Vurulduk ey halkım unutma bizi


mavi-marmaraUluslararası sularda seyrederken sabah saat 04:30 civarında İsrail ordusunun denizaltı, gemi, helikopterler ve komandolarla saldırısına maruz kalan filoda 9 sivil öldürüldü ve 30 civarında sivil yaralandı.

Mavi Marmara isimli yolcu gemisinden 24 saat canlı yayın yapılırken İsrail’in saldırı sırasında canlı yayın, internet bağlantıları ve telefon bağlantılarını kesmesi ile saldırı anındaki olayların ekrana yansıması kesintiye uğradı. Ancak bir Türk yazılım şirketinin geliştirdiği sistemle kesintili de olsa alternatif kanallardan ulaşan canlı yayın sırasında gemidekilerin “İsrail bize gerçek silahlarla saldırıyor, lütfen bize yardım edin” seklindeki çığlıkları kayıtlara geçti.

İsrail’in Gazze şeridine 4 yıldır uyguladığı ambargoyu kaldırmak ve büyük bir açık hava hapishanesine dönüşen Gazze’ye insani yardım götürmek amacıyla düzenlenen filoya çeşitli ülkelerden 6 gemi katılmış ve 30 Mayıs’ta Kıbrıs açıklarında birleşerek yola koyulmuştu. İrlanda ve Yunanistan gibi Avrupa ülkelerinin gemilerinin yanı sıra Türkiye’den de iki gemi bu filoya katılmıştı. Gemilerde inşaat malzemeleri, okul gereçleri, tıbbi malzemeler ve oyuncaklar olmak üzere 10.000 ton insani yardım malzemesi bulunuyordu.

Daha önce Gazze’ye birçok kere gemi seferi düzenleyen Free Gaza Movement adlı kuruluş bu defa uluslararası bir organizeye imza atarak Türkiye’den Uluslararası İnsan Hak ve Hürriyetleri Vakfı (İHH)’nın yanısıra Malezya gibi uzak doğu ülkeleri yardım kuruluşları ile birlikte uluslararası bir filo organize ettiler. Gemilerde 60 farklı milletten 700’e yakın insani yardım gönüllüsü ve aktivist Gazze’yi bir toplama kampına dönüştüren ambargoya dünyanın dikkatini çekmek ve insanlara yardım ulaştırmak üzere bulunuyordu. Yolcular arasında müslümanların yanında Kudüs’ün sürgündeki başpiskoposu, Yunan, İrlanda ve Hollanda vatandaşlarının bulunması Gazze’de yaşanan insani drama duyarlılığın din ve ırk sınırlarını aşmasının ve insanlığın ortak vicdanı olarak ortaya çıkmasının gelecek için umut verici bir adım olduğuna vurgu yapılıyor.

Uluslararası sularda seyrederken sabah saat 04:30 civarında İsrail ordusunun denizaltı, gemi, helikopterler ve komandolarla saldırısına maruz kalan filoda 9 sivil öldürüldü ve 30 civarında sivil yaralandı. Mavi Marmara isimli yolcu gemisinden 24 saat canlı yayın yapılırken İsrail’in saldırı sırasında canlı yayın, internet bağlantıları ve telefon bağlantılarını kesmesi ile saldırı anındaki olayların ekrana yansıması kesintiye uğradı. Ancak bir Türk yazılım şirketinin geliştirdiği sistemle kesintili de olsa alternatif kanallardan ulaşan canlı yayın sırasında gemidekilerin “İsrail bize gerçek silahlarla saldırıyor, lütfen bize yardım edin” seklindeki çığlıkları kayıtlara geçti.

Saldırı sonrasında gemilere, yardım malzemelerine ve tüm kamera, cep telefon, bilgisayar ve görüntülere el koyan İsrail tutukladığı insanları Türkiye’nin baskıları sonucu 3 gün içinde bırakmak zorunda kaldı. Gazetecilerin tüm görüntülerine el koyan İsrailli yetkililer, sadece kendi görüntülerini medyaya vererek askerlerin kendilerini savunmak için ateş açtığını söylüyor. Olayı bizzat yaşayanlar ise ”İsrail haklı ise neden bizim görüntülerimize el koydu ve yayınlamamıza izin vermiyor?” sorusunu soruyor. Daha sonra şahitlerin anlattıklarına göre tutukluluk sırasında fiziksel ve psikolojik baskı ve işkencelere uğrayan insanlara anlamadıkları belgeleri imzalatmak için de baskı uygulanmış. Bu baskıları bizzat yaşayan ve halen İngiltere’de tahsiline devam eden Hollandalı aktivist Anne de Jong ile yaptığımız 24. sayfamızdaki röportaj dehşet bilgileri ortaya koyuyor. Otopsi sonrasında ortaya çıkan gerçek  ise tüyler ürpertici: şehit edilen 9 kişiye başlarına ve vücutlarının çeşitli bölgesine 30 defadan fazla, yakın mesafeden ateş edilmiş ve otopsiyi yapan Adli Tip Kurumu buna benzer mermi yaralarına daha önce hiç rastlamadıklarını ifade ediyor.

Olayın yaşandığı gün Türkiye başta olmak üzere Avustralya’ya kadar, dünyanın her yerinde protesto gösterileri ile Gazze’deki ambargonun kaldırılması çağrıları yapıldı. Dünya liderleri olayın araştırılması için bağımsız bir araştırma komisyonu kurulması çağrılarını yaparken, bu konudaki oylamaya ABD ve Hollanda karşı oy kullandı. Den Haag, Amsterdam ve Almere’de düzenlenen mitinglerde, İsrail askerlerinin sergiledikleri insanlık dışı vahşet sert bir şekilde kınandı. Den Haag’da düzenlenen geniş katılımlı gösteriye Hollanda Filistin Komitesi, Uluslararası İnsani Yardım Vakfı (IHH) ve Kuzey Hollanda Milli Görüş Teşkilatının yanı sıra bazı Türk kuruluşları da destek verdi. Öte yandan Amsterdam’ın ünlü Museum Meydanı’nda, ‘ İsrail Yönetiminin Barbarlığını Kınama Mitingi için toplanan ve aralarında HTIB, DSDF, HTKB, HAK-DER, HTKSF, SICN, UETD, EMCEMO, AMF, MVVN, Landelijk Netwerk Marokkanen, UMMON, Palestina Comite, Milli Görüş NH ve Een Ander Joods Geluid adlı çok çeşitli sivil toplum kuruluşlarına mensup yaklaşık 3000 kişi katıldı.