Ahmet Suat Arı
“Bir elin nesi var, iki elin sesi var” demiş atalarımız. Bu, bize işbirliğinin önemini en yalın şekilde ifade eden bir sözdür. Bu atasözünden yola çıkarak Hollanda Türk toplumunun işbirliği alanındaki konumuna kısaca bir göz atacağımız bu köşe yazısıyla çuvaldızı da iğneyi de en gerekli yerlere batırmaya çalışacağız. Alınanlar olacaktır. Zaten maksat da budur. Alınılması mesajın [...]
February, 2012 | |
devamı... »
Ahmet Suat Arı
1987 yılının Ağustos ayında geldiğim Hollanda’da Türkler açısından gördüğüm manzara pek de insanı memnun eder cinsten değildi. Evet, o zamanlar ırkçılık ve islamofobi bu kadar yaygın değildi, hatta hiç yoktu, ya da bu kadar aleni değildi demek de mümkün. Ancak konum olarak Türkler Günter Wallraff’ın deyimiyle toplumun ‘en altında’ bulunuyorlardı. İşsizlik almış başını giderken, [...]
February, 2012 | |
devamı... »
Ahmet Suat Arı
Bir kaç aydır yazılarımda siyasi katılım ve siyasi etkinlik konusuna değinmekteyim. Her ne kadar on yıllık köşe yazarlığı dönemimde çok sık olarak siyaseti konu edinsem de, son bir kaç yazıya vesile olan, kurucu ve üyelerinin büyük bir çoğunluğu Türklerden oluşan yeni bir siyasi oluşumdur. Böyle bir oluşumun hem sayısal hesaplar, hem de bilgi ve tecrübe [...]
February, 2012 | |
devamı... »
Ahmet Suat Arı
Ekim 2010’da Haber için yazdığım “İkilemimiz”başlıklı makalede siyasilerin zaman zaman bir ikilem içine düştüklerinden bahsetmiştim. “Aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık misali. Ama bir karar vermeniz de kaçınılmazdır. Bu durumda ince eleyip sık dokumanız gerekir. Vereceğiniz karar, ani refleksle veya aşırı duygusallıkla alınmayacak ve daha sonra sizi pişman etmeyecek. Velhasıl artısı eksisi iyi hesaplanmış [...]
February, 2012 | |
devamı... »
Ahmet Suat Arı
Yürümeyi yeni öğrenmeye başlayan bir çocuk düşünün. Emeklemekten dizleri nasır tutmuş ve yürümeyi kafasına koymuştur artık. Her bulduğu desteğe yüklenip adımlarını dikkatlice atmanın çabası içindedir. Bu destek bazan bir anne, bazan bir baba, bazan da bir abi veya abla olur. Çoğu zaman da ona destek olacak ebeveynini, abi ve ablasını beklemeden odadaki mobilyalardan faydalanmayı dener. [...]
February, 2012 | |
devamı... »
Ahmet Suat Arı
Toplam 200 ile 250 bin arasında bir seçmen kitlesidir söz konusu olan. Yaklaşık 80 bin oy da mecliste bir sandalye anlamına geleceği için azami 3 sandalyelik bir taban gücü var demektir. Tabii bu durum sandığa giden bütün Müslümanların bu etnik partiye oy vermesi halinde geçerlidir.
İki ay önceki makalemde siyasetçilerin zaman zaman içine düştükleri ikilemi dile [...]
February, 2012 | |
devamı... »
Ahmet Suat Arı
Başbakan Rutte Türklerin sadakatini sorgulamak yerine kendi samimiyetini sorgularsa en doğrusunu yapmış olur. Bu da bir liberal için çok erdemli bir davranış olacaktır. Zira liberalizm özgürlükçüdür, insanları kalıplara sıkıştırıp bunaltmaz. Liberal değilse onu da ilan etsin, biz de boşuna kafamızı ağrıtmayalım.
Siyasette bazı konular vardır temcit pilavı gibi durmadan önünüze gelir. Çoğu zaman maksat üzüm [...]
February, 2012 | |
devamı... »
Ahmet Suat Arı
Kendinizi bir ikilem içinde hissettiğiniz zamanlar olur. Aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık misali. Ama bir karar vermeniz de kaçınılmazdır. Bu durumda ince eleyip sık dokumanız gerekir. Vareceğiniz karar, ani refleksle veya aşırı duygusallıkla alınmayacak ve daha sonra sizi pişman etmeyecek. Velhasıl artısı eksisi iyi hesaplanmış olmalı.
Geçtiğimiz haftalarda CDA üyesi arkadaşlar bu ikilemi bütün şiddetiyle [...]
February, 2012 | |
devamı... »
Ahmet Suat Arı
Hollanda’da genel seçimlerin üzerinden beş ay geçmesine rağmen hala bir hükümet kurulabilmiş değil. Gerçi Hollanda bu konuda pek aceleci değil, ancak seçimlerin galibi VVD’nin lideri Mark Rutte’nin seçimleri kazanması halinde 1 Temmuzdan önce hükümeti kuracaklarını vaad etmesi sebebiyle bu sefer belki bir kaç hafta içinde koalisyon kurulur diye düşünmüştük. Gelişmelere bakılırsa bunun daha aylarca sürebileceği [...]
February, 2012 | |
devamı... »
Ahmet Suat Arı
Bazan üzerinize bir karamsarlık çöker. İçinizden bir şey söylemek gelmez. Zaten bu durumda kelimeler yüreğinizde hissettiğiniz çalkantıyı anlatmakta kifayetsiz kalacaklardır. En iyisi inzivaya çekilip her şeyden elinizi eteğinizi çekmek dersiniz. En azından kısa bir süreliğine de olsa. Ama yapamazsınız, zira sizin fıtratınızda enseyi karartmak yoktur.
Enseyi karartmak deyimini şu bir kaç gün içinde, hem kendime hem [...]
February, 2012 | |
devamı... »