Etik çalışma düşüncesi


Sedat Çakır

sedatcakirEtik çalışma düşüncesi Türk işverenler için ne kadar geçerli veya geçerli mi?
Hızlı değişim geçiren toplumlarda etik düşünce çoğu zaman daha sonra düşünülmesi gerekenler arasına atılıyor. Bu da toplumların dejenere olmasına kaynak sağladığı gibi toplumların, bizim konumumuzda da işyerlerinin, gelişimini olumsuz yönde etkiliyor veya gelişimi tamamen durduruyor.
Etik çalışma düşüncesi nedir? Ahlak kurallarına uygun dürüst çalışma prensibidir. Peki Türk işverenlerin etik düzeyinin düşüklüğü gelişimi nasıl etkiliyor?
Son dönemlerden örnek vermek gerekirse; bilinçli ve kural tanımadan batırılan seyahat şirketleri, şirket sahipleri ve yöneticileri için haksız kazanç sağlarken binlerce yolcunun mağduriyetine maloldu. Bunun yanısıra dolandırıcılık yöntemi ile batan firmaların yanında bu firmalarla iş yapan, Hollanda’da onlarca ve Türkiye’de yüzlerce firma hizmetleri ve ürünleri karşılığında ödeme alamadıklarından iflas etti.
Kişisel menfaat için sahte iflaslarla seyahat dünyasını altüst eden bu kişiler sayesinde doğru çalışan şirketlerin finansal yükü arttı ve toplumda itibarları zayıfladı. Hollanda Seyahat Sigorta kurumu SGR Türk tur operatörlerinin mali yükünü katkı paylarını arttırarak katlanılmaz hale getirdi. Yolcular Türk tur operatörlerine ve seyahat acentalarına potansiyel dolandırıcı gözüyle bakmaya başladı.
Yıllardan beri Türk seyahat piyasasında piyasayı defalarca dolandıran kişiler kendi isimleri ile veya maşa olarak kullandıkları kişiler ile yeniden piyasaya girebildiler ve yeniden aynı kişi ve kurumları dolandırabildiler. Buna da Türk seyahat camiası tarafından gizli de olsa destek verildi diyebilirim. Kimse sesini çıkartmadan dolandırılmaya, belki de kendileri de menfaat sağlayacaklarından, karşı çıkmadı.
Bundan cesaret alan yeni yetme tur operatörleri aynı yöntemleri biraz daha geliştirerek 2009 yılında vahşi bir şekilde uygulamaya koydular. Sonuçta 2009 yılı tüm Türk seyahat dünyası için zifiri karanlık bir yıl oldu. Seyahat dünyası için alınması gereken dersler var mı? Bence var.
Seyahat dünyası bundan sonra çürük elmalarla kendisi hemen uğraşmak ve bunları topluma zarar vermeden imha etmek zorunda.
Seyahat dünyası kendi menfaatlerini göz önünde bulundurarak, Türk müşterilerini kara gün dostu olarak dikkate almak ve en azından ‘cahil Hollandalı’ müşteri kadar ilgiye layık olduklarını anlamak zorundadır.
Seyahat dünyası kendi çıkarları için güçlü bir Türk medyası oluşturmak zorunda. “Kırıntı reklamlarla” ve “düşük reklam bedelleri” ile Türk medyasının güçlenemeyeceği ve seyahat dünyasına gerektiğinde yeterli medya desteği veremeyeceği de ortada. Bu diğer işverenler için de geçerli.
Seyahat dünyası, Hollanda’daki Türk büyükelçiğini, konsoloslukları ve turizm müşavirliğini zorlayarak Türk basınına Türkiye kanadından destek verilmesini sağlamak zorundadır. Bu Hollanda içi Türk milli menfaatleri için geçerli olduğu kadar Türkiye’nin Avrupa’daki güçlü sesi de olacaktır.
Türk seyahat acentaları ayrıca kendi menfaatleri için yeni pazarlar açmak zorundalar. Türkiye dışı olumlu pazarlardan biri de Fas (Marokko). Hem biz de olduğu gibi her yıl ülkesine gitmek zorunda olan insanlar, hem de Türklere her konuda yakınlar.
Etik çalışmaya önem verdiğimiz sürece yeni sorunlar oluşturmadan yeni pazarlarda faaliyet göstermemiz mümkün.
Dürüst işadamı profilinin geliştiği ve işlerinizin karlı olarak devam edeceği yeni bir yıl dileklerimle.
Sağlıcakla kalın.