28 Yaşında.
Hollanda – Hengelo doğumlu. HBO Kamu yönetimi mezunu. İstanbul/Sirkeci’de turizm operatörü olarak çalışıyor. 1,5 yıl önce evlendikten sonra İstanbul’a yerleşmiş. Türkiye’ye giderken, tercihli oylarla seçildiği Yeşil-Sol (Groen Links) partisinden Hengelo Belediye Meclis Üyeliği yapıyordu. İnsan hayatında önemli kararları, yani evliliği ve başka ülkeye yerleşmeyi aynı anda yaşamış. Bu insanın kendi ülkesi olsa da… Istanbul’u çok seviyor ama Hollanda’nın şekerlerini ve peynirini özlüyor…
Sizi biraz tanıyalım. Hollanda’da iken nasıl bir hayatınız vardı?
Sosyal olarak çok aktif bir tempom vardı. Yüksek öğretim döneminde okul dışında, ögrenci vakfında sekreter olarak, belediyenin kurmuş olduğu platformlarda ve semt toplantılarında yer aldım. Ayrıca huzur evinde sağlık ve bakım yardımcısı olarak da çalıştım. Belediyedeki çalışma dönemimin kısa olmasının nedeni Türkiye’de yani İstanbul’da yaşama tercihimden kaynaklanıyor.
Türkiye’ye ne zaman ve nasıl dönüs yaptınız, bu kararla hayatınız nasıl değişti?
Türkiye’ye 2008 Eylül ayında evlilik kararı aldığım için dönüş yaptım. Eşim İstanbul’da yaşadığı içn, ülkemde onunla birlikte yaşamayı tercih ettim. İlk geldiğimde Türkiye’deki yaşam şartlarına alışmakta zorluk çektim, hayat standardı Hollanda şartlarıyla kıyaslarsak daha zor. Yinede kendi ülkemde ve sevdiğim insanla olmak bu zorluklara daha kolay alışmama neden oldu. Herşey çok çabuk gelişti. Ama İstanbul’un güzelliği ve sevdiğim insan, alışma sürecimi kısalttı. İstanbul çok büyük bir şehir, bir dünya şehri. İstanbul’a yerleştikten sonra bir dönem zamanım evde ve İstanbul’u kesfetmekle geçti. Önceleri evde gönüllü olarak Hollandaca uyum sınavı için ders verdim. Bir kaç yerde is görüşmesi yaptıktan sonra, Hollanda’lı bir bayan vasıtasıyla, merkezi Hollanda’da olan ve Türkiye Hollanda arası online bilet satışı yapan Komnet Turizm şirketinde işe başladım. İstanbul’da ayrıca, özel eğitmen ve danışmanlık kursu açmayı düşünüyorum. Şu an internet sitemiz yapım aşamasındadır.
Hollanda ile şu anki bağınız ne ölçüde, ziyaretleriniz oluyor mu?
Hollanda’da ailem ve arkadaşlarım var. Bir ayağım hala Hollanda’da. Çünkü ailem orada. Fırsat buldukca gidiyorum, orası doğdugum ve büyüdügüm yer.
Türkiye’ye yerleşme kararınızdan şu an memmun musunuz?
Benim için kolay bir karar değildi. Ama sonuçta sevdiğim biriyle beraber ve de güzel bir şehirdeyim. Tabiki dilini bildiğim, konuştuğum, anladığım bir yerdeyim. Bu yüzden de kararımdan bu zamana kadar hiç pişmanlık duymadım.
Beklentileriniz, kafanıza takılan pürüzer, endişleriniz mutlaka olmuştur. Neydi bunlar ve ne derece bunların yerli-yersiz olduğunu gördünüz?
Ailemden uzakta kalmak ve burada mutlu olabileceğim bir iş bulmak konusunda endişelerim vardı. Fakat ilerleyen zaman içerisinde endişelerimin yersiz olduğunu gördüm. Şuan mutlu olduğum işte çalışıyorum ve kolaylıkla aile ziyaretlerimi yapabiliyorum.
Önceden hesaba katmadığınız olumlu, olumsuz ne gibi faktörlerle karşılaştınız?
Maalesef hesaba katmadığım olumsuz faktörlerle de karşılaştım. Örneğin sağlık konusunda Hollanda’da alıştığım bir düzen vardı. Türkiye’de sistem çok farklı olduğundan dolayı ben buna alışmakta halen zorlanıyorum. Burada devlet hizmetlerinden faydalanmak çok zor. Türkiyede’ki bürokrasi ve sistemsizlik yüzünden işler karmaşık bir hal alıyor. Ama neyse ki buna da alışmaya çalışıyorum. Bazen de kendimi ifade etmekte zorlanabiliyorum.
Daha önce Türkiye’de yaşama deneyiminiz oldu mu?
Hayır olmadı. Yaz tatillerinde, İstanbul ve Karadeniz’e aile ziyaretlerine gelir, Türkiye’yi sadece bu şekilde tanırdık. Ailemizde aile bağları ve vatan sevgisi her zaman çok kuvvetli olmuştur. Bu yüzden de senede bir kere Türkiye’ye gelirdik.
Türkiye’ye yerleşmeye karar verirken çevrenizin etkisi, reaksiyonları nasıldı?
Çevremdeki reaksiyonlar cok farklı ölçülerdeydi. Öncelikle ailem pek sıcak bakmamıştı olaylara. Eğitimimi bitirmiş, iş hayatına atılmak üzereyken ve belediyede encümenlik yaparken böyle bir kararı almam herkesi şaşırttı. Duygusal anlamda zor bir dönemdi. Kabul etmeleri de bir o kadar zor oldu ama sonunda sevgi kazandı.
Her iki ükenin de en çok sevdiğiniz ya da alışamadığınız özellikleri neler?
Hollanda’da aldığımız sağlık hizmeti daha kaliteliydi. Türkiye’de sağlık hizmeti almak Hollanda’ya göre daha sorunlu. Hollanda’da yabancı olduğumuzu bize devamlı hissettirdiler. Belediyede çalıştığım süre içerisinde Hollanda’lı çalışanlar bunu hissettirdiler. Bu beni çok üzmüştü, çünkü orası benim doğduğum büyüdüğüm yerdi. Her ne kadar Türk olsam da orada yaşadığım yer için çalışıyordum. Ama ülkemde olmaktan son derece mutluyum. Hiç değilse burada İstanbul gibi büyük bir dünya şehrinde kimse beni dışlamıyor.
Hollanda’nın en çok nelerini özlüyorsunuz?
Hollanda’nın alıştığım yiyeceklerini özlüyorum, peynirini ve Türkiye’de bulunmayan şekerlerini.
Böylesi bir karar almak isteyenlere neler tavsiye edersiniz?
Türkiye’de belli bir hayat standardını yakaladıkları zaman dönüş yapmaları alışma sürecini daha da kolaylaştıracaktır. Aslında bu çok göreceli bir kavram. Kimileri hemen alışır, kimileri hiç alışamaz. Eğer evlilikse dönüş sebebi, burada en büyük rol çiftlerin birbirine karşı uyumudur. Eğer farklı sebepler ise mesela iş, okul, kesin dönüş vs. Türkiye gerçekten yaşamaya ve sahip çıkılmaya değer bir ülke. Hele hele İstanbul bambaşka…

