Hasan Aras: “Türkiye ile bağımız gücümüz; ancak yönümüz Hollanda olmalı”

1967 Sivas doğumluyum, evliyim ve 3 çocuk babasıyım. 1991’de Hollanda’ya geldim. İlk yıllar zor oldu, herşey farklı ve en zor taraf ise dil sorunu. Dil konusunda hep başkasına bağımlı olmak zor. İki sene içinde kendimi toparladım. Kendime bir rota çizdim ve matematik öğretmeni olmak için bir yıl Matematik Öğretmenliği okudum ve ‘Propedeuse’yü aldım. Ama bu arada Sosyal’den ödenek aldığım için beni çağırıp ‘senin iş araman lazım, okula gidersen ödeneğini keseriz’ dediler. Mecburen okulu bırakmak zorunda kaldım.

Arkadaşlarım aracılığıyla Rotterdam Yüksek Okulu’nda bir kurs buldum. Yabancı ve Hollandalılar arasında köprü olacak bir kurstu bu. Oradan sertifika aldım ve Den Haag’da bir projede iş buldum. 15-17 yaş arası gençlere okul veya iş ayarlıyorduk. 3 yıl burada çalıştıktan sonra projeyi başarılı buldukları için uzattılar. Ama bu arada hükümet değişikliği oldu ve tasarruflar dolayısıyla bütün projelerin sübvansiyonlarını durdurdular. Orada çalışırken ben Hogeschool Rotterdam’da Sosyal Danışmanlık bölümüne başlamıştım ve hem çalışıp hem okudum. Diplomamı buradan aldıktan sonra iki yıl boyunca iş bulamadım.

2004 yılında Parnassia şirketinde çalışmaya başladım. 2010 yılında ise kendi işimi kurmaya karar verdim ve Anka-Psy’yi kurdum. Aslında matematik bölümünden, sosyal bölüme geçtim; bölüm olarak pek alakalı değil ama biraz yolumuz öyle çizildi.

Anka-Psy nasıl bir şirket ve ne tür hizmet veriyorsunuz?  

Biz şizofreni, ağır depresyon gibi hastalıkları olan kişilere hem ev hem bakım hizmeti veriyoruz. Bunun için de evlerimiz var. Hastalığın sebebine göre kişilere belediye zaman veriyor. Ne kadar bakıma ihtiyacı varsa ona göre bütçe sağlıyor.

Delta Loyd gibi büyük şirketlerle çalışıyoruz. O şirketler bize hastaları yönlendiriyor. Bize uygun olup olmadığı araştırıldıktan sonra hastaya uygun bakım ve yatak hizmeti veriyoruz. Bazı hastalıklar kronik olduğundan, tedavi süresini sürekli uzatıyor belediye.

hasanaras1_MG_7189

Herkesin kendine ait odaları var mı bu evlerde?
Evet evlerimiz var, bir eve en fazla iki kişi yatırıyoruz. Bunun yanı sıra geçtiğimiz yıl içerisinde başlattığımız yeni bir projeyle daha büyük bir evde 11 kişiye 24 saatlik bakım yapıyoruz. Orada mutfak salon gibi yerler beraber kullanıma açık ama herkesin kendine ait odası var.

Ocak 2015 tarihinden itibaren bütçe belediyelere verildi değişiklikler oldu dediniz. Bu nasıl bir değişiklik ve size hangi yönde etkisi oldu?
Hükümet geçtiğimiz yıl ‘Zorg’ sektörünü belediyelere kaydırdı. Bu da bizi kısa vadede olumsuz etkiledi.
Eskiden biz sağlık sigortalarıyla çalışıyorduk. Hastaların bakım süresini CZ sigortası yapıyordu ama şimdi belediyelere geçti. Belediyeler de hazırlıksız yakalandı ve çok fazla birikmeler olduğundan sistemde beklemeler ve geç ödemeler oldu. Ben iki buçuk ay hiç bütçe alamadım bundan dolayı. Benim çalışanlarım, hastalar ve evlerin masrafları var. Mecburen işçilerimin maaşını vermek zorundayım, borç bulup birikimlerimle birlikte elemanların maaşını ödedik.
Uzun vadede yeni sistemin daha avantajlı olduğu düşünüyorum. Denetimler sıklaştı, daha önce bütçeler hastaların kendilerine ödeniyordu ve biz hastalardan hizmetlerimiz karşılığında ödemeler alıyorduk. Hastaların bazıları psikolojik rahatsız. Bazen ödemeler uzun sürdüğü için 4 aylık miktar birden hastanın hesabına yatırılıyordu, bazen 20 bin Euro gibi yüklü bir miktar olabiliyordu bu. Bu miktarı görüp ödemeden kaçan hastalar da oldu ve bundan zarar ettik tabii. 2014 yılında 60 bin Euro alacağımız gitti. Ben hastamla para konuşmak istemiyorum. Şimdi biz ödemeleri belediyelerden alıyoruz, bu daha iyi. İnşallah gelecekte daha güzel olacak.

Kaç elemanınız var çalışan?
10 çalışanımız var, bunlardan ikisi psikolog, HBO Maatschappelijk Werk ve SPH, yani Sosiaal Pedagogisch Hulp yapmış kişiler var.
Verdiğiniz hizmet herkese göre değil mi, yani sadece Türklere yönelik değil?
Evet çalışanımızın yedisi Hollandalı. İlk başladığımızda Türkler’e ve müslümanlara yönelik çalışalım dedik. Delta Loyd’dan tanıdıklarım vardı “sadece müslümanları gönderin” dedik ama çok az gelen olduğu için konsepti değiştirdik ve herkese yönelik yaptık. Bizim kültürümüzde psikolojik rahatsızlık bir tabu. İnsanlar kolay kolay bir yere başvurmuyor ama gizleyecek birşey yok.

Kaç tane hizmet verdiğiniz eviniz var?

6 tane evimiz var ve Rotterdam Slinge’de ‘Opvangcentrum’ dediğimiz daha büyük evimiz var. Burada 24 saat hizmet veriyoruz. Toplamda 32 tane hastamız var. Yeni bir projemiz daha var, 2016’nin büyük projesi olacak. Yeni bir bölüm açmak istiyoruz, o da hafif zihinsel engelli gençlere yönelik olacak.

 IMG_7194

Aynı zamanda eski adıyla Tümsiad Hollanda, yeni adıyla EUBA’nın başkanısınız. Kısaca Tümsiad ve EUBA’yı anlatır mısınız?2008 yılında Tumsiad Hollanda’ya geldi. Cuijk şehrinde bir yer kiralandı ve 4 yıl boyunca orada bir şeyler yaptı arkadaşlar. Şimdi Den Haag’da büromuz var. Biz 2015’in Mart ayında EUBA’yı kurduk ve Tümsiad’ın ismi Avrupa’da EUBA oldu. European Business Association, yani Avrupalı İşadamları Derneği. Halihazırda 100’ü aşkın üyemiz var. Küçük orta ve büyük ölçekte iş yapan insanlardan oluşuyor. Üyelerimizin çoğunluğu Rotterdam’dan. Önümüzdeki 3 yıl için kendimize üye sayısı bakımından büyük bir hedef koyduk. Üç sene içinde 250 üye yapmak istiyoruz.

Yönetim Kurulu olarak hangi sıklıkla toplanıyorsunuz ve ne tür faaliyetler yapıyorsunuz?
Haftalık yönetim kurulu toplantımız var on kişiden oluşuyor. Biz yönetim kurulunu öncelikle 19’a kadar çıkartmak istiyoruz. Ayda bir kez üye toplantısı yapıyoruz. Bu üye toplantılarında da her ay bir üyeye söz hakkı veriyoruz, kendini ve şirketini tanıtıyor.
Her sene sonunda yönetim ile bir sonraki senenin faaliyet programını belirliyoruz. 2016’da 4 tane seminer var. Türkiye gezimiz olacak, TBMM’de ve dışında görüşmeler yapacağız. Tüm üyelerimiz bu gezilerimize katılabiliyor, hatta üye olmayanlar da isterlerse katılabilecekler.

Üye olmak isteyen şirketler için ne tür kriterleriniz var?
Bizim kriterlerimiz çok basit. Bir tane en önemli şartımız var, kırmızı çizgimiz dediğimiz. Bize üye olmak isteyen kişide aradığımız tek şart dürüst olması ve düzgün iş yapması. Sahtekar insanları istemiyoruz. Üye aidatımız var; çünkü tek gelirimiz aidatlar. Taban fiyat 25 Euro, tabi daha fazla vermek isterse verebilir. Yeni başlamıştır veya işler ters gidiyordur ve ödeyemeyecek durumdaysa hiç ödemesine gerek yok. Yeter ki dürüst olsun. Bizim amacımız hizmet etmek.

Bizim insanımız girişimci, ama kurulan şirketler ilk üç sene içinde tekrar iflasa gidebiliyor. Biz insanlara faydalı olalım istiyoruz. Bazen işi öğreniyorsun ama çok pahalıya mal olabiliyor, biz deneyimlerimizi paylaşalım istiyoruz. EUBA’nın en önemli görevi insanların birbirini tanıması ve bilgi paylaşımı ve beraber iş yapmak. Resmi rakamlara göre 23 bin üzerinde işadamı var. Birbiriyle iş yapsalar bile yeter. ‘Örgütsüz güç, güç değildir’ diye bir söz var. Bu 23 bin insan bir araya gelse muazzam bir güç/pazar olur.
Hatta yeni işadamları derneklerinin de çıkması lazım bence. Bu çeşitlilik bizim gücümüzü gösterir.

Farklı işadamları dernekleriyle iş yapma potansiyeliniz var mı ve Hollanda’daki diğer işadamları dernekleriyle görüşüyor musunuz?
Biz bunu bir ara denedik, hatta üç sene boyunca diğer derneklerle ayda bir toplantılar yaptık. Aynı metotla çalışıyoruz hepimiz. Bazı farklılıklarımız da olabilir ama bunlar çok önemli değil. Biraraya gelip güç birliği yapabilmemiz lazım dedik. Resmi olamamakla beraber bir de isim koyduk. Türks Nederlands Ondernemers Platform adında. Bu bir kaç sene sürdü ama şu an dağıldı gibi, yani bir buçuk senedir görüşmüyoruz. Toplantılara kendim katılıyordum. Toplantılardan şunu anladım, bizim birlikte çalışma kültürümüz zayıf. Türkler olarak biz bunu beceremiyoruz.

Türklerle iş yapılmaz diye bir algı oluşmuş, güven sorunu var birbirimize karşı. Bunu nasıl aşacağız?
Bunu işadamları dernekleriyle aşacağız. Bir araya gelerek birbirimizle iş yaparak dürüst ticaret yaparak aşacağız bu güven problemini. Beraber iş yapmayı teşvik ediyoruz toplantılarımızda. 2016 yılında Hollandalılara açılmak istiyoruz. Den Haag ve Rotterdam belediye başkanları ve işadamları ile görüşme düzenleyeceğiz.

IMG_7178

EUBA başkanısınız, ne zamana kadar başkanlık yapacaksınız ve önümüzdeki 5 yıl içindeki hedefleri nelerdir?
Bir senedir başkanlık yapıyorum. Zamanı geldiğinde yeni başkan gelecek tabi, ama belirli başkanlık süresi yok, performansa göre 1 sene ya da 5 sene sürebilir. Başkan başarılı ise devam eder ama EUBA yerinde sayıyorsa değişime ihtiyacı var demektir.

5 senelik hedef olarak, niyetimiz daha fazla insana ulaşıp bilgi ve potansiyelimizi harekete geçirmek istiyoruz. Biz 50 yıldır Hollanda’dayız bu süreç içerisinde Türk toplumuna baktığımız zaman, bu 50 yıl içerisinde büyük işler yaptık. Kendimizle gurur duymamız lazım. Üniversite mezunu gençlerimiz çok fazla ve 23 bin işyeri sahibi istihdam sağlamış insanlar var. Biz Türkler olarak bunu başardık. İnşallah gelecek 50 yılda çok daha büyük işler yapacağız. Bu başarı EUBA’ya da pozitif anlamda yansıyacak diye düşünüyorum. EUBA olarak biz de daha çıtayı yükseltip başarılara koşmak istiyoruz. Bizim parolamız var; “Her şey güzel, güzele gidiyor”. Yani şu an güzel ama ileriki günler daha güzel olacak diye düşünüyorum.

 

Bu çok güzel bir çalışma, EUBA işadamları derneği olmakla beraber lobi faaliyetleri de düşünüyor musunuz?

Bu Hollandalılarla görüşmelerimiz zaten bir lobi faaliyetleri. İlerde güzel programlar yapıp Hollandalıları da davet etmek istiyoruz. Biz artık Türklerin arasından çıkıp kabuğumuzu kırmak istiyoruz. Sonuçta biz burada yaşıyoruz. Türkiye ile bağlarımız kopartmayız; bu bizim gücümüz tabii ki. Türkiye Tümsiad ile bağımız hep olacak.

Bir örnek vereyim başımdan geçen bir olay. Trabzonlu bir işadamı Tümsiad aracılığı ile Hollanda’ya geldi, ben Trabzon’da Hollanda peyniri üretmek istiyorum dedi, biz de bu işin bir uzmanını bulduk ve durumu anlattık. Hollandalı peynir uzmanı ‘ben ona iki günde işin püf noktalarını’ öğretirim dedi. Tercüman ayarladık ve işi öğrendi. Kendi arabamla Türkiye’den gelen şirket sahibini, peynir yapımında gerekli aletlerin satıldığı yere götürdüm ve her şeyi satın alarak Türkiye’ye gitti. Sonra Tümsiad’ın Tüm Expo fuarında Trabzonlu peynir üreticisyle karşılaştık. Peynir yapmaya başlamış ve peynirlerin bekleme süresinde olduğunu söyledi. Böyle birbirimize faydalı olabiliyoruz. Türkiye ile bağımız bizim zenginliğimiz ve gücümüz; ama yönümüzü buraya çevirmemiz lazım. Enerjimizi buraya vermemiz lazım. Çünkü biz burada yaşıyoruz. Senede bir Türkiye’ye gidiyoruz, ama burada yaşıyoruz. EUBA olarak zaten kuruluş amacımızın en büyüğü bu. Hollandalılara açılmamız gerekiyor.




Yorumunuz...

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: Content is protected !!