“Somali’de adeta savaşı yaşadım”


erdoganyuceYoksulluğu ve sıkıntıyı yaşayan Müslüman ülke Somali’yi görmek nasip oldu. Her zaman şöyle bir realite vardır: Olayı duymak ile yakından görmek çok farklı. Somali’ye gidip, insanları orada görmek çok farklı bir duygu. İnsanlar bizleri görünce sadece yüzleri değil aynı zamanda gözleri de gülüyordu. O insanların yerine kendimizi koyarak düşünelim: açız, ülkemiz işgal edilmiş, herşeyimizi kaybetmişiz, hastalık dizboyu, bu atmosferde Müslüman din kardeşiniz ziyaretinize geliyor. O kardeşlerimiz bizleri görünce çok mutlu oldular.
Somaliye’ye grup olarak ta olsa hadi gidelim, bu pek mümkün değil. Gidebileceğin bir yer yok, taksi ve para yok, otel yok, can güvenliğin yok.
Biz, Kimse Yok Mu derneği (HUN) aracılığıyla gittik. Oraya vardık, havaalanından dışarı çıktı bizi götürecek araç ve 2 cip dolusu asker. Bizim güvenliğimiz sağlamak için 2 cip dolusu asker hep bize korudu. Akşam 6’dan sonra sokağa çıkma yasağı var, askerler de gidemiyor. Gece dahi silah sesleri duyuyoruz, heran herşey olabiliyor. Adeta savaşta gibiydik. Sizin Somali’de tanıdığınız yoksa bir adım atamazsınız. Bizim misafir olduğumuz ev Somalili bir bakanın eviydi. Bu bakan yeğeni tarafından öldürülmüş.
Kurşun geçmemiş bina kalmamış
Sokaklar adeta harabeye dönmüş, kurşun isabet etmemiş bina kalmamış. Sokaklar hayalet olmuş. Söylemesi biraz zor ama Somali’de hayat durmuş. O ülkenin yeniden hayat bulması adeta imkansız gibi. Bazı köyler ve kamplar tamamen boşaltılmış, yağmalanmış bu sebeple halk daha güvenlikli yerlere gönderilmiş.
Havaalanının bulunduğu Mogadişu’de biraz yoğunluk var. Güya güvenlik sağlanan Mogadişu’de dahi hergün patlamalar oluyor.
Somali’deki Müslümanlara sahip çıkmazsanız, yardım elini uzatmazsanız, gayr-i müslümler kendi emelleri doğrultusunda hareket eder ve amaçlarına ulaşır. Burada çok ciddi vebal var, o insanlar bu şekilde imtihan oluyor, bizler ise daha farklı şekilde…
İnsanlara az veya çok karınlarına yemek giriyor. Ama kesinlikle yeterli değil. İnsanların orada sağlık hizmetleri alacağı sağlık ocağı bile yok. Bu insanlara ne kadar yardım yapabilirsiniz, bunu kestirmek zor. Somali halkı ancak kendi başının çaresine bakarak mümkün olur. Köylere tekrar yerleşme için tarım, hayvancılık gibi imkanlar sunarak insanları üretime yönlendirmekle yeniden kalkınma mümkün olur yoksa başkalarına muhtaç olmakla bu iş olmaz. Mogadişu’de okyanus var, oradan balık tutmayı dahi insanlar bilmiyor.
Somali’deki birçok yardım kuruluşu, günlük gida yardımının yanı sıra başka yardımlar da yapıyorlar. Mogadişu’nin en büyük hastanesi olarak kullanılmış ancak halen kullanılamayan hastane binası, Somali Cumhurbaşkanı tarafından ‘Kimse Yokmu’ derneğine verilmiş. Burası şuan tamir ve onarım yapılıyor.
Hastaneyi ziyaret ettiğimiz esnada bir olay beni derinden yaraladı. Hasta olarak yatan bir çocuk, acılar içinde çığlıklar atıyor, biz merak ettik. Doktor yokmu, çocuğa bakılmayacak mı diye. Aldığımız cevap çok acıydı: Ölümünü bekliyoruz. Yeterli doktor ve sağlık uzmanı olmadığı için o durumda olan insanların çoğu ölüme terk ediliyor. Doğum yapacak olan çoğu hamile kadınlar kendi başına doğum yapıyor. Buna benzer acıklı çok olaylarla karşılaştık. Herkes kendi canının derdine düşmüş, kimsenin kimseye faydası yok.
Hollanda’da topladığımız yardım paralarıyla (150 bin euro), Moğadişu’deki bir sağlık ocağı kliniğinin inşasını yaptırmak istiyoruz. Öncelikle insanların karnını doyurmak daha sonra da o insanların sağlık problemlerini gidermek çok önemli.