Hollanda’dan görünen Türkiye siyaseti

Son yıllarda siyaset iyice kirlendi. Siyasi çıkarlar uğruna her yol mübah hale geldi dersek hiç de abartmış olmayız. İftira, şantaj, hakaret, tehdit ve manipülasyon hem siyasetçilerin hem de onların yandaşlarının gündelik meşgalesi sanki. Herkes kendi yaptığının doğruluğuna o kadar inanmış ki, hak yolunda her yol meşrudur anlayışıyla hareket etmektedir. Ne de olsa ‘düşman’ da dürüst değil. Haliyle herkesin anladığı dili kullanmak lazım deniliyor.

Maalesef gelinen noktada kendi kendimize, acaba Türkler demokrasi kavramının ne anlama geldiğini kavramamışlar mı diye sormaktan kendimizi alamıyoruz.  Zira demokrasilerde fikirler meşru zeminde dillendirilip halkın onayına sunulur ve nihayetinde halkın tercihine saygı duyulup sonuç kabul edilir. Seçmenden yeterli desteği alan siyasi oluşum yönetim sorumluluğunu alırken, geri kalanlara da muhalefet görevi düşer. Bu durum bir sonraki seçimlere kadar böyledir.

Peki bizde öyle mi oluyor? Maalesef hayır! Seçimlerin hemen akabinde kaybedenler seçimlerin şaibeli olduğu algısını yaymaya çalışırlar. Üstelik bunun doğru olup olmadığını en iyi kendileri bildikleri halde. Ama olsun, sonuç tartışmaya açılsın da gerisi teferruattır onların anlayışına göre.  Daha sonraki süreçte ‘muhalefet’ kavramının en olumsuz anlamından yola çıkılarak her icraatın yanlış olduğu, hatta geçmişte kendilerinin de savunduğu, belki de hala programlarında bile olan hedeflerin ne menem kötü olduğu dillendirilir. Biraz daha ileri gederek, yürütmenin başındakilerin samimiyeti sorgulanıp doğrudan niyet okumayla kişisel saldırılara geçilir. Bir Allah’ın kulu çıkıp da “Allah aşkına siz ne yapıyorsunuz?” deme ihtiyacı hissetmez.

Tabii ki madalyonun bir de diğer yüzü var. Seçmenden yeterli desteği alan oluşumlar da sanki bir sonraki seçimlere kadar hiç hesap vermek zorunda değillermiş gibi hareket ederler. Uygulamalarına yapılan eleştirileri bir eleştiriden ziyade bir saldırı olarak görüp, onların niyetlerini sorgularlar. Partizanlık ve yandaş kayırma bir başka hastalığımız. Hatta bunun artık normal bir durum olduğu kanıksanmış vaziyette. Kendi çevresini iktidarın nimetlerinden faydalandırmayan siyasiler ‘işe yaramaz’ olarak addedilirler. ‘İyi’ bir siyasetçi eşini dostunu, hemşerisini  bir yerlere yerleştirir, aksi takdirde bir daha kimse yüzüne bakmaz! Bu tavır bir yanlış olarak değil, genel kabul görmüş bir davranış olarak görülür.

Hadi bütün bunlar Türk siyasetinin fıtratında var diyelim. Peki kendisini bir dini cemaat olarak lanse edip de siyasetin en kirlisini yapanlara ne demeli? Parti olup seçmenden onay istemek yerine devletin önemli kurumlarına yuvalanıp herkesi kıskacına almayı metot olarak benimsemiş sözde cemaatin niyetinin halis olmadığı gayet ortada. Tabandaki samimi müritlerin niyetinden en ufak bir şüphe duymasam da artık olanı biteni görmemelerini anlamakta zorlandığımı da söylemeden edemeyeceğim. İlk bakışta bir iktidar kavgası gibi görünen kavgaları çoktan Türk milletiyle kavgaya dönüşmüş ve bu uğurda her türlü manipülasyon ve işbirlikçilikten kaçınmaz olmuşlardır. Batı kamuoyunda Türk devletinin terörist olduğu algısını oluşturmak için ellerindeki bütün imkanları seferber etmektedirler. Gün geçmiyor ki bir rezaletlerini görmeyelim. Gazetelere gönderdikleri organize yorumlarla (bu yorumların imza sahibi tarafından yazılmadığına kalıbımı basarım) Batı kamuoyunu yönlendirip, nihayetinde Türkiye’nin zarar görmesi için canhıraş çalışıyorlar. Ve bütün bunları yaparken de dini vecibelerini yerine getirdiklerinden eminim. Bu durumda bazılarının gaflet, bazılarının da dalalet içinde olduğu muhtemel. Allah (C.C.) şu mübarek günlerin hatırına onlara akıl fikir ihsan etsin de, asli işlerine, yani daha önce yaptıklarını düşündüğümüz, zaman zaman da bir çoğumuzun da maddi manevi destek verdiği asli işlerine dönsünler. Bu onlar için en hayırlısı olacaktır.

Bu vesileyle mübarek Ramazan ayında yapılan ibadetlerin kabul, hem yaklaşan Ramazan Bayramınızı kutlar hem de sevdiklerinizle birlikte güzel bir tatil geçirmenizi tüm kalbimle yüce Yaradan’dan dilerim.




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *