AGİT ve NATO işlevini yitirdi mi?

Birleşik Krallığın, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılma (Brexit) kararından sonra, nedense AB’nin savunma gücü güvenlik sorunu olarak gündeme getirildi. Sanki AB’nin güvenliğini Birleşik Krallık sağlıyormuş gibi bir hava estirildi. Soğuk savaş döneminin Sovyet blokuna karşı kurulan NATO’nun işlevini yitirdiği iddia edilerek, AB’nin kendi savunma gücünü oluşturması istendi.

Öte taraftan Amerikanın Polonya’da üs kurma girişimi, başta Almanya ve Fransa olmak üzere bazı AB ülkelerini rahatsız ederken, Hollanda ve Polanya gibi ülkeleri de ABD yanlısı etti. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Paris’te ‘Avrupa Birliği’nin güvenliği ABD’ye bağımlı olmamalı’ diyerek, bir anlamda NATO’yu iş aret etti. Savunma ve güvenlik konusunda Amerika’ya güvenmediklerini beyan etti. AB’nin kendi savunma gücünü oluşturmak zorunda olduğunun altını çizdi. Savunma ve güvenlik sisteminin eğemenlikle alakalı bir konu olduğunu söyleyen Macron, savunma konusunda işbirliğinin tüm Avrupa ülkelerinin yanı sıra, Rusya’yı da kapsaması gerekir diyerek, Rusya’yla ilgili işbirliğine Ukrayna konusunda ilerleme sağlanması şartını koştu.

Aslında Avrupa Birliği uzun zamandan beri, el-altından soğuk savaş sonrası dünyanın tek kutuplu ve tek merkezden, ABD’den yönetilmesine itiraz eden politikaları destekliyordu. Ortadoğu’nun yeniden dizayn edilmesi de dahil, Trump yönetimindeki Amerika’nın dünya barışını bozan gerilimlere sebebiyet vermesinden rahatsızlık duyuyordu. Mülteci akımı ve göç dalgası Avrupa Birliği’nde huzursuzluk yaratıyordu. Bir anlamda batı, kendi iç güvenliğini tehdit eden mülteci akımı ve göç dalgasını durdurmak için, ABD’nin çatışmacı ve savaşçı stratejisine itiraz ediyor önlem almak istiyordu. Birlik ABD’nin sebep olduğu nufus hareketlenmelerini tasvip etmiyor ve kendi iç huzurunu bozacak tehdit olarak algılıyordu. O münasebetle kendi güvenliğini ABD’nin çatışmacı stratejine emanet etmek istemedi.

Yeni dünya düzeninde batı, bizim dış misyon şefleri ve bâzı siyasi figürlerin zannettiği gibi, uluslararası ilişkileri diplomatik nezaketler üzerinden yürütmek istemiyor. Daha kestirme yoldan sonuç almak için, tehdit, şantaj ve iç karışıklık yöntemleri üzerinden ülkeleri biat etmeye zorluyor. Tehdit ve telkinlere direnen ülkeler ise Irak, Suriye ve “Arap Baharı” örneklerinde olduğu gibi, iç huzuru bozularak, insanlık dramına sebep olan çatışmalarla hizaya getirilmek isteniyor.
İngilterenin AB’den ayrılma kararından sonra, Avrupa Birliği’nde siyasi gücün tamamen Fransa ve Alman ittifakının eline geçmesinden gocunan ülkeler, ABD’nin birliğin işlerine müdahale etmesinden memnuniyet duyuyorlar. Hollanda, Belçika ve Polanya gibi ülkeler, ABD’siz savunma sistemi olmaz diye mazeret üreterek, Fransa ve Alman ittifakına karşı bir anlamda, başka bir güç dengesi oluşturmak istiyorlar.

Avrupalılar bugüne kadar ABD’nin NATO ile ilgili kendi başına buyruk kararlar alarak uygulamaya koymasından da rahatsız oldular. En son NATO zirvesinde Trump’ın Türkiye ve ABD hariç, hiç bir ülkenin NATO’ya olan yükümlülüklerini yerine getirmiyor diye fırça çekmesine gücendikleri için NATO ve ABD ile ilişkileri tartışmaya açtılar.

Avrupalılar ister militaris mantığın ürettiği asimetrik savaş oyunu sanal düşmana inansınlar, isterse Bernard Lewis ve ekibinin müslümanları tehdit olarak gösteren ikazını dikkate alsınlar, gayeleri ABD ve NATO’dan bağımsız bir savunma sistemi kurmaksa, benim tavsiyem AGİT “Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatının” işlevlerini genişleterek çözüm arasınlar.

——-

Osmanlı İmparatorluğunda “Hal” Fetvaları..!
Osmanılı tarihinde 36 padişahtan 14’nün hüzünlü bir şekilde taht’tan indirilmesinin arka planında tarikat şeyhleri ve şeyhülislamların “Hal” fetvaları olduğunu biliyor muydunuz?

——-

Dini Akide Bozukluğu
Kendisine hocaefendi sıfatı yüklenen softaların, rüyamda gördüm diyerek abuk-subuk şeylere kutsiyet yüklemesi dini akideyi bozuyor.

——-

Günümüzün Dindarlık Anlayışı
Dini hayatın hali vakti yerinde olanların, ömürlerinde bir defaya mahsus yerine getirmekle yükümlü oldukları hac veya umre ibadetine indirgenmesi dindarlık anlayışını bozuyor olsa da “Cennet pazarlamacıların” işlerini düzeltiyor.




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: Content is protected !!
%d bloggers like this: