Geleceğimiz fikir üretme gücümüze bağlıdır

Dünyanın giderek globalleştiği ekonominin kabuk değiştirdiği bir dönemin içindeyiz. Eski teknolojiler yerlerini yepyeni teknolojilere bırakıyor. Borsaların en gözde şirketlerinin yüzde onbeşi son onbeş yılda ortaya çıkmış firmalar. Klasik üretim metotları yavaş yavaş kayboluyor dolayısı ile de iş yerleri de. Artık yeni çeşit elemana ihtiyaç var, eğitimi farklı becerileri farklı, iş alışkalıkları farklı çalışanlar aranıyor. Bu ortamda üreticilik isteniyor, uymayanların ise işsiz kalması kaçınılmaz oldu.

Bir de, bütün bunların yanısıra bir başka üreticilik var ki toplumumuzun ona çok büyük ihtiyacı var.

FİKİR ÜRETİCİLİĞİ;

Bizler gibi diaspora topluluklarda fikir ve vizyon üretebilmek çok önemli bir işlev. Maalesef kendi toplumumuzda fikir üretmek hiçbir zaman teşvik edilmemiş; aksine fikir üreten insanlara şüphe ile bakılmış ve mevcut düzene karşı birer tehdit olarak görülmüşlerdir.

Halbuki ünlü şairlerimizden Tevfik Fikret “Fikir şimşeklerinin çarpışmasından hakikat yıldırımı doğar” demiştir. Hakikat yıldırımı demek ki birçoklarını korkutmuş ki fikir tartışmalarına iyi gözle bakılmamış.

Şimdi Hollandadaki Türk diasporasına düşen en önemli görev, bence fikir üreticiliğini teşvik etmek, her sahada yeni fikirler üretilmesine yardımcı olmaktır. Toplumumuzun ilerlemesi, refah, eğitim, bilgi ve kültür seviyesini yükseltmesi ancak fikir üreticiliği ile mümkün olabilecektir. Bunun yolu ise de eğitime büyük önem vermek, eğitimi teşvik etmek ve fikir üretenlere ortam sağlayabilmek için tartışabilme ve münazara alışkalıklarımızı geliştirmektir.

Genç kardeşlerimize birbirleri ile saygılı bir biçimde fikir tartışmaları yapabilmeyi öğretmeli,  olanaklar sağlamalı ve teşvik etmeliyiz.

Karşı olduğumuz fikirleri dahi tartışma alışkanlığını edinmeliyiz. Tartışmaya girmeyeceğimiz kimseler sadece “fikir yobazı” dediğimiz kendi fikrinden ziyade saplatısını tekrar tekrar ısrarla söyleyip başkalarına empoze etmeye kalkanlardır, örneğin Stalinistler gibi. Onlarla tartışmanın hiçbir anlamı olmaz.

Onun dışında her fikir açıkça tartışmaya açıktır ve medenice tartışılabilinir. Fikir tartışması  aynı zamanda bir öğrenme sürecidir.  Herkesten ve herşeyden bir şeyler öğrenebiliriz. Bu bizler için bir fırsattır.

Bazen genç kardeşlerimin başkalarının fikirlerini hemen değerleyip inandıklarına ters düştüğü için aşırı tepki gösterdiklerine şahit oluyorum. Bu da henüz tartışma olgunluğuna erişmediğimizi gösteriyor. Tartışma olgunluğunu tesis etmeden üretici fikirlere ulaşmamız çok zor görünüyor. Burada eğitimin önemi çok açık bir şekilde ortaya çıkıyor. Bu nedenle bilhassa genç kardeşlerime fikir tartışmalarının rahatlıkla yapılabildiği ortamlara, kurumlara katılmalarını önemle tavsiye ederim.

GELECEĞİMİZ FİKİR ÜRETME GÜCÜMÜZE BAĞLIDIR.




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *