<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Haber.nl</title>
	<atom:link href="http://www.haber.nl/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.haber.nl</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 30 Jun 2010 12:16:33 +0000</lastBuildDate>
	
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Tersine Göç Hikayeleri: Kadir Canatan</title>
		<link>http://www.haber.nl/soylesi/tersine-goc-hikayeleri-kadir-canatan/</link>
		<comments>http://www.haber.nl/soylesi/tersine-goc-hikayeleri-kadir-canatan/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jun 2010 12:16:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mesut</dc:creator>
				<category><![CDATA[Söyleşİ]]></category>
		<category><![CDATA[antropoloji]]></category>
		<category><![CDATA[benden]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[kolay]]></category>
		<category><![CDATA[mezun]]></category>
		<category><![CDATA[orada]]></category>
		<category><![CDATA[paraya]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal hizmetler]]></category>
		<category><![CDATA[vrije universiteit]]></category>
		<category><![CDATA[yar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber.nl/?p=1535</guid>
		<description><![CDATA[Hollanda’ya kaç yaşında geldiniz ve nasıl bir eğitim aldınız? 
Hollanda’ya tam 20 yaşında iken geldim. Türkiye’de ilk askerlik muayenesini olduktan sonra yurt dışına çıktım. Eğer biraz daha gecikseydim, Hollanda’ya gitme imkânım olmazdı.
Hollanda’ya ilk geldiğimizde aklımızda okumak diye bir fikir vardı. Fakat çevremdeki insanlarla konuşmalardan sonra bunun pek kolay olmadığı sonucuna vardım ve çalışma hayatına atıldım. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hollanda’ya kaç yaşında geldiniz ve nasıl bir eğitim aldınız?</strong><strong> </strong></p>
<p>Hollanda’ya tam 20 yaşında iken geldim. Türkiye’de ilk askerlik muayenesini olduktan sonra yurt dışına çıktım. Eğer biraz daha gecikseydim, Hollanda’ya gitme imkânım olmazdı.</p>
<p>Hollanda’ya ilk geldiğimizde aklımızda okumak diye bir fikir vardı. Fakat çevremdeki insanlarla konuşmalardan sonra bunun pek kolay olmadığı sonucuna vardım ve çalışma hayatına atıldım. Gözümün açılıp yeniden eğitim imkanlarını araştırmam birkaç yıl aldı. Biraz da dil öğrendikten sonra lise diplomasıyla Hollanda’da sosyal akademilere doğrudan girme imkânı olduğunu öğrendim. Bir arkadaşla (Mehmet Akbulut) Rotterdam Sosyal Akademisi’ne başladık ve orada Sosyal Hizmetler Bölümü’nü bitirdik. Sözünü ettiğim yıllar seksenli yılların ikinci yarısı.. Ben alanımda iş bulamayınca Amsterdam Vrije Universiteit’de Kültürel Antropoloji okumaya yöneldim. O zaman yabancı öğrenci sayısı son derece azdı. Ben söz konusu bölümü okurken, o zaman Hasan Yar da politikoloji okuyordu. Daha önceden başlamış olan arkadaşlığımız eğitim boyunca ve eğitimden sonra da devam etti.</p>
<p>1993 yılında bu üniversiteden mezun oldum. Okul sonrası dönemde sürekli bir iş bulmam mümkün olmadı. Birçok projede ve kısa süreli işlerde çalıştım. Özellikle araştırmacı olarak. 1996 yılında Erasmus Üniversitesi’nde Anton Zijderveld yanında doktoraya başladım, 2000 yılında savunmamı yaparak dr. ünvanını aldım. Fakat iş yaşamında bunun bana pek faydası olmadı. Bilakis benden daha düşük eğitimli insanlar tercih ediliyordu. Aynı işi daha düşük seviyede insanlara daha az paraya yaptırıyorlardı. 2005 yılına kadar istikrarsız bir şekilde, bir projeden diğerine koştum.</p>
<p><strong>Türkiye’ye  dönme kararını nasıl aldınız?  Kesin dönüş kararı verirken iç dünyanızda neler yaşıyordunuz?</strong></p>
<p>Türkiye’ye  dönme kararım 2004 yılı içinde şekillendi. Daha önce böyle bir fikir aklımın ucundan bile geçmiyordu. Hatta bu kararı alınca pek çok arkadaş buna bir anlam veremedi. Çünkü ben yıllarca Türklerin Hollanda’da kalıcı olduğunu ve buna göre burada yatırımlar yapması gerektiğini savunuyordum.</p>
<p>Hatırlarsanız 2004 yılında geri dönüş konusunda yoğun tartışmalar yaşandı. Liberal partili bir bakan geri dönüş yasasını kaldırmak istedi. Bunun üzerine kendi ülkesine dönmek isteyen göçmenler yoğun bir şekilde başvurularda bulundu. Yasa kalkmadan bu imkândan yararlanmak istiyorlardı. Bu tartışmalar içinde ben de, hiç düşünmediğim bir konuyu ailede ve çevremde tartışmaya başladık. Sonuç olarak dönüş kararı aldık ve o sene başvurumu yaptım. Benim geri dönüş kararımda birkaç etken etkili oldu. Hollanda’da anti-İslami ve anti-çokkültürlü toplumsal atmosfer ilk başta geliyor. Hollanda’da çokkültürlü bir toplum yaratma ideali, 2000 yılından sonra terk edildi. Irkçı ve aşırı sağda önemli gelişmeler oldu. Buna tepki olarak iki siyasal nitelikli cinayet yaşandı.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">İkinci etken</span>, iş yaşamımla ilgiliydi. 2 yüksek okul ya da üniversite okumuş, hatta doktora yapmış bir kişi olarak sürekli bir iş bulamıyordum. Yaşım 40’ın üzerindeydi. Bu yaşlardan sonra Hollanda’da insanların iş bulma şansı azalıyor. Benim konumum, ilginç bir vakıadır. Şu açıdan: <em>“Hollanda’da imkanlar vardır ve bu imkanlardan yararlanan kişiler başarılı bir şekilde entegre olur” </em>şeklinde bir propaganda vardı. Ben bu propagandanın temelsiz olduğunu şahıs olarak yaşayarak gördüm. Siz ne kadar göçmen olarak gayret sarf ederseniz sarf edin, toplum ve kurumlar size açık olmadığı sürece entegrasyon başarılı olmaz. Hollanda, entegrasyonun başarısızlığının faturasını göçmenlere çıkartmıştır.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Üçüncü olarak </span>çocuklar hızla büyüyordu ve istikrarsız Hollanda pek gelecek vaat etmiyordu. Bir an önce çocuklarımın Türkiye’ye gitmesini ve orada eğitimlerine devam etmesini istiyordum.</p>
<p>Bu faktörler itici faktörlerdi. Bunun bir de öteki yüzü var. Türkiye’de de 2000li yıllarda önemli ve positif gelişmeler oldu. Bunlardan biri devlet ve vakıf üniversitelerinin yaygınlaşması ve nitelikli akademik personele duyulan ihtiyaçtır. Ben bu alanda bana iş olduğunu düşünerek Türkiye’ye bu zaman aralığında dönmenin yerinde bir karar olacağını düşündüm.</p>
<p><strong>Giderken tüm gemileri yaktınız mı?</strong></p>
<p>Yerleştiğiniz ülkede başarılı olmak istiyorsanız tüm gemileri yakmalısınız. Ya değilse insan hayatında farklı kuvvetlerin etkili olması istikrarsızlığa neden oluyor. Biliyorsunuz, bu istikrarsızlığı birinci kuşak tüm vahametiyle yaşamıştır. Bu anlamda ben giderken bir daha Hollanda’ya dönmemek üzere gittim. Şüphesiz bu Hollanda’ya başka amaçlarla gelip gitmeyeceğim anlamına gelmiyor. Döndükten sonra birçok kez geldim. Çocuklarım zaman zaman gelip gidiyorlar. Burada yaşanmış 30 yıla yakın bir zaman var, arkadaşlarınız var. Tüm bunları bir tarafa itmeniz kolay değil. Hollanda arkaplanı bizi hala meşgul ediyor. Zaman zaman konuşmalarımızda atıflar yapıyoruz, bazen rüyalarımı Hollanda’da yaşıyor gibi görüyorum.</p>
<p><strong>Ne umdunuz, ne buldunuz Türkiye’de?</strong></p>
