Ermeni-Türk İlişkileri ve Soykırım İftiraları (1)

Yazarımız Metin Yazarel geçmişte Ermeni Meselesi konusunda derlemiş olduğu yazıları revize ederek yeniden kaleme aldı. Ermeni Meselesi’nin 2015 yılına kadar gündemden düşmeyeceğini gözönünde bulundurarak, bu tarihi süreci işleyen yazıları bir dosya halinde HABER okurlarına sunmak istiyoruz.

 

Ermeni Meselesini Doğuran Tarihi Süreç

 

Alman ve  İngiliz  Savaş  Stratejisi

 

Tarihi olayların konusu insan olduğu için, doğal olarak ta insanlığı ilgilendirirler. Bu münasebetle insanlık, tarihi olayları kendisi için yepyeni bir kader arayışını yansıtacak biçimde, hayalindeki düşünceye göre biçimlendirmek ister. Bundan dolayıdır ki, tarihi olgular insanoğlunun doğru, ya da yanlış bir hayalini sunarlar. Eğer çıkan değerler yüceltiyorsa doğru, şayet küçültüyorsa yanlış değerler olarak algılanırlar. Tarih ilmini yazan tarih bilimcilerinin de insan olduğundan hareketle, olayları yorumlarken tam manasıyla tarafsız olamadıklarını hatırda tutarsak, bilimin tarihçilerden beklediği tarafsız, yansız ve objektif olma ilkelerinin ihlal edildiğine tesadüf ederiz. En tarafsız bildiğimiz tarihçilerin bile, kendilerince geçerli kabul ettikleri nedenlerden dolayı, olayları yorumlarken kendi duygularından birşeyler ekleme çabasında olduklarına da şahit oluruz. Tarihi olaylar kendi karekteri ve insanlığın kaderini belirlemede iç ve dış dünya ile sürekli ilişki ve etkileşim içinde evrimini sürdürerek devam ederken, insanlığın geleceğinin tayininde de önemli rol oynarlar. Böylece tarihi olgular, insanlığın gelecekten daha emin ve daha güzel bir kader arayışı düşüncesiyle, bir süre sonra ülke sınırları dışına taşarak, evrensel boyutta, dış dünya ile ilişkiler kurarak millilik kimliği kazanırlar.

 

Tarihte Batı’nın emperyalist ve savaşçı ihtiraslarını sürekli canlı tutma gayreti en çok Türk ve Müslümanları hedef almış, Haçlı seferleri gibi, bir çok olumsuz gelişmeler en çok Türk  ve Müslümanları etkilemişir. 1789-1799 Fransada “Monarşi” rejminin yıkılıp, yerine “Cumhuriyet” rejmininin kurulması olarak bildiğimiz Fransız ihtilali, Roma Katolik Kilisesini ciddi reformlara mecbur etmesinden başka, tüm dünyada milliyetçilik akımlarının gelişmesine öncülük etmiştir. Milliyetçilik akımlarının yayılması, imparatorlukların çatısı altında bulunan farklı milletlere mensup halkların, bazı devletlerin kışkırtmasıyla isyan ederek bağımsızlık mücadelesine girişmelerine sebep olmuştur. Osmanlı Devleti’nde bulanan azınlıkları da bağımsızlık konusunda cesaretlendirmiştir.

 

Balkanlarda Osmanlıya karşı ilk ayaklanan Sırplar olmasına rağmen, en sistemli örgütlenme eylemini Yunanlılar yapmıştır. Sırplar sadece Ruslardan yardım alırken, Yunanlılara Avrupa’yla birlikte Kuzey Anadolu’dan Rumlardan da yardım gelmiştir. Helen davasını gaye edinen ilk cemiyet olan, Filike Etherya (Hetaireia Ton Philikon) 1814 yılında Odesa’da Rus Çarı’nın yardımıyla kurulmuştur. Rus Çarı’nın himayesinde faaliyet gösteren bu dernek, eski Bizans’ı yeniden canlandırma amacına yönelik olarak 1821 Mora isyanını başlatmış ve 1830’a kadar geçen süreçte, Yunalılara bağımsızlıklarını kazandırmıştır. Yunanistan’ın bağımsızlığını kazanmasıyla başlayan I. ve II. Balkan savaşlarında güç ve oteritesi zayıflayan Osmanlı’nın durumunu fırsat bilen diğer unsurlar da sırasıyla; 1878 Romanya, Sırbistan, Karadağ bağımsızlığını ilan etmiş, Bulgaristan’a muhtariyet verilmiş, 1908’de Bulgaristan bağımsız olmuştur.

 

Balkan savaşları sonucunda Osmanlıcılık fikrinin artık tutmadığının farkına varılır ve Mustafa Kemal’in de benimsediği Osmanlıcılık yerine Türkçülük akımının yayılması zemin bulumuş olur.

 

Osmanlı topraklarının batısında bu gelişmeler olurken, doğusunda Anadoluda da boş durulmaz. Hıristiyan misyonerler Rum, Ermeni ve Süryanilere yönelik faaliyetlerine hız kazandırırlar. Menfaat paylaşımında kendi aralarında anlaşamayan İngiltere, Fransa ve İtalya, Kuzey Avrupa’da Almanlarla anlaşmazlığa düşen Ruslarları da yanlarına alarak,  Almanlara karşı ittifak birliği oluştururlar. 1912 Balkan Savaşları’nda başarısız olan İttihat ve Terakki yönetimi, özellikle Enver ve Talat Paşaların telkiniyle batı ittifakında değil de, Almanların safında yer almak gibi yanlış ve hatalı bir tercihle devleti sonucu belli olmayan bir maceraya sürüklerler. Almanlar, Fransa ve Ruslara karşı savaş hazırlığı içinde olduklarından, ufukta I. Dünya Savaşı’nın başlayacağına dair işaretler görünmüştür.

 

Almanların Rusya’ya Karşı Osmanlı’yı Kullanma Taktiği

 

Alman İmparatoru II. Wilhelm’in gözü doğu topraklarındadır. Bölge İngiliz hakimiyeti altında bulunmaktadır. Almanların bölgedeki varlığı ise, 1898 yılında inşasına başladığı ve Osmanlı topraklarından geçen Bağdat demiryolu inşatını yapmaktan ibarettir.

 

1914 de Rus Çarlığı ile Kuzey Avrupa’da savaş hazırlığı yapan Almanya, savaşta Rusların gücünü parçalayıp zayıf düşürmek için, iki cephede birden savaşmak ister ve Almanlar Ruslara karşı Osmanlıyı savaş kozu olarak kullanmak ister.

 

Alman kayzeri  II. Wilhelm’in iki cephe planı, Rusları, Osmanlılar kanalıyla arkadan yani Anadolu’nun doğusundan vurmaktır. II. Wilhelm Rusların sıcak denizler ve Akdeniz’e inme planlarını bildiği için, İttihat ve Terakki  Cemiyetini ikna eder. 1912 Balkan savaşından zayıflamış olarak çıkan İttihat ve Terakki yönetimi boğazların güvenliği ve İmparatorlurluk topraklarını korumak için tek yolun, Rusya ve İngiltere’ye karşı Almanya ile işbirliği yapmak olduğuna inanmaktadır.

 

Enver Paşa Almanlarla kader birliği yapmak isteyen grubun en hararetli savuncusudur. Almanlar da Enver Paşa’ya büyük destek sağlarlar. Almanya’dan Türkiye’ye gönderilen silah ve cephane vagonlarının üstünde Enverland yazılarına bile rastlanmıştır.

 

Almanya, 1913 yılı Aralık ayında Liman von Sanders başkanlığındaki bir askeri heyetini İstanbula gönderir. 70 Kişilik Alman subaylardan oluşan bu kadro daha sonra I. Dünya Savaşı boyunca (1914-1918) Osmanlı ordusunun yönetim kadrosunda söz sahibi olacaktır.

 

İkinci bölümde: Tarih bilincinin oluşması ve Ermeni meselesini doğuran sebepler ve tarihi sürecin iyi anlaşılabilmesi için, Almanların Osmanlı’yı Savaşa Dahil Etme Oyunu, Sarıkamış Faciası, Çanakkale Savaşı, gibi alt başlıklar işlenecektir




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *