Helal gıda sektörü 120 milyar euroya yükseldi

Dine uygun, temiz ve kaliteli ürünlere duyulan ihtiyaç hem İslam ülkelerinde hem de bu ülkelere ihracat yapan Batı ülkelerinde helal gıda pazarının her geçen gün daha da büyümesine yol açıyor. Helal kavramını öne çıkaran gıdadan bankacılığına kadar genişleyen piyasanın büyüklüğünün 120 milyar euroyu bulduğu belirtiliyor.

Helal kelimesi yasal, meşru, geçerli olan ve hak edilmiş anlamına geliyor. Karşıtı olan haram ise yasal olmayan, gayrimeşru, geçersiz ve hak edilmemiş manasında kullanılıyor. Yemek ve içmek amacıyla insanın kullandığı her şey için helal şartı, Müslümanların standart sınırı olarak kabul ediliyor.

Çok az istisnalarla, tüm saf ve temiz şeyler helal kategorisine giriyor. Kuran-ı Kerim’de Müslümanlara ve bütün insanlara helâl olan şeylerden yemeleri emrediliyor. Bu mesajı bildiren pek çok ayet var. Örneğin, Bakara Suresi’nin 168’nci ayetinde “Yeryüzünde bulunan gıdaların güzel ve temiz olanlarından yiyin, şeytanın peşine düşmeyin, zira şeytan sizin apaçık bir düşmanınızdır.” buyruluyor.
En genel anlamıyla helal şartları, alkol gibi haram maddeleri kullanmadan üretilen, eti helal ve kesimi İslami usulle yapılan hayvani veya bitki tabanlı katkı maddelerinin kullanıldığı yiyecek olarak kabul ediliyor.
Haram olma şartları ise yenmesi haram kılınmış veya kesimi İslami usulle yapılmamış hayvani kaynaklı veya bitkisel olduğu halde alkolle muamele görmüş maddelerden yapılmış katkı maddeleri olarak görülüyor.

HELAL ÜRÜN KODEKSİ OLUŞTURULACAK
Geçmişe oranla günümüzde helal gıda tartışmasının daha fazla gündeme gelmesi, yiyecek endüstrisinin kullandığı kimyasal maddelerin ve GDO’lu ürünlerin, gıdanın doğasını bozup bozmadığı kaygısına dayanıyor. Bugün, helal gıda arayışının artmasıyla konu uluslararası düzeyde de ele alınıyor.
Bir taraftan Helal Kodeksi çalışmaları sürerken, diğer taraftan standardizasyon ve sertifikalandırma ile ilgili uygulamalar da tartışılıyor. Ülkeler kendi içlerinden kamu veya dernek faaliyeti şeklinde helal gıda çalışmalarını yürütüyor. Dünya Helâl Konseyi, Dünya Helâl Vakfı, Dünya Helâl Forumu bu alanda faaliyet gösteren öncü kurumlar. Tamamının kendilerinin oluşturduğu “Dünya Helâl Standartları” mevcut.
Bu konuda en kapsamlı çalışmalar ise İslam İşbirliği Teşkilatı çatısı altında gerçekleştiriliyor. 57 İslam ülkesinin üye olduğu teşkilat, standart ile akredite kuruluş oluşturma hedefinde. Türkiye’den Türk Standartları Enstitüsü direkt bu çalışmalara katılıyor.
Mevcut tabloda dünyada helâl gıda alanında önemli çalışmalar yapılmakla birlikte, helâl sertifika kuruluşları bir dağınıklık içinde. Logolar ve standartlara bakış açıları farklılık gösteriyor. Çok değişik uygulamalara tanıklık etmek mümkün. Konuyla ilgili dünya çapında düzenlenen toplantılarda da uluslararası birliğin önemi vurgulansa da bu alanda halen somut bir adım atılabilmiş değil.

HELAL SEKTÖRÜ 120 MİLYAR EURO
Helal gıda ve helal ürünlere ilginin sürekli arttığını söyledik. Yaklaşık 2 milyarlık nüfusa sahip İslam dünyasında helal gıda da artık bir sektör haline geldi. Helal kavramını öne çıkaran gıdadan bankacılığına kadar genişleyen piyasanın büyüklüğünün 120 milyar euroya ulaştığı belirtiliyor.
Dünyada 112 ülkeye yayılmış 2 milyara yakın Müslüman nüfus bulunuyor. İslami ekonomi, özellikle helal gıda, helal giyim, helal turizm gibi yaşam tarzına bağlı sektörler küresel olarak hızla gelişiyor. Türkiye’de helal gıda tüketim piyasası, küresel olarak ikinci en büyük potansiyel piyasa.
Söz konusu piyasa, 2012 yılında 154 milyar dolar olarak tahmin ediliyor. 2018 yılında ise 237 milyar dolara yükselmesi bekleniyor. İslami hayat tarzı olarak en büyük piyasa Endonezya. Endonezya’nın 2012 yılında 235 milyar dolar ve üçüncü en büyük piyasa olan Suudi Arabistan’ın 91 milyar dolarlık olduğu tahmin ediliyor.
Dünyada helâl gıda çalışmaları batılı ülkelerde azınlık durumunda yaşayan Müslümanların girişimleriyle başladı. Helâl sertifika uygulaması ise 1960’lı yıllarda ABD’de yaşayan Müslüman gıda ve teknik uzmanları tarafından atılmış bir adım. Malezya, Endonezya, Brunei, Suudi Arabistan gibi ülkelerde devlet bazında helâl sertifikalandırma işlemi yapılırken diğer pek çok ülkede çeşitli kurumlar tarafından bu işlem yürütülüyor. Dünyadaki helâl sertifika kurumları, büyük ölçüde vakıf, dernek ve sivil toplum kuruluşu olarak görev yapıyor.

AVRUPA’DA ÖNCÜ HOLLANDA
Helal gıda tartışmalarının en çok yaşandığı bölge Avrupa kıtası. Avrupa’da sadece Müslümanlar değil, Yahudilerin ve Hinduların da kendi dinlerine uygun gıda problemi var. Problemin en önemlisi ise bu dinlerin kendi kurallarına uygun kesilmiş et meselesi.
Helal gıda tartışmalarının yaşandığı en önemli Avrupa ülkesi Hollanda. Müslüman nüfusu 1 milyonu aşmış ülkede helal gıda tartışmaları 1982 yılında başladı. Ancak 1986 yılına gelindiğinde Müslümanlara İslami kesim yapma hakkı verildi. Fