Cesaret edemediler. Yıllarca beslendikleri bir fikir adamı adına düzenlenen toplantıya gelemediler. Gelmediler. Korktular. Kim bilir belkide, ezberlerinin bozulacağını tahmin ettiler. Ya da toplantıyı organize eden kurumların adlarından dolayı katılmadılar toplantıya. Hangi sebepten olursa olsun toplantıda yoklardı komünistler.
Sadece komünistler mi? Hayır. Laf açılınca mangalda kül bırakmayan, aslan sosyal demokratlar da gelmediler.
Neden mi bahsediyorum? Geçtiğimiz günlerde Amsterdam’da gerçekleştirilen Nazım Hikmet programından. Bilindiği gibi Azerbaycan Yazarlar Birliği başkanı ünlü yazar ANAR, Nazım Hikmet’in Sovyetler’de bulunduğu yıllara ait anılarını, yaşantısını ve hikayesini anlatan bir kitap yayınladı. Ben burada kitabın içeriğine değinmeyeceğim.
Benim üzerinde durmak istediğim olay şu. Amsterdam’da düzenlenen NAZIM HİKMET Kerem Gibi adlı kitabın tanıtım toplantısına hiç ummadığımız insanları görürken, yıllardır komünist ideolojinin bayraktarlığını yapan, hatta kendilerine zaman zaman sosyal demokrat diye hitap ettiğimizde, kardeşim bana sosyal demokrat demeyin, ben komünistim diyenleri ne yazık ki, Nazım Hikmet toplantısında göremedik. Binbir bahanelerle, gelemediklerini izah etmeye kalkıştılar.
Aynı şekilde. Toplantı ilanını duyunca, bize yazılı mesaj göndererek, siz Nazım’ı biz de Necip Fazıl’ı tanıtan toplantılar yapalım diyen sosyal demokratlar da toplantıya katılmadılar.
Oysa Amsterdam’da yapılan Nazım Hikmet toplantısı, hedefine ulaşmıştı. Sadece Hollanda’dan tepkiler gelmiyordu. Nazım Hikmet toplantısını Köln’den, Wüppertal’dan, Üsküp’ten, İzmir’den olağanüstü tepkiler geliyordu. İşte örnekleri:
Mekadonya’dan gazeteci yazar Avni Engüllü diyor ki: ‘Tanıtım haberini okuduktan sonra dostum Veyis Güngör’e teşekkürlerimi sunmayı bir borç bilmekteyim… Bunun birkaç sebebi vardır. Nazım Hikmet’in teşkilatınız tarafından tanıtılması ağırlıklı meseledir. Teşkilatınızın bu faaliyeti anılmadan bırakılamaz. Çünkü anlamı başkadır. Bunun Hollanda’da yapılması aslında Türk şiiri ve Türkçenin ustasını ordakilere anlatmak açısından çok değerli ve sevindirici bu haber, dolayısıyla, bir köşe yazısı yazmaya ve Makedonya Türkleri olarak Nazım’ı anmak ve Makedonya’da gündemde tutmak çabalarını hatırlayıp, daha sonra bir köşe yazıma konu etmek gibi bir imkan yaratması açısından önemlidir… N.Hikmet şiiri gibi tartışılabilir… Ancak tartıştığımız insanın değerleri göz ardı edilmeden tartışılmalıdır! Her insanın anlayışı, inancı ve başka yönleri tartışılırken, bakşa değerlerini getirmekle başlanılmalıdır. Andığım faaliyet bu tür bir faaliyet olduğundan Hollanda Türkevi, Hollanda Türk Yazarlar Birliği ve Türk Demokratlar Birliği’nin bu faaliyetini yeniden kutlarım’.
İzmir’den Metin Turan ise şunları yazıyor: `Değerli Türkevi yetkilileri! Türk dünyasının değerlerine, Türk kültürü ve edebiyatına bir damlacık da olsa katkısı olmuş tarihsel kişiliklere karşı, önyargılardan arınmış olarak yaklaşmak gerektiğinin somut örneğini sizler vermiş oluyorsunuz. Sizleri kutluyor, çabalarınızda başarılar diliyorum. Nazım Hikmet, kuşkusuz Türkçe’nin şairidir ve dolayısıyla, dünyanın neresine gidersek gidelim, Türkiye’den geliyoruz, Türküz dediğimizde akla gelen ilk iki-üç isimden biri mutlaka o olmaktadır. Ayrıca, insanları dünya görüşlerinden dolayı yargılamamak gerekir. Sizlerin de bildiğini düşündüğüm, ancak ilk ağızdan dinlemiş birisi olarak şu anıyı da paylaşmak istiyorum. Prof. Dr. Mustafa Mehmet, Romanya’da yaşayan önemli tarihçilerden biridir ve Kur’an-ı Kerim’i Romenceye akdaran kişidir. 2005 yılında, Bükreş’te, Bükreş Üniversitesi ile ortaklaşa gerçekleştirdiğimiz KIBATEK Edebiyat Sempozyumu’nda tanıştığımız Prof. Dr.Mehmet, 1957 yılında, Nazım Hikmet’in eşiyle Bükreş’e geldiklerinde, kendilerine o günün ne olduğunu, camiye gidip gitmediklerini sorar. Nazım Hikmet ekler, bugün Kadir gecesidir ve kalkın bir camiye gidelim der. Camiye giderler, Nazım Hikmet, minbere çıkar, oradaki Türklere bir de konuşma yapar ve böylesi günlerin önemli olduğunu, bir araya gelmek için vesile sayılmasını belirtir’.
Ve Almanya’dan Birlik Gazetesi sahibi Dr. Latif Çelik şu cümleleri yazmış:
`Nazım´ın kitap tanıtım haberini manşetten yayınlıyoruz. Çok garibime gitti, bir zamanlar görsem yakacağım kitabı şimdi bütün dünya okusun diye manşete koydum.
Neyse koministilerin kitapları bitsin de bizim Türk İzlerine de sıra gelir inşallah’. Evet, fazla söze gerek var mı bilmiyorum.
Amsterdam’da yapılan kitap tanıtım toplantısının etkileri, Allah’a şükürler olsun, gelişen teknoloji sayesinde, üç kıta yedi denizde etkisini gösterdi. Çağdaş düşünenler takdir ettiler. Eee toplantıya, hala eski çağdaki gibi ideolojik düşünen, Hollanda’daki komünistler ve sosyal demokratlar gelmeseler ne yazar Allah Aşkına…
NOT: 3 Mart 2010 Çarşamba günü yapılacak belediye seçimlerine etkin bir şekilde katılıp, şahsımız, aile fertlerimiz, komşularımız ve tüm tanıdık, eş ve dostlarımızın mutlaka sandığa gidip oy kullanmalarını sağlamalıyız.