<p>Bir kere şunu hemen söylemeliyim. Türkiye size “hoş geldin, ne iyi ettin de geldin” demiyor. Bilakis çok kişi “neden geldin?” diye soruyor. Sizin yaşadığınız süreci yaşamamış insanlara bazı şeyleri anlatmanız da kolay değil. Ben Türkiye’de düzenli bir iş ve aile hayatı bekliyordum. Bunu geçen 5 yıl içinde kurduğumu düşünüyorum. Ama bu kolay olmadı. İlk 1,5 yıl istikrarsız bir uyum süreci yaşadık Ankara’da. Bir yandan benim iş bulamamam, diğer yandan çocukların okul yaşamına uyum sağlayamamaları bizi strese soktu. Zaman zaman acaba yanlışlık mı yaptık şeklinde sorular kafamızda belirdi. Burada tanıdığımız dostlar ve arkadaşlar fazla yardımcı olamadılar. Özellikle iş konusunda sıkıntılar çektim. İş olmadığı için değil, etkili bir çevreniz olmadığı için iş alamıyorsunuz Türkiye’de. İşin doğrusu, Türkiye’de sizin hangi bilgi ve becerilere sahip olduğunuz ikincil bir mesele. Önemli olan sizin politik olarak nerede durduğunuz. Benim döndüğümde Ahmet Necdet’in atadığı rektörler iş başındaydı. Pek çok üniversiteyle görüşmelerim oldu, ama hiç biri malum politik tercihlerim nedeniyle göreve almadı. Türkiye’de iş olanaklarının paylaşılması politik bir süreçtir. Bu özellikle üniversitelerde böyledir. Aradan 1,5 yıl geçtikten sonra üniversitede görev aldım. Bu arada çocuklarda okul yaşamına uyum sağladılar.</p>
<p><strong>Uyum siz veya aileniz için zor oldu mu?</strong></p>
<p>Ben ve eşim yeniden uyum yaşadık Türkiye’ye. Ama çocuklar adeta sıfırdan başladılar ve onlar için kolay olmadı. Türkiye’ye gelirken çok istekli oldukları halde Türkiye imajları ilk altı ay içinde değişti. Birden Hollanda onlar için önemli hale geldi. Arkadaşlar önem kazandı. Sanırım, göçmen kökenli çocukların böyle bir tecrübe yaşamaları Hollanda’da daha başarılı olmalarını sağlayabilir. Yani şu Faslı milletvekili Üsame Şeribi’nin Faslı çocukları çöle gönderme projesi hiç de yabana atılmaması geren bir fikir.</p>
<p><em>‘Burada işler sizin bildiğiniz gibi yürümez’</em> türünden dışlanmışlıkla karşılaştınız mı?</p>
<p>Tabi ki. Özellikle resmi kurumlar –devlet kurumları, okullar, belediye, polis vs.- yabancı ülkelerden gelip Türkiye’ye yerleşen Türklere sıcak bakmıyor. Biraz kıskançlık, biraz da yetkiyi kötüye kullanma birleşince hızla ayrımcılığa dönüşüyor. Memurların küstah tavırları yeterince itici olabiliyor ve sizde acaba bana ayrımcılık mı yapıyorlar duygusunu harekete geçirmeye yetiyor.</p>
<p><strong>Türkiye’nin en çok nesini beğeniyorsunuz?</strong></p>
<p>Türkiye’de şikâyet ettiğimiz konuları bir tarafa bırakırsak bu ülke hakikaten çok güzel ama pek çok insan bu güzelliğin farkında değil ve güzelliklerimizi hoyratça kullanıyoruz. Köşeyi dönme kültürü ahlaki yaşamı felç ediyor. Kısır politik tartışmalar Türkiye’nin önünü tıkıyor.</p>
<p>Büyük kentleri bir tarafa bırakırsak stressiz bir yaşam beni en fazla mutlu eden şeylerden biri. Birkaç arkadaşla bir çay bahçesinde oturup derinlikli sohbetler yapmak insana büyük bir haz verebiliyor. Kanaatkârlığı ve eski kültürü temsil eden bir insanla karşılaşmanız, modern kültürün insanı insanlığından çıkaran yönünü size hemen fark ettiriyor. Daha nice küçük şeyler bu ülkede beni mutlu etmeye yetiyor…</p>
<p><strong>Hollanda’nın sizin düşünüş, olaylarınıza bakışınızda katkısı nedir?</strong></p>
<p>Hollanda çok organize bir toplum. Bu yönüyle Türkiye’yi biraz düzensiz ve hatta kaotik görüyorum. Hollanda’nın etkisini birçok şeyde görüyorum. Benim için bir kıyas imkanı oluyor. Bazen eleştirel olmamı sağlıyor, bazen de anakronik olmama yol açıyor. Bu noktada dikkatli olmak gerekiyor. Türkiye’ye ilk geldiğim günlerde ajanda kullanıyordum ve kullanmayanları eleştiriyordum. Şimdi ben de ajanda kullanmıyorum. Hollanda’da cep telefonu kullanmıyordum. Buraya gelince bunun bir gereklilik olduğunu kavradım. İlginç olaylar yaşıyorum. İki ülkede yaşıyorum gibi hissediyorum kendimi.</p>
<p><strong>Hollanda deyince aklınıza neler geliyor, özledikleriniz ve hiç özlemeyecekleriniz neler var?</strong></p>
<p>Hollandalıların yabancılara bakışı ve onlar hakkındaki tartışmaları artık beni rahatsız etmiyor. Bu yönüyle Hollanda’yı olumsuz olarak hatırlıyorum. Şu an Wilders’in parladığı bir dönemde sizleri iyi günler beklemiyor. Sizin adınıza üzülüyorum.</p>
<p>Öte taraftan Hollanda bana akademik bir formasyon, verimli bir çalışma ve düşünme becerisi sağladı. En azından aldığım eğitimlere borçluyum bunları. Hollanda’nın elindeki akademik imkânları kıskanıyorum. Burada elimdeki kaynaklar kısıtlı, ama her şeye rağmen üretmeye devam ediyorum. Hollanda’daki dostlarımı ve arkadaşlarımı özlüyorum. Onlarla geçirdiğimiz zamanı hatırlıyorum.</p>
<p><strong>Hollanda’daki gündemi takip ediyor musunuz?</strong></p>
<p>İlk geldiğimiz günlerde ve aylarda Hollanda’yı daha sıkı takip ediyordum. <em>Doğuş Gazetesi</em>’ndeki köşemde de epey bir süre yazdım. Hatta sevgili yönetmenim Zeynel Abidin Kılıç’ın söylediğine göre pek çok Doğuş okuyucusu beni Hollanda’da zannediyormuş. Ama zamanla burada odaklandığım işler beni Hollanda’dan kopardı. Şimdi Jan Beerenhout’ın bana gönderdiği maillerle neler olup bittiğini anlamaya çalışıyorum. En son öğrendiğime göre Rotterdam İslam Üniversitesi tanınmış. Yine son habere göre seçimlerde aşırı sağa doğru bir kayma oldu.</p>
<p>Ben 11 eylül sonrası Hollanda’da oluşan havayı bir konjünktür mü yoksa yapısal bir durum mu diye bir yazımda sorgulamıştım. Konjünktür dediğimiz şey bir veya birkaç yıllık bir süre olabilir en fazla. Oysa bugün gelinen noktada Wilders’in başarısı, 11 eylül konjünktürünün yapısallaştığını gösteriyor. Aşırı sağcılaşma, Fortuyn ile başlamıştı ve halen bu süreç devam ediyor.</p>
<p>Yine bana son gelen maillerden Türk örgütleri başta olmak üzere birçok Arap ve göçmen örgüt İsrail’i kınamak için bir yürüyüş tertip ettiler. Bu çok uzun zamandan sonra galiba ilk kez gerçekleşen örgütsel bir dayanışma. Ben göçmenlerin bu örgütsel birliği ve dayanışmayı, aşırı sağcılaşan bir ortama tepki olarak değerlendiriyorum. Bu kaçınılmaz bir şey. Keşke olumsuz gelişmeler karşısında birleşmek yerine olumlu işler yapmak için de bir araya gelmeyi öğrenebilsek. Azınlık çıkarlarının göçmenleri daha fazla dayanışma içine sokacağına inanıyorum. Bu süreçte Türklere başarı dileklerimi ve selamları gönderiyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber.nl/soylesi/tersine-goc-hikayeleri-kadir-canatan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>En büyük zenginliğimiz insan</title>
		<link>http://www.haber.nl/soylesi/en-buyuk-zenginligimiz-insan/</link>
		<comments>http://www.haber.nl/soylesi/en-buyuk-zenginligimiz-insan/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jun 2010 10:30:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mesut</dc:creator>
				<category><![CDATA[Söyleşİ]]></category>
		<category><![CDATA[almanya]]></category>
		<category><![CDATA[benim]]></category>
		<category><![CDATA[daha]]></category>
		<category><![CDATA[diye]]></category>
		<category><![CDATA[fabrikalar]]></category>
		<category><![CDATA[hatta]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[insana]]></category>
		<category><![CDATA[kurum]]></category>
		<category><![CDATA[meslek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber.nl/?p=1531</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye’nin yanı sıra Amerika’dan Ürdün’e, dünyanın çeşitli ülkelerindeki, 25 şirketiyle faaliyetlerini sürdüren Şahinler Holding’in başarısının sırrını, Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Şahin’le konuştuk. Şahin, en önemli değerin çalışanları olduğunun altını çizerek, sorularımızı cevapladı:
Şahinler Holding’in en önemli gücü nedir?
İnsana yapılan yatırımı teknolojiye yapılanla eşdeğer, hatta belli açılardan baktığımda ise daha da önemli görüyorum. Teknoloji harikası bir yığın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haber.nl/wp-content/uploads/2010/02/kemal-sahin.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1234" title="kemal-sahin" src="http://www.haber.nl/wp-content/uploads/2010/02/kemal-sahin.jpg" alt="kemal-sahin" width="150" height="149" /></a>Türkiye’nin yanı sıra Amerika’dan Ürdün’e, dünyanın çeşitli ülkelerindeki, 25 şirketiyle faaliyetlerini sürdüren Şahinler Holding’in başarısının sırrını, Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Şahin’le konuştuk. Şahin, en önemli değerin çalışanları olduğunun altını çizerek, sorularımızı cevapladı:</p>
<p>Şahinler Holding’in en önemli gücü nedir?<br />
İnsana yapılan yatırımı teknolojiye yapılanla eşdeğer, hatta belli açılardan baktığımda ise daha da önemli görüyorum. Teknoloji harikası bir yığın makineyle doldurulmuş o devasa fabrikalar, hünerli insanların elinde olmadıktan sonra, birer beton ve çelik yığınından farksızdır diye düşünüyorum. Bu nedenle benim en büyük zenginliğim iş arkadaşlarımdır; kurum kültürümüzü benimsemiş, o çelik ve beton yığınlarını hünerle işletip başarıdan başarıya koşmuş 10 bin çalışanımdır. &#8220;En büyük zenginliğimiz insan&#8221; derken, bu zenginliğe zenginlik katacak olan şeyin de &#8220;sürekli eğitim&#8221; olduğunun altını çizmek gerekir. Bunu büyük çapta da uyguluyor ve başarıyoruz.</p>
<p>Eğitim konusunu biraz açar mısınız?<br />
Örneğin, Almanya’da gençlere meslek eğitimi veriyoruz; 2 – 3 yıl okulla birlikte bizde eğitim görüyorlar. Çoğunu, daha sonra işe alıyoruz. Aachen Bölgesi’nin başarılı gençlerinin çoğunluğu, Şahinler Holding’de çalışmayı tercih ediyor. Tekstil alanında, Aachen Bölgesi’nde mesleki eğitim alan en başarılı gençler de Şahinler’den çıkıyor.</p>
<p>Bence, çeşitli kolları olan eğitim ağacının ana gövdesi; işyerinde verdiğimiz ve aldığımız eğitimdir. Belki de ömürleri boyunca meşgul olacakları, zamanlarının neredeyse tümünü harcayacakları kendi konu ve uğraşılarında insanları mutlaka eğitmemiz, mutlaka yetiştirmemiz gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle, bütün şirketlerimizin, kendi elemanları için, gençler için birer okula dönüşmesine gayret ediyoruz.</p>
<p>Şahinler’in başarıyı korumasının sırrı nedir?<br />
Şahinler Holding personelini, bizden para alıp evine giden insanlar olarak görmüyoruz. Çünkü, onlara verdiklerimizin bize yansıyacağını biliyoruz. Şahinler, tahsili ne olursa olsun kendisinde çalışan insanları yetiştiriyor. Onlara, kendisini başarıya ulaştıracak, ve ulaşılmış olanı koruyacak felsefeyi, yani kurum kültürünü aşılıyoruz. Şahinler Holding, kuruluşundan itibaren kademe kademe, insanları harekete geçirecek ilkeleri yerleştirdi. Şahinler felsefesinin odak noktasını insan ve insan ilişkileri oluşturur. Bizi başarıya götüren kurum kültürümüzün dürüstlük, güleryüzlülük, verimlilik gibi ilkeleri hep insan ve onun ilişkileri üzerine geliştirilmiş kavramlardır ve en önemli değerlerimizdendir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber.nl/soylesi/en-buyuk-zenginligimiz-insan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vurulduk ey halkım unutma bizi</title>
		<link>http://www.haber.nl/haber/vurulduk-ey-halkim-unutma-bizi/</link>
		<comments>http://www.haber.nl/haber/vurulduk-ey-halkim-unutma-bizi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jun 2010 22:27:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mesut</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[bize]]></category>
		<category><![CDATA[defa]]></category>
		<category><![CDATA[imza]]></category>
		<category><![CDATA[kalan]]></category>
		<category><![CDATA[marmara]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[sabah]]></category>
		<category><![CDATA[sivil]]></category>
		<category><![CDATA[yolcu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber.nl/?p=1451</guid>
		<description><![CDATA[Uluslararası sularda seyrederken sabah saat 04:30 civarında İsrail ordusunun denizaltı, gemi, helikopterler ve komandolarla saldırısına maruz kalan filoda 9 sivil öldürüldü ve 30 civarında sivil yaralandı. 
Mavi Marmara isimli yolcu gemisinden 24 saat canlı yayın yapılırken İsrail’in saldırı sırasında canlı yayın, internet bağlantıları ve telefon bağlantılarını kesmesi ile saldırı anındaki olayların ekrana yansıması kesintiye uğradı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.haber.nl/wp-content/uploads/2010/06/mavi-marmara.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1452" title="mavi-marmara" src="http://www.haber.nl/wp-content/uploads/2010/06/mavi-marmara-150x150.jpg" alt="mavi-marmara" width="150" height="150" /></a>Uluslararası sularda seyrederken sabah saat 04:30 civarında İsrail ordusunun denizaltı, gemi, helikopterler ve komandolarla saldırısına maruz kalan filoda 9 sivil öldürüldü ve 30 civarında sivil yaralandı. </strong></p>
<p>Mavi Marmara isimli yolcu gemisinden 24 saat canlı yayın yapılırken İsrail’in saldırı sırasında canlı yayın, internet bağlantıları ve telefon bağlantılarını kesmesi ile saldırı anındaki olayların ekrana yansıması kesintiye uğradı. <strong>Ancak bir Türk yazılım şirketinin geliştirdiği sistemle </strong>kesintili de olsa alternatif kanallardan ulaşan canlı yayın sırasında gemidekilerin “<strong>İsrail bize gerçek silahlarla saldırıyor, lütfen bize yardım edin</strong>” seklindeki çığlıkları kayıtlara geçti.</p>
<p>İsrail’in Gazze şeridine 4 yıldır uyguladığı ambargoyu kaldırmak ve büyük bir açık hava hapishanesine dönüşen Gazze’ye insani yardım götürmek amacıyla düzenlenen filoya çeşitli ülkelerden 6 gemi katılmış ve 30 Mayıs’ta Kıbrıs açıklarında birleşerek yola koyulmuştu. İrlanda ve Yunanistan gibi Avrupa ülkelerinin gemilerinin yanı sıra Türkiye’den de iki gemi bu filoya katılmıştı. Gemilerde inşaat malzemeleri, okul gereçleri, tıbbi malzemeler ve oyuncaklar olmak üzere 10.000 ton insani yardım malzemesi bulunuyordu.<a href="http://www.haber.nl/wp-content/uploads/2010/06/mavi-marmara-sehitler.jpg"><img class="alignright size-full  wp-image-1456" title="mavi-marmara-sehitler" src="http://www.haber.nl/wp-content/uploads/2010/06/mavi-marmara-sehitler.jpg" alt="" width="100" height="600" /></a></p>
<p>Daha önce Gazze’ye birçok kere gemi seferi düzenleyen Free Gaza Movement adlı kuruluş bu defa uluslararası bir organizeye imza atarak Türkiye’den Uluslararası İnsan Hak ve Hürriyetleri Vakfı (İHH)’nın yanısıra Malezya gibi uzak doğu ülkeleri yardım kuruluşları ile birlikte uluslararası bir filo organize ettiler. Gemilerde 60 farklı milletten 700’e yakın insani yardım gönüllüsü ve aktivist Gazze’yi bir toplama kampına dönüştüren ambargoya dünyanın dikkatini çekmek ve insanlara yardım ulaştırmak üzere bulunuyordu. Yolcular arasında müslümanların yanında Kudüs’ün sürgündeki başpiskoposu, Yunan, İrlanda ve Hollanda vatandaşlarının bulunması Gazze’de yaşanan insani drama duyarlılığın din ve ırk sınırlarını aşmasının ve insanlığın ortak vicdanı olarak ortaya çıkmasının gelecek için umut verici bir adım olduğuna vurgu yapılıyor.</p>
<p>Uluslararası sularda seyrederken sabah saat 04:30 civarında İsrail ordusunun denizaltı, gemi, helikopterler ve komandolarla saldırısına maruz kalan filoda 9 sivil öldürüldü ve 30 civarında sivil yaralandı. Mavi Marmara isimli yolcu gemisinden 24 saat canlı yayın yapılırken İsrail’in saldırı sırasında canlı yayın, internet bağlantıları ve telefon bağlantılarını kesmesi ile saldırı anındaki olayların ekrana yansıması kesintiye uğradı. <strong>Ancak bir Türk yazılım şirketinin geliştirdiği sistemle </strong>kesintili de olsa alternatif kanallardan ulaşan canlı yayın sırasında gemidekilerin “<strong>İsrail bize gerçek silahlarla saldırıyor, lütfen bize yardım edin</strong>” seklindeki çığlıkları kayıtlara geçti.</p>
<p>Saldırı sonrasında gemilere, yardım malzemelerine ve tüm kamera, cep telefon, bilgisayar ve görüntülere el koyan İsrail tutukladığı insanları Türkiye’nin baskıları sonucu 3 gün içinde bırakmak zorunda kaldı. Gazetecilerin tüm görüntülerine el koyan İsrailli yetkililer, sadece kendi görüntülerini medyaya vererek askerlerin kendilerini savunmak için ateş açtığını söylüyor. Olayı bizzat yaşayanlar ise ”İsrail haklı ise neden bizim görüntülerimize el koydu ve yayınlamamıza izin vermiyor?” sorusunu soruyor. Daha sonra şahitlerin anlattıklarına göre tutukluluk sırasında fiziksel ve psikolojik baskı ve işkencelere uğrayan insanlara anlamadıkları belgeleri imzalatmak için de baskı uygulanmış. Bu baskıları bizzat yaşayan ve halen İngiltere&#8217;de tahsiline devam eden Hollandalı aktivist Anne de Jong ile yaptığımız 24. sayfamızdaki röportaj dehşet bilgileri ortaya koyuyor. Otopsi sonrasında ortaya çıkan gerçek  ise tüyler ürpertici: şehit edilen <strong>9 kişiye başlarına ve vücutlarının çeşitli bölgesine 30 defadan fazla, yakın mesafeden ateş edilmiş </strong>ve otopsiyi yapan Adli Tip Kurumu buna benzer mermi yaralarına daha önce hiç rastlamadıklarını ifade ediyor.</p>
<p>Olayın yaşandığı gün Türkiye başta olmak üzere Avustralya’ya kadar, dünyanın her yerinde protesto gösterileri ile Gazze’deki ambargonun kaldırılması çağrıları yapıldı. Dünya liderleri olayın araştırılması için bağımsız bir araştırma komisyonu kurulması çağrılarını yaparken, bu konudaki oylamaya ABD ve Hollanda karşı oy kullandı. Den Haag, Amsterdam ve Almere&#8217;de düzenlenen mitinglerde, İsrail askerlerinin sergiledikleri insanlık dışı vahşet sert bir şekilde kınandı. Den Haag&#8217;da düzenlenen geniş katılımlı gösteriye Hollanda Filistin Komitesi, Uluslararası İnsani Yardım Vakfı (IHH) ve Kuzey Hollanda Milli Görüş Teşkilatının yanı sıra bazı Türk kuruluşları da destek verdi. Öte yandan Amsterdam&#8217;ın ünlü Museum Meydanı&#8217;nda, &#8216; İsrail Yönetiminin Barbarlığını Kınama Mitingi için toplanan ve aralarında HTIB, DSDF, HTKB, HAK-DER, HTKSF, SICN, UETD, EMCEMO, AMF, MVVN, Landelijk Netwerk Marokkanen, UMMON, Palestina Comite, Milli Görüş NH ve Een Ander Joods Geluid adlı çok çeşitli sivil toplum kuruluşlarına mensup yaklaşık 3000 kişi katıldı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber.nl/haber/vurulduk-ey-halkim-unutma-bizi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seçimlerde de vurulduk discriminazi yükselişte</title>
		<link>http://www.haber.nl/haber/secimlerde-de-vurulduk-discriminazi-yukseliste/</link>
		<comments>http://www.haber.nl/haber/secimlerde-de-vurulduk-discriminazi-yukseliste/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jun 2010 22:26:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mesut</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[ciddi]]></category>
		<category><![CDATA[gelir]]></category>
		<category><![CDATA[meslek]]></category>
		<category><![CDATA[protesto]]></category>
		<category><![CDATA[pvda]]></category>
		<category><![CDATA[pvv]]></category>
		<category><![CDATA[synovate]]></category>
		<category><![CDATA[tam bu]]></category>
		<category><![CDATA[trendi]]></category>
		<category><![CDATA[veren]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber.nl/?p=1481</guid>
		<description><![CDATA[Komşumuz, meslekdaşımız, patronumuz, işçimiz, hocamız, kısacası nereye baksan bir PVV’li görmemiz mümkün.
