategorisinde, yakalanması zor bir trende imza atmıştır. Yani 3 katından fazla büyümektir bu.
Yılda bir defa gelen Ramazan’da şehirlerimiz için iftar vakti sözkonusu olur ya hani…İşte Türkiye’nin son 10 yıldaki gelişmesine ve insanımızın yükselen bilinç ve vizyonlarına baktığımızda, tüm dünya için yeni bir umut beliriyor adeta. Artık insanlık için ‘Şimdi yeni bir Türkiye vaktidir’ diyesimiz geliyor.




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *