Elveda Allochtoon, hoş geldin Diaspora…

Hollanda’da, yıllardır Hollandalı olmayan grupları tanımlamak  için kullanılan Allochtoon kavramı geçen hafta tedavülden kaldırıldı. Artık, resmi evraklarda, araştırmalarda, siyasi konuşmalarda Allochtoon kelimesi kullanılmayacak. Merkezi İstatistik Bürosu (CBS) ve Kamu Politikaları Bilimsel Kurulu (WRR) da Allochtoon kelimesinin söz konusu amaç grubunu artık ifade etmediğini açıklayarak yayınlarında kullanmayacaklarını teyid ettiler.

Peki Allochtoon kelimesinin hikayesi nedir? İlk defa ne zaman kullanılmıştır? Anlamı özellikle son yıllarda siyasileştirildiği için olumsuz, sevimsiz bir hal mi almıştır?

Önce kavramın içeriğine bir göz atalım. Allochtoon kelimesi Merkezi İstatistik Bürosu’nun tanımına göre: en azından anne veya babası Hollanda dışında doğmuş kişiler için kullanılan bir kavramdır (17 mayıs 2010). Oysa hem medya, hem siyasiler, hem vatandaş bugüne kadar Allochtoon kavramını böyle bir ayırım yapmaksızın tüm yabancılar için kullanıyorlardı. Ki bunun içinde Hollanda’da doğan büyüyen, hatta anne ve babası da Hollanda’da doğmuş olanlar bile vardı. Genel anlamda toplum ikiye ayrılıyor: Allochtoon (yabancı kökenli), Autochtoon (Hollandalı), siz ve biz ayırımı. Allochtoon kavramı her ne kadar ilk kez, 1970’li yılların başında sosyolog Hilda VerweyJonker tarafından kullanılsa da, literatürde ilk defa 1989 WRR raporlarında bullanıldı. Ve sonraki yıllarda da, yerli yersiz çooğu zaman olumsuz ve sevimsiz bir kavram olarak çok amaçlı kullanılmaya başlandı. Hatta biz bile kendi aramızda, gerçek veya sahte Allochtoon şakaları yapar olduk…

Ancak, özellikle bazı siyasiler, Allochtoon kavramının amaç grubunu ifade etmediğini ve  kaldırılması gerektiğini sık sık ifade ederek, mücadele ettiler. Örneğin 2008 yılında o zamanki Adalet Bakanı Hirsch Ballin bu kavramın kullanılmaması gerektiğini savundu. Sonraki yıllarda da yer yer bu kavramın yanlış olduğu ifade edildi. Hatta bu yılın Mayıs ayında iki siyasi parti (vvd ve pvv) hariç tüm partiler Allochtoon kelimesinin kaldırılması doğrultusunda verilen teklifi kabul ettiler. Ve Kasım ayı itibarı ile Allochtoon kelimesi tedavülden kaldırılmış oldu.

Evet, yirmi otuz yıl bizleri tanımlamak için kullanılan Allochtoon kelimesinin kaldırılmasıyla yeni kavramlar, tanımlamalar aranmaya, teklif edilmeye de başlandı. Hollandalı Türkler gibi.  Oysa, bu süreçte bizim de kendi kendimizi tanımlama hakkımız vardır. Kaldıki, bu yönde yaklaşık 30 yılı aşan bir süreyle çalışmalarımız da olmuştur. Bu tecrübeden hareketle,  Hollandalı Türk’ler ya da Avrupalı Türk’ler olarak, bizi, bundan sonraki yıllarda ifade edecek kavramın ‘Avrupa Türk Diasporası’ olduğunu düşündük, bu vesileyle tekralamakta fayda görürüz.

Düşüncemizi daha da iyi anlamak için, Avrupa Türk Diasporası kavramına gelinceye dek verilen mücadeleye kısaca bir göz atmamız gerekecek. Hatırlanacağı üzere, Türkiye bizi on yıllardır gurbetçi kavramıyla tanımlarken, Avrupa’da misafir işçiler, yabancılar, göçmenler gibi kavramlarla tanımladı. İlk kez, hafızam beni yanıltmıyorsa 1988 yılında merkezi Köln’de olan Avrupa Türk İslam Birliği kurultayında ‘Batı Avrupa Türkleri’ kavramı dillendirildi. Devamla, kurultaya misafir olarak katılan ve o yıllarda Türkiye gazetesinde köşe yazarı olan Mim Kemal Öke de köşesinde ‘Avrupa Türkleri’ kavramını yazdı. Bir iki yıl sonra, Hollanda Türk Akademisyenler Birliği ‘Batı Avrupa Türkleri’ adını taşıyan bir kitap yayınladı. Ve bu kitap, 1991 yılının Aralık ayında, bembeyaz karlarla kaplanmış, soğuk bir kış gününde Ankara’da İLESAM ile ortak organize edilen bir sempozyumla tanıtıldı. Aynı tarihlerde, kitap büyük bir heyecanla Ankara’da karar vericilere de hediye edildi. Batı Avrupa Türkleri kitabı Ankara’nın aklını karışmıştı. Çünkü, Gurbetçiler dururken, bir de Avrupa Türkleri çıkmıştı…

Ve otuz yılı aşan bir süreyle, Avrupa’da bu işler için kafa yoran ve sayıları malasef  ön veya onbeşi geçmeyen dostlar tarafından bıkmadan usanmadan çok yönlü olarak bu kavramlar için mücadele verildi. Ankara’da karar vericiler, Türk medyası ve diğer aktörler baya direndiler, gurbetçi kavramını kullanmaya devam ettiler. Ve gün geldi. Vakit doldu. Ankara’daki karar vericilerde -son on yılda- bir değişme yaşandı ‘Avrupalı Türkler’ kavramı resmi söylem haline getirdiler. Biz tabiiki bundan mutluluk duyduk. Şimdi sıra Avrupa Türk diasporası kavramını tanımlamak ve içini doldurmadadır.

Hollanda’da ve Avrupa’da bizi tanımlayan kavramların değişmeye başladığı, bazı Avrupalı sosyal bilimcilerin bile yer yer bizi diaspora olarak tanımladığı bu süreçte, bize düşen diaspora kavramının içini doldurmak yani tanımlamasını yapmaktır. Biz diaspora kavramından ne anladığımızı yazmazsak, ifade etmezsek başkaları doldurur. Evet, Hollanda’da ‘Allochtoon out diaspora in’ süreci bizim için önemli bir fırsattır. Düşünelim.  Avrupa Türk diasporası kavramını tanımlayalım. Ve gün gelsin bu kavramın da tarihçesini yazalım…




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: Content is protected !!