Ciddi araştırma kuruluşlarından Synovate’in seçim günü yaptığı ankette PVV seçmenlerinin profili şöyle ortaya çıkmakta: Bu seçimlerde PVV’ye oy verenlerin geçen seçimlerde % 24’ü CDA’ya, % 23 SP’ye, % 17’si PvdA’ya ve % 12’si de VVD’ye oy vermiş. % 18’i ise ilk defa oy kullanan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.haber.nl/wp-content/uploads/2010/06/discriminazi.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1502" title="discriminazi" src="http://www.haber.nl/wp-content/uploads/2010/06/discriminazi-150x150.jpg" alt="discriminazi" width="150" height="150" /></a>Komşumuz, meslekdaşımız, patronumuz, işçimiz, hocamız, kısacası nereye baksan bir PVV’li görmemiz mümkün.</strong></p>
<p>Ciddi araştırma kuruluşlarından Synovate’in seçim günü yaptığı ankette PVV seçmenlerinin profili şöyle ortaya çıkmakta: Bu seçimlerde PVV’ye oy verenlerin geçen seçimlerde % 24’ü CDA’ya, % 23 SP’ye, % 17’si PvdA’ya ve % 12’si de VVD’ye oy vermiş. % 18’i ise ilk defa oy kullanan yeni seçmenler, yani gençler! Seçmenlerin eğitim ve gelir durumuna baktığımız zaman da bir yükseliş trendi görüyoruz. Daha önceki seçimlerde daha çok az gelirli ve düşük seviyede eğitim almış seçmenlerin protesto oylarını alan PVV, şimdi her meslek ve gelir grubundan oy alabilmektedir. Bu da bu hareketin kitleselleştiğine işarettir ki; asıl kaygı duymamız gereken de budur. Komşumuz, meslekdaşımız, patronumuz, işçimiz, hocamız, kısacası nereye baksan bir PVV’li görmemiz mümkün.  İşte tam bu noktada asıl eleştiriyi sandığa gidip PVV’ye oy veren Hollandalılara değil de; sandığa gitmeyerek onlara dolaylı destek veren kendi insanımıza yöneltmemiz lazım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber.nl/haber/secimlerde-de-vurulduk-discriminazi-yukseliste/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rotterdam TSM Korosu Sezon Finali’nde büyüledi</title>
		<link>http://www.haber.nl/haber/rotterdam-tsm-korosu-sezon-finali%e2%80%99nde-buyuledi/</link>
		<comments>http://www.haber.nl/haber/rotterdam-tsm-korosu-sezon-finali%e2%80%99nde-buyuledi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jun 2010 22:22:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mesut</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[ayten]]></category>
		<category><![CDATA[darbuka]]></category>
		<category><![CDATA[hatice]]></category>
		<category><![CDATA[havada bulut]]></category>
		<category><![CDATA[klarnet]]></category>
		<category><![CDATA[konserler]]></category>
		<category><![CDATA[polat]]></category>
		<category><![CDATA[ruhla]]></category>
		<category><![CDATA[van vliet]]></category>
		<category><![CDATA[zeliha]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber.nl/?p=1497</guid>
		<description><![CDATA[Amatör ruhla 2004 yılında kurulan Rotterdam Türk Sanat Müziği Korosu, sezonu muhteşem bir konserler kapattı. Her geçen gün kadrosunu genişleten ve Hollanda&#8217;nın çeşitli kentlerinde sahne alan koronun Rotterdam İmmanuelkerk Kültür Merkezi&#8217;ndeki konserini 150 dolayında konuk izledi.
Programın birinci bölümünde sevilen şarkılardan oluşan bir repertuar sunan Şef Utku Aşuroğlu yönetimindeki Ayfer Ataman, Ayten Keskin, Adnan Şahin, Erhan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haber.nl/wp-content/uploads/2010/06/Rotterdam-TSM-korosu.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1498" title="Rotterdam-TSM-korosu" src="http://www.haber.nl/wp-content/uploads/2010/06/Rotterdam-TSM-korosu-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Amatör ruhla 2004 yılında kurulan Rotterdam Türk Sanat Müziği Korosu, sezonu muhteşem bir konserler kapattı. Her geçen gün kadrosunu genişleten ve Hollanda&#8217;nın çeşitli kentlerinde sahne alan koronun Rotterdam İmmanuelkerk Kültür Merkezi&#8217;ndeki konserini 150 dolayında konuk izledi.</p>
<p>Programın birinci bölümünde sevilen şarkılardan oluşan bir repertuar sunan Şef Utku Aşuroğlu yönetimindeki Ayfer Ataman, Ayten Keskin, Adnan Şahin, Erhan Günbulut, Mehmet Demirbaş, Hatice Şahin, Şehriban Polat, Taylan Polat, Deniz Sezer, Ebru Sürücü, İnci Van Vliet, Leyla Köseoğlu, Mehmet Nuri Alkan, Öznur Sarı, Tuncay Tarımcı, Zeliha Doğan ve Zeynep Yıkılmaz’den oluşan Rotterdam Türk Sanat Müziği Korosu, birbirinden güzel eserler seslendirdi.</p>
<p>İki bölüm halinde süren konserin ilk bölümünde, ‘Havada Bulut Yok’, ‘Fikrimin İnce Gülü’, ‘Bir Kızıl Goncaya Benzer’, ‘Çeçen Kızı’, ikinci bölümde ise ‘’Kimseye Etmem Şikayet’, ‘İnleyen Nağmeler Ruhumu Sardı’, ‘Yıldızların Altında’gibi parçaları seslendiren Rotterdam Türk sanat Müziği Korosu, salonda bulunan davetlilerden tam puan aldı.</p>
<p>150 civarında davetlinin arasında bazı Hollandalıların da olduğu konserin müzisyenleri şu isimlerden oluştu:</p>
<p>Ahmet Sürmeli (Ud), Ali Alkhafaji (Tef), Aziz Sürmeli (Darbuka), Emirhan Tuga (Klarnet), Goran Kamil (Keman), Kamil Şen (Ney), Lütfi Peşket (Ud), Mikail Erdoğan (Kanun) ve Orhan Şahan (Bendir).</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber.nl/haber/rotterdam-tsm-korosu-sezon-finali%e2%80%99nde-buyuledi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamit Karakuş yeniden Rotterdam belediye başkan yardımcısı</title>
		<link>http://www.haber.nl/haber/hamit-karakus-yeniden-rotterdam-belediye-baskan-yardimcisi/</link>
		<comments>http://www.haber.nl/haber/hamit-karakus-yeniden-rotterdam-belediye-baskan-yardimcisi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jun 2010 22:20:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mesut</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[belediye]]></category>
		<category><![CDATA[d66]]></category>
		<category><![CDATA[daimi]]></category>
		<category><![CDATA[demokrat parti]]></category>
		<category><![CDATA[hamit]]></category>
		<category><![CDATA[imar]]></category>
		<category><![CDATA[kries]]></category>
		<category><![CDATA[liberal parti]]></category>
		<category><![CDATA[pvda]]></category>
		<category><![CDATA[vvd]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber.nl/?p=1492</guid>
		<description><![CDATA[Rotterdam Büyükşehir Belediye Meclisi; Sosyal Demokrat İşçi Parti (PvdA), Demokratlar 66 (D66), Liberal parti (VVD) ve Hıristiyan Demokrat Parti (CDA)’ dan oluşan yeni koalisyonun 8 yeni daimi encümen üyesini onayladı. İmar ev İskân’dan sorumlu belediye başkan yardımcılığına Hamit Karakuş (45) tekrar getirildi.
Sosyal Demokrat İşçi Partisinden (PvdA) Dominic Schrijer, Jantine Kries ve Hamit Karakuş, Hıristiyan Demokratlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haber.nl/wp-content/uploads/2010/06/hamit-karakus.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1493" title="hamit-karakus" src="http://www.haber.nl/wp-content/uploads/2010/06/hamit-karakus-150x150.jpg" alt="hamit-karakus" width="150" height="150" /></a>Rotterdam Büyükşehir Belediye Meclisi; Sosyal Demokrat İşçi Parti (PvdA), Demokratlar 66 (D66), Liberal parti (VVD) ve Hıristiyan Demokrat Parti (CDA)’ dan oluşan yeni koalisyonun 8 yeni daimi encümen üyesini onayladı. İmar ev İskân’dan sorumlu belediye başkan yardımcılığına Hamit Karakuş (45) tekrar getirildi.</p>
<p>Sosyal Demokrat İşçi Partisinden (PvdA) Dominic Schrijer, Jantine Kries ve Hamit Karakuş, Hıristiyan Demokratlar Partisi (CDA)’dan Hugo de Jonge, Demokratlar 66’dan (D66) Alexandra van Huffelen ve Korrie Louwers, Liberal Partisi (VVD)’den Jeannette Baljeu ve Antoinette Laan önümüzdeki 4 yıl Rotterdam kentinde encümen ve başkan yardımcılığı görevine getirildiler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber.nl/haber/hamit-karakus-yeniden-rotterdam-belediye-baskan-yardimcisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rotterdam Başkonsolosu Esen Altuğ başarılı Türk gençleri ile buluştu</title>
		<link>http://www.haber.nl/haber/rotterdam-baskonsolosu-esen-altug-basarili-turk-gencleri-ile-bulustu/</link>
		<comments>http://www.haber.nl/haber/rotterdam-baskonsolosu-esen-altug-basarili-turk-gencleri-ile-bulustu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jun 2010 22:16:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mesut</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[akdemir]]></category>
		<category><![CDATA[analist]]></category>
		<category><![CDATA[edip]]></category>
		<category><![CDATA[engin]]></category>
		<category><![CDATA[hakan]]></category>
		<category><![CDATA[hollanda]]></category>
		<category><![CDATA[kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[keskin]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[sercan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber.nl/?p=1487</guid>
		<description><![CDATA[Türk kökenli Hollanda vatandaşı başarılı gençler geçtiğimiz günlerde Rotterdam Başkonsolosu Esen Altuğ’un özel davetlisi oldular. Davetliler arasında Yeni Nesil Vakfı başkanı Erdinç Saçan ve yönetim kurulu üyeleri Özlem Keskin ve Hakan Yalçın vardı. Ayrıca psikolog Sercan Engin, genç politikacı Gülhan Akdemir ve mali analist Mustafa Soykan gibi Yeni Nesil Vakfı’nın çıkardığı ‘Turkse afkomst, Nederlandse toekomst’ [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haber.nl/wp-content/uploads/2010/06/Rotterdam-Başkonsolosu-Esen-Altuğ-başarılı-Türk-gençleri-ile-buluştu.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1488" title="Rotterdam-Başkonsolosu-Esen-Altuğ-başarılı-Türk-gençleri-ile-buluştu" src="http://www.haber.nl/wp-content/uploads/2010/06/Rotterdam-Başkonsolosu-Esen-Altuğ-başarılı-Türk-gençleri-ile-buluştu-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Türk kökenli Hollanda vatandaşı başarılı gençler geçtiğimiz günlerde Rotterdam Başkonsolosu Esen Altuğ’un özel davetlisi oldular. Davetliler arasında Yeni Nesil Vakfı başkanı Erdinç Saçan ve yönetim kurulu üyeleri Özlem Keskin ve Hakan Yalçın vardı. Ayrıca psikolog Sercan Engin, genç politikacı Gülhan Akdemir ve mali analist Mustafa Soykan gibi Yeni Nesil Vakfı’nın çıkardığı <strong>‘Turkse afkomst, Nederlandse toekomst’</strong> (‘Türk geçmişli, Hollanda gelecekli’) adlı kitabında bulunan başarılı gençler de davetliydi. Gençlerle sohbet edip, başarılarını konuşan Esen Altuğ, Rotterdam Başkonsolosluğu’nun başarılı gençlere verdikleri desteği vurguladı.</p>
<p>Daha sonra Yeni Nesil Vakfı’nın çıkardığı ‘Turkse afkomst, Nederlandse toekomst’ adlı kitap Erdinç Saçan tarafından Esen Altuğ’a takdim edildi. Kitapta değişik alanlarda Hollanda’da kariyer yapmış örnek 47 Türk kökenli Hollanda vatandaşına söz hakkı veriliyor, ilham veren mücadeleler ve göğüs kabartan başarılar ele alınıyor. Esen Altuğ proje yöneticileri Özlem Keskin ve Yasin Keskin’i de tebrik ederek, bu kitabı okuyan genç neslin eğitime ve başarıya teşvik edilmesinin çok önemli olduğunu vurguladı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber.nl/haber/rotterdam-baskonsolosu-esen-altug-basarili-turk-gencleri-ile-bulustu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>IUR ilk tanınmayı muhteşem kutladı</title>
		<link>http://www.haber.nl/haber/iur-ilk-taninmayi-muhtesem-kutladi/</link>
		<comments>http://www.haber.nl/haber/iur-ilk-taninmayi-muhtesem-kutladi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jun 2010 22:13:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mesut</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[ahlak]]></category>
		<category><![CDATA[bck]]></category>
		<category><![CDATA[bcy]]></category>
		<category><![CDATA[birikim]]></category>
		<category><![CDATA[diyanet isleri]]></category>
		<category><![CDATA[dr jan]]></category>
		<category><![CDATA[fevzi]]></category>
		<category><![CDATA[jan peters]]></category>
		<category><![CDATA[kathleen ferrier]]></category>
		<category><![CDATA[marmara üniversitesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber.nl/?p=1484</guid>
		<description><![CDATA[Rotterdam İslam Üniversitesi (IUR) nihayet ilk resmi tanınmasını elde etti. Hollanda YÖK’ü olarak kabul edilen, Nederlandse Vlaamse Accreditatie Organisatie (NVAO)’nun 20 Mayıs tarihinde vermiş olduğu olumlu karar neticesi ile Master Islamitische Geestelijke Verzorger bölümü tanınan IUR bu güzel haberi bir muhteşem resepsiyonla kutladı.
IUR binasında düzenlenen resepsiyona T.C. Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Görmez, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haber.nl/wp-content/uploads/2010/06/Rotterdam-islam-universitesi-resepsiyon.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1485" title="Rotterdam-islam-universitesi-resepsiyon" src="http://www.haber.nl/wp-content/uploads/2010/06/Rotterdam-islam-universitesi-resepsiyon-150x150.jpg" alt="Rotterdam-islam-universitesi-resepsiyon" width="150" height="150" /></a>Rotterdam İslam Üniversitesi (IUR) nihayet ilk resmi tanınmasını elde etti. Hollanda YÖK’ü olarak kabul edilen, Nederlandse Vlaamse Accreditatie Organisatie (NVAO)’nun 20 Mayıs tarihinde vermiş olduğu olumlu karar neticesi ile Master Islamitische Geestelijke Verzorger bölümü tanınan IUR bu güzel haberi bir muhteşem resepsiyonla kutladı.</p>
<p>IUR binasında düzenlenen resepsiyona T.C. Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Raşit Küçük, IUR teftiş kurulu üyesi Prof. Dr. Jan Peters, T.C. Lahey Büyükelçiliği Din Hizmetleri Müşaviri Prof. Dr. Bülent Şenay, CDA Milletvekilleri Coşkun Çörüz ve Kathleen Ferrier, HOTİAD Başkanı Turgut Torunoğulları, HOGİAF Başkanı Mehmet Kabakyer, T.C. Rotterdam Muavin Konsolosu Günay Babadoğan, Rotterdam Din Hizmetleri Ataşesi Fevzi Hamurcu, UETD Hollanda Başkanı ve HABER Gazetesi yazarı Veyis Güngör katıldılar.</p>
<p>T.C. Diyanet İsleri Başkanlığı Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Görmez konuşmasına teşekkür ile başladıktan sonra insanlar arası ilişkilerin günümüzde temellerinin sağlam olması gerektiğini söyledi. Bu temellerin bilgi, birikim ve ahlak olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Görmez, kimya ilminde kullanılan ve o ilimden alınan entegrasyon, asimilasyon gibi kelimelerle insanlar arası ilişkilerin asla düzenlenemeyeceğini vurguladı. Mehmet Görmez bu kapsamda IUR’ye çok büyük görevler düştüğünü söyledi. Sözlerini bütün yetkililere bir çağrı ile bitiren Görmez, insanlar arası ilişkilerin, toplumlar arası ilişkilerin ve özellikle İslam dünyası ile Batı arasındaki ilişkilerin çözüme kavuşturulabilmesi için temellerin sağlam atılması gerektiğini ve bunlarında bilgi, hikmet ve ahlak olduğunu tekrarladı.</p>
<p>IUR teftiş kurulu üyesi Jan Peters, Üniversite rektörünü ve çalışanlarını tebrik ederek sözlerine başladı. Katolik üniversitelerinin de çok büyük badirelerden geçerek kurulduğunu ve 100 yıl önce kabul görmediğini ama şimdi toplumun bir parçası olduğunu söyleyen Jan Peters, “Siz de onlar gibi devam etmek zorundasınız çünkü bu toplumda böyle bir üniversiteye büyük ihtiyaç var.” ifadesini kullandı. Jan Peters Hollanda toplumunda tamamen kabul görebilmek için diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak ve Müslüman olmayan ama size sıcak bakan insanları angaje etmek durumundasınız” diyerek konuşmasını tamamladı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber.nl/haber/iur-ilk-taninmayi-muhtesem-kutladi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mavi mavi masmavi</title>
		<link>http://www.haber.nl/yazarlar/nafize-sener/mavi-mavi-masmavi/</link>
		<comments>http://www.haber.nl/yazarlar/nafize-sener/mavi-mavi-masmavi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jun 2010 22:05:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mesut</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nafize Şener]]></category>
		<category><![CDATA[bindi]]></category>
		<category><![CDATA[ciddi]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[insanlar]]></category>
		<category><![CDATA[masaya]]></category>
		<category><![CDATA[partiler]]></category>
		<category><![CDATA[rita verdonk]]></category>
		<category><![CDATA[selim]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[ters]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber.nl/?p=1478</guid>
		<description><![CDATA[The Netherlands is  masmavi, bir gördüm ŞOK OLDUM bu Hollanda kimlerin y(g)ari?
Hollanda mavi (VVD) ve açık mavi (PVV) rengini aldı. Fotoğrafı çekilince kanıtlandı. PVDA ise koalisyon için durmadan, önce PVV ile göruşülsün diye tutturuyor.  Ne umuyor acaba?
Jan Marijnissen (SP): ‘ PVV’nin liste başını çeken hakkında,  ‘Kuzu kıyafetindeki kurt’’, diye adlandırırken,  diğerleri PVV’nin arkasında cok kişi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haber.nl/wp-content/uploads/2009/12/nazifesener_150.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-267" title="Nafize Sener" src="http://www.haber.nl/wp-content/uploads/2009/12/nazifesener_150.jpg" alt="Nafize Sener" width="150" height="150" /></a>The Netherlands is  masmavi, bir gördüm ŞOK OLDUM bu Hollanda kimlerin y(g)ari?</p>
<p>Hollanda mavi (VVD) ve açık mavi (PVV) rengini aldı. Fotoğrafı çekilince kanıtlandı. PVDA ise koalisyon için durmadan, önce PVV ile göruşülsün diye tutturuyor.  Ne umuyor acaba?</p>
<p>Jan Marijnissen (SP): ‘ PVV’nin liste başını çeken hakkında,  ‘Kuzu kıyafetindeki kurt’’, diye adlandırırken,  diğerleri PVV’nin arkasında cok kişi var diye onunla  ciddi ciddi masaya oturuyor.  Zamanında Hitler’in peşinden de çok insan yürüdü, aralarında aklı selim zannedilen takım elbiseli insanlar’da vardı. Almanlar sonradan,  ‘’Biz bilmiyorduk böyle olacağını’’ demişlerdi.</p>
<p>Bir başka ses  ise  PVV’ ye bir şans verilsin, ispat etsin yapamayacağını diyor. Şimdi başa çıkartırılmaz ise kitlesi ilerde daha çok büyürmüş.</p>
<p>Hadi bir göstersin derken, yolunu açmış olmayalım?. Bu esnada parti programında her durumda kimlik sorulmasını isteyen, yabancı kökenli gençler hakkında TV’de, radyoda, gazetede ileri geri anti-sosyal söylemlerde bulunanin görüşleri diğer gençlerimizin kendilerine bakış açısını ters yönde etkilemiyecek mi? Büyüme çağında olanlara nasıl bir  damga vuracak? Şans verelim diye  tutup başımızın üstüne mi koyalım, göz göre göre din ayrımı yapan bir insanı? Kurt olan kuzunun oyununa mı gelelim? Sonradan da, ‘Bu kadar ileri gideceğini bilmiyorduk  eyvah’ mı diyelim.</p>
<p>Tum küçük partiler PVDA’ ya oy kullansaydı, PVDA kazanırdı diye bir düşünce var  bazı insanlarda.</p>
<p>Yeni partilerin tüm oyları (50 bin) PvDA’ya gitseydi bile gene yarış  bire bir olurdu. Üstelik sağda olan Rita Verdonk’un oy kitlesi de 50 bindi ve dengeyi saglardı. Yine görüntü aşağı yukarı aynı olacaktı.  Yani PVDA’ nin  bir veya iki oy kazanması ile şimdiki manzara değişmeyecekti. PVDA kazansaydı ,  ilk olarak o da  PVV ile konuşacaktı. Sebep olarak ta 15 sandalye kazandıkları öne sürülerek, demokrasi bu denilecekti.  İstediğiniz kadar stratejik oy kullanın manzara bu olacaktı!</p>
<p>Hollanda’ da  12 milyon seçmen var ise, oyların, kaba hesap, 2 milyon’u VVD ‘ye, ondan biraz azı ise  PVDA’ya gitmiş. CDA 1.3 milyon , PVV  ise 1.5 milyon oy almış. D’66 ve Groen Links  beraber 1,3.  SP’ye ise 1 milyon’dan biraz az gitmiş. Diğerlerinin  tamamına yarım milyon,  Rita Verdonk ise 50 bin ve yeni  partilerin hepsi beraber 50 bin oy almis.</p>
<p>17 milyon kişi var ise, 9.5 milyon civarı insan oy kullanmış. Bu seçme hakkı olanların %75’idir.  Geri kalan 2,5 milyon  hakkını kullanmamış.  Kalan 4 milyon insan ise henüz  degişik sebeplerden dolayı seçme hakkı yok.</p>
<p>Şu anda koalisyon imkanları görüşülüyor ve  seçenekler şunlar:</p>
<p>VVD, PVV, CDA birlikte,</p>
<p>VVD, PVDA, groen links, D’66,  veya</p>
<p>VVD, PVDA, CDA ile.</p>
<p>Söylentilere göre bu koalisyon uzun sürmeyecek ve gene erken seçim olacağı tahmin ediliyor.</p>
<p>Her şeye rağmen durumu bir de pozitif olarak değerlendirmek istersek,  bu her zaman mümkündür.   1,5 milyon PVV’ ye oyunu verdiyse,  10 milyon insan PVV’ yi  tercih etmemiş. Gelecek seçimlerde diğer potansiyellerle beraber  ulaşılması gereken , işlenilmesi gereken kitle de budur.</p>
<p>Bir aksiyona karşı tepki  vermek yerine, biraz  ileri gidip, aksiyon için insiyatif alalım.  Futbol terimiyle, savunmadan cikip, atak futbol oynayalım.</p>
<p>Her zamanki gibi düşünürsek, her zamanki gibi sonuç alırız. Yeni düşüncelere bir şans verelim. Başkalarından ziyade, kendimizi dinleyelim,  sağlıklı düşünebileceğimize inanalım.</p>
<p>Önümüzdeki dönem Hollanda’nın resmini yeniden çizeceğiz. Ayrımcılık yapan lider konumundakilere bırakmayız meydanı.</p>
<p>Sadece seçim esnasında değil ve sadece politikacılardan veya hükümetten medet umma yerine, sorumluluğu hep beraber ve şimdiden alacağız.</p>
<p>Politika biziz, Hollanda biziz!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber.nl/yazarlar/nafize-sener/mavi-mavi-masmavi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkler, Siyaset ve Yönetmek</title>
		<link>http://www.haber.nl/yazarlar/veyis-gungor/turkler-siyaset-ve-yonetmek/</link>
		<comments>http://www.haber.nl/yazarlar/veyis-gungor/turkler-siyaset-ve-yonetmek/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jun 2010 22:02:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mesut</dc:creator>
				<category><![CDATA[Veyis Güngör]]></category>
		<category><![CDATA[arka]]></category>
		<category><![CDATA[groen links]]></category>
		<category><![CDATA[kaba]]></category>
		<category><![CDATA[kime]]></category>
		<category><![CDATA[nerede]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[yani]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<category><![CDATA[zor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.haber.nl/?p=1476</guid>
		<description><![CDATA[
Seçimler ülkesi Hollanda’da bir milletvekili seçimlerini daha geride bıraktık. Sonuçlar malum. Türkler için, Hollanda için hatta insanlık için pek iç açıcı değil. Irkçı Parti’nin oylarını olağanüstü katlaması ve yüz elli kişilik mecliste yirmi dört sandalyeye sahip olması Hollanda açısından kaygı verici. Daha zor şartlara alışmamız gerekiyor. Müslümanların Hollanda’da sorun olduğunu siyasi bir görüş olarak ortaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.haber.nl/wp-content/uploads/2009/12/veyisgungor_150.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-247" title="veyisgungor" src="http://www.haber.nl/wp-content/uploads/2009/12/veyisgungor_150.jpg" alt="Veyis Gungor" width="150" height="145" /></a></p>
<p>Seçimler ülkesi Hollanda’da bir milletvekili seçimlerini daha geride bıraktık. Sonuçlar malum. Türkler için, Hollanda için hatta insanlık için pek iç açıcı değil. Irkçı Parti’nin oylarını olağanüstü katlaması ve yüz elli kişilik mecliste yirmi dört sandalyeye sahip olması Hollanda açısından kaygı verici. Daha zor şartlara alışmamız gerekiyor. Müslümanların Hollanda’da sorun olduğunu siyasi bir görüş olarak ortaya koyan ve seçimlere ayırımcılığı ve bir grup insanı dışlayarak giren bir partinin bu kadar oy alması nasıl açıklanabilir bilemiyorum. Suçu kime yıkarsak yıkalım, nerede ararsak arayalım ortada bir gerçek var ki, o da ırkçı partinin oylarını arttırmasıdır. Öyle ki bu partinin oylarının arttığı şehir ve yerleşim birimlerinin bazılarında, sorun olarak lanse edilen Müslümanlar yok denecek kadar azlar. Yani oy verenlerin bir çoğu Müslümanlarla günlük içli dışlı değiller. O zaman bu partinin oylarını arttırmasının arka planında başka Saikler ve gelişmeler de bulunmaktadır. Her neyse. Bizim konumuz Türkler ve siyaset. Ve tabii ki Türklerin siyasette yönetici olarak yer almalarıdır.</p>
<p>9 Haziran seçimlerinde çeşitli siyasi partilerden bir çok Türk kökenli vatandaşımız aday adayı oldu. Örneğin sadece PvdA’da 60’ın üzerinde Türk kökenli arkadaşımız Hollanda’da siyaset yapmak için milletvekilliği adaylığına niyetlendi. Diğer taraftan CDA’da 12 Türk kökenli arkadaşımızı milletvekilliği için partisine müracaat ettiler. SP, Partij Een, Groen Links, VVD gibi diğer partilerde de muhtemelen 10, 15 kişi milletvekilliği için müracaat etmiştir. Çeşitli partilerde milletvekilli olmak için müracaat eden Türk kökenli siyasetçilerin sayısı çok kaba bir tahminle 100’ü aşıyor. Bu ne demektir? Çok açık. 150 sandalyeli Hollanda meclisinde 100 tane Türk siyaset yapmak istemektedir.  Hollanda’yı yönetmek istemektedir. Siyasete yeni bir can ve kan vermek demektir. Bu kadar sayıda insanımız, yetişmiş ve yaşadığı ülkenin kalkınması için yarışmaya katılacak demektir. Bütün bunlar elbette güzel gelişmelerdir. Bireylerin siyaset yapmaları, ülkeye hizmet etmeleri muhakkak kutsaldır.</p>
<p>Ancak hemen aklımıza bir de şu sorular gelmektedir: 100’ü aşkın bir sayıda milletvekilliği düşünen vatandaşımız mensup oldukları partilerde her hangi bir görev almışlar mıdır?  Milletvekilliğine aday olmadan kongrelerde ya da yerel yönetimlerde siyasi tecrübe edinmişler midir? Her hangi bir meslek biriminde, sivil toplum örgütünde, mahalle derneğinde, eğitim veya öğretim kurumlarında, toplumsal ve siyasi hareketlerde bulunup sosyal ve insani ilişkilerini geliştirmişler midir? Bu benzeri soruları uzatabiliriz elbette.</p>
<p>Şüphesiz, milletvekilliği için partilerine müracaat edenler arasında yukarıda saydığımız alanlarda çalışıp, uzun soluklu bir mücadele vererek bir yerlere gelen insanımız mutlaka vardır. Bu arkadaşlara diyecek her hangi bir sözümüz olamaz. Hollanda Türk toplumunun siyasi konumu göz önüne alındığında milletvekilliği için aday olan bir çok kişinin, ne yazık ki, terlemeden, her hangi bir toplumsal mücadele vermeden, tırnağıyla kazımadan, o mevkilere gelmek istediklerini düşünüyoruz. Keşke bu düşüncemizde yanılsak. Haksız çıksak. Keşke, sosyal ve siyasi alanda 100 kişi değil, 50 aktif ve etkin Türk kökenli olsa Hollanda’da. Hollanda siyasetinde, medyasında, sosyal alanda ortalığı alt üst etseler. Ortalığı karıştırsalar. Biz de böyle düşünüyoruz. Biz de şunları istiyoruz deseler. Üye oldukları siyasi partilerde, yaptıkları açıklamalarla dikkatleri üzerlerine çekseler. Hollanda gazetelerinde yazdıkları yazılarla toplumsal alanda gündem oluştursalar. Bütün bunları kim istemez?</p>
<p>Bütün bu süreçler yaşanmadan, Hollanda’yı yönetmeye aday olmak gerçekten cesaret işi. Her nedense, uzun soluklu bir siyasi mücadele yerine, siyasetin farklı kademelerinde tecrübeyle ilerlemek yerine, hemen siyasetin son perdesi olan milletvekilliğine aday oluyoruz. Milletvekili, bakan, belki başbakan olmak istiyoruz. Bütün bunlar güzel hayallerdir. Ama öncelikle siyasette de terlememiz, emek sarf etmemiz gerekir. Ya değilse 100 kişi milletvekilliği için müracaat ederiz, adamlar 11 kişiyi listede seçilecek yerlere kayarlar, 5 kişi seçilir…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.haber.nl/yazarlar/veyis-gungor/turkler-siyaset-ve-yonetmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
