Hangi soykırımdan bahsediyorsunuz?

Kabile ve ulusun dar sınırlarından kurtulmak için kendinizi Müslüman olarak düşünmeye başlayın. (Aliya İzzetbegoviç)

Hangi soykırımdan bahsediyorsunuz?

Ermenistan’ın her yıl temcit pilavı gibi 24 Nisan’da Türkiye’nin önüne sürdüğü sözde soykırımın 100’üncü yılı münasebetiyle, ilgililer tarafından hummalı ve sinsi bir çalışma sürdürülüyor. Ermeniler, yaşadıkları ülkelerde yürüttükleri lobi faaliyetiyle bunun bir soykırım olduğunu dünya kamuoyuna duyurmaya, deklare etmeye hazırlanıyorlar.

Ben, içerisinde yaşadığım ülkeye ihanet edersem, düşmanlarla işbirliği yapıp ülke insanını arkadan vurursam; ölmeyi de, sürülmeyi de, zindana atılmayı da hak etmiş olurum. Ve bundan dolayı da merhamet dilenmem, ‘beni vurdular, zindana koydular, tehcir ettiler’ diye de yaygara koparmam… Bu davranış pek doğru olmaz, yakışık almaz… Ermenistan’ın da yaptığı bundan gayrısı değildir.

Ermenistan’ın, Asala Terör Örgütü vasıtasıyla Türkiye’nin toprak bütünlüğüne karşı başlattığı ve 50’ye yakın diplomatın öldürülüşüyle son bulan eylemlere, yine aynı amaç doğrultusunda hareket eden, rengi da aynı olan PKK adlı örgüt sahiplenmiştir. Bu yakılan fitne ateşi 30 yılı aşkındır yanmakta olup, kardeşi kardeşe düşürmüş, on binlerce fidan kökünden kurutulmuştur. Bunlar nasıl göz ardı edilir, nasıl unutulur?

Türkiye’nin bu konudaki ilkeli ve kararlı duruşu dünya kamuoyunun gözünden kaçmıyor. Ama Batılı ülkelerin Türkiye üzerindeki hesapları yüzünden Ermenistan’a “git kendi yalanlarının içinde boğul” diyemiyorlar. Türkiye’nin, arşivlerin açılması, uzmanlarca araştırılması için yıllardır çağrıda bulunmasına rağmen, Ermenistan bu çağrıya kulak tıkıyor ve Fransa, İngiltere, Amerika gibi ülkelerde oluşturduğu güçlü lobisine dayanarak, Türkiye’yi bu tuzağın içerisine çekmeye çalışıyor.

Türkiye, dış politikasında daha akıllı, daha ilkeli bir yol izleseydi bugün bunlar yaşanmıyor olacaktı.

“Biz onların kim olduğunu biliyoruz”

Yaşlı bir adama sokakta yürürken bir bisikletli çarpmış ve hafif yaralanmış. Etraftakiler hastaneye götürmüşler. Hemşireler, röntgen çekerek herhangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını inceleyeceklerini söylemişler.

Yaşlı adam huzursuzlanmış; “acelesi olduğunu, röntgen istemediğini” söylemiş.

Hemşireler merakla acelesinin nedenini sormuşlar.

“Eşim huzur evinde kalıyor. Her sabah birlikte kahvaltı etmeye giderim, gecikmek istemiyorum” demiş.

Hemşire “Eşinize haber iletir gecikeceğinizi söyleriz” deyince;

Yaşlı adam üzgün bir ifade ile:

“Ne yazık ki karım Alzheimer hastası hiç bir şey anlamıyor, hatta benim kim olduğumu dahi bilmiyor” demiş.

Hemşireler hayretle:

“Madem sizin kim olduğunuzu bilmiyor neden her gün onunla kahvaltı yapmak için koşuşturuyorsunuz?” diye sormuşlar.

Adam cevaplamış:

“Ama ben onun kim olduğunu biliyorum”

Kıssanın hissesi: Ermenistan bizim kim olduğumuzu unutmuş, bilmiyor olabilir amma, biz hem onun hem de bizim kim olduğumuzu çok iyi biliyoruz… Daha dün, Asala’dan, Hocalı Katliamından biliyoruz…

Soykırım, Soy’a çekimdir biraz… Bence siz soyunuzu hesaba çekin…

Şanlı direnişin adı… Bosna-Hersek

Hadi 100 yıl uzak bir mesafe; şuradan 20 yıl öncesine, Bosna’ya gidelim… Bütün dünyanın gözü önünde kıyılan Bosna halkının durumunu hangi isimle anacaksınız? Biz bu yüzyılda soykırımlar gördük, ama o asla, Ermenistan’ın iddia ettiği gibi bir soykırım değil… Bosna’da, Filistin’de yaşandı bu kıyımlar… Dün de yaşandı, bugün de yaşanıyor.

  1. yüzyıl sonlarında, Osmanlı hâkimiyetinin o bölgede sona ermesinin ardından Avusturya, Bosna’yı işgal etmiş ve bölgenin sahip olduğu medeniyetten zorla koparılmasının kapısını aralamıştı. Boşnaklar için tarihin en büyük kırılması o günlerde yaşanmıştı. Bir milletin kimliğinin zorla değiştirilmesi, hayat membaı olan medeniyetinden uzaklaştırılması bile tek başına bir soykırımdır.

Batılı pek çok ülke gittikleri, işgal ettikleri bütün ülkelerde bunu yapmaya çalıştılar. Pek çok ülkede başarılı oldular; günümüzde yaşanan sorunların temelini de, ülke halklarının o medeniyetten koparılmaları ve kimliklerinin zorla değiştirilmesi oluşturuyor.

Bugün, Suudilerin başını çektiği ve 9 İslam ülkesinin bir olup da Yemen’in başından bomba yağdırmasını da, işgalci Batılı devletlerin o ülkelerde yaktıkları fitne ateşi ekseninde değerlendirmek gerek.

Osmanlı ise, çağrıldığı yerlerde insanların diline, tarihine ve inanca asla dokunmadı; hatta onların yaşaması, yaşatılması için bütün imkânları seferber etti. Savunmasız insanları, çocukları, yaşlıları, kadınları, hayvanları bile katleden Sırp canilerinin en alçakça eylemi de, kadın ve kızlara yaptıkları tecavüz idi. Tecavüze uğrayan kadınların, “Bizi öldürün, bizim bu utançla yaşamamıza müsaade etmeyin” diye Türk askerlerine yakarış ve çığlıkları hâlâ kulaklarımızda.

Boşnaklar, özellikle II. Dünya Savaşında sonra büyük katliamlar yaşadı, ancak verdiği ulusal bağımsızlık mücadelesinden asla vazgeçmedi. Verilen bu özgürlük mücadelesinde, Aliya İzzetbegoviç unsurunu görmezden gelemeyiz ve onu anmadan da Boşnak halkının verdiği o şanlı direniş pek anlaşılmaz.

Büyük inkılâplar önde gidenlerin mührünü taşır hep ve cemiyetlerin tarihini kahramanlar yazarlar… İşte Aliya, toplumun medeniyet değerlerini bilen ve o gücü ön plana alarak Boşnak halkını örgütleyen; tarih yazan kahramanlardan sadece biriydi.

Ve o, kendi medeniyeti ile Batı medeniyetini şu şekilde mukayese ediyordu: “Ben Avrupa’ya giderken kafam önümde eğik gitmiyorum. Çünkü çocuk, kadın ve ihtiyar öldürmedik. Çünkü hiçbir kutsal yere saldırmadık. Oysa onlar bunların tamamını yaptılar. Hem de Batı’nın gözü önünde; Batı medeniyeti adına”

Bosna-Hersek’in haklı davasını dünyaya kabul ettiren, savaştan zaferle çıkmasını sağlayan, Bilge Kral Aliya’yı ve o kirli savaşta hayatını kaybeden on binleri, soykırımın sene-i devriyesinde rahmetle anıyor, başta BM olmak üzere, Hollanda’yı, Fransa’yı, Yunanistan ve diğerlerini, o günlerde canilere verdikleri destekten dolayı nefretle kınıyorum.

Biz, Bosna halkının verdiği o ulusal kurtuluş mücadelesini ve Batılı canilerin vahşetini asla unutmayacağız.




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *