Seçimler ülkesi Hollanda’da bir milletvekili seçimlerini daha geride bıraktık. Sonuçlar malum. Türkler için, Hollanda için hatta insanlık için pek iç açıcı değil. Irkçı Parti’nin oylarını olağanüstü katlaması ve yüz elli kişilik mecliste yirmi dört sandalyeye sahip olması Hollanda açısından kaygı verici. Daha zor şartlara alışmamız gerekiyor. Müslümanların Hollanda’da sorun olduğunu siyasi bir görüş olarak ortaya koyan ve seçimlere ayırımcılığı ve bir grup insanı dışlayarak giren bir partinin bu kadar oy alması nasıl açıklanabilir bilemiyorum. Suçu kime yıkarsak yıkalım, nerede ararsak arayalım ortada bir gerçek var ki, o da ırkçı partinin oylarını arttırmasıdır. Öyle ki bu partinin oylarının arttığı şehir ve yerleşim birimlerinin bazılarında, sorun olarak lanse edilen Müslümanlar yok denecek kadar azlar. Yani oy verenlerin bir çoğu Müslümanlarla günlük içli dışlı değiller. O zaman bu partinin oylarını arttırmasının arka planında başka Saikler ve gelişmeler de bulunmaktadır. Her neyse. Bizim konumuz Türkler ve siyaset. Ve tabii ki Türklerin siyasette yönetici olarak yer almalarıdır.
9 Haziran seçimlerinde çeşitli siyasi partilerden bir çok Türk kökenli vatandaşımız aday adayı oldu. Örneğin sadece PvdA’da 60’ın üzerinde Türk kökenli arkadaşımız Hollanda’da siyaset yapmak için milletvekilliği adaylığına niyetlendi. Diğer taraftan CDA’da 12 Türk kökenli arkadaşımızı milletvekilliği için partisine müracaat ettiler. SP, Partij Een, Groen Links, VVD gibi diğer partilerde de muhtemelen 10, 15 kişi milletvekilliği için müracaat etmiştir. Çeşitli partilerde milletvekilli olmak için müracaat eden Türk kökenli siyasetçilerin sayısı çok kaba bir tahminle 100’ü aşıyor. Bu ne demektir? Çok açık. 150 sandalyeli Hollanda meclisinde 100 tane Türk siyaset yapmak istemektedir. Hollanda’yı yönetmek istemektedir. Siyasete yeni bir can ve kan vermek demektir. Bu kadar sayıda insanımız, yetişmiş ve yaşadığı ülkenin kalkınması için yarışmaya katılacak demektir. Bütün bunlar elbette güzel gelişmelerdir. Bireylerin siyaset yapmaları, ülkeye hizmet etmeleri muhakkak kutsaldır.
Ancak hemen aklımıza bir de şu sorular gelmektedir: 100’ü aşkın bir sayıda milletvekilliği düşünen vatandaşımız mensup oldukları partilerde her hangi bir görev almışlar mıdır? Milletvekilliğine aday olmadan kongrelerde ya da yerel yönetimlerde siyasi tecrübe edinmişler midir? Her hangi bir meslek biriminde, sivil toplum örgütünde, mahalle derneğinde, eğitim veya öğretim kurumlarında, toplumsal ve siyasi hareketlerde bulunup sosyal ve insani ilişkilerini geliştirmişler midir? Bu benzeri soruları uzatabiliriz elbette.
Şüphesiz, milletvekilliği için partilerine müracaat edenler arasında yukarıda saydığımız alanlarda çalışıp, uzun soluklu bir mücadele vererek bir yerlere gelen insanımız mutlaka vardır. Bu arkadaşlara diyecek her hangi bir sözümüz olamaz. Hollanda Türk toplumunun siyasi konumu göz önüne alındığında milletvekilliği için aday olan bir çok kişinin, ne yazık ki, terlemeden, her hangi bir toplumsal mücadele vermeden, tırnağıyla kazımadan, o mevkilere gelmek istediklerini düşünüyoruz. Keşke bu düşüncemizde yanılsak. Haksız çıksak. Keşke, sosyal ve siyasi alanda 100 kişi değil, 50 aktif ve etkin Türk kökenli olsa Hollanda’da. Hollanda siyasetinde, medyasında, sosyal alanda ortalığı alt üst etseler. Ortalığı karıştırsalar. Biz de böyle düşünüyoruz. Biz de şunları istiyoruz deseler. Üye oldukları siyasi partilerde, yaptıkları açıklamalarla dikkatleri üzerlerine çekseler. Hollanda gazetelerinde yazdıkları yazılarla toplumsal alanda gündem oluştursalar. Bütün bunları kim istemez?
Bütün bu süreçler yaşanmadan, Hollanda’yı yönetmeye aday olmak gerçekten cesaret işi. Her nedense, uzun soluklu bir siyasi mücadele yerine, siyasetin farklı kademelerinde tecrübeyle ilerlemek yerine, hemen siyasetin son perdesi olan milletvekilliğine aday oluyoruz. Milletvekili, bakan, belki başbakan olmak istiyoruz. Bütün bunlar güzel hayallerdir. Ama öncelikle siyasette de terlememiz, emek sarf etmemiz gerekir. Ya değilse 100 kişi milletvekilliği için müracaat ederiz, adamlar 11 kişiyi listede seçilecek yerlere kayarlar, 5 kişi seçilir…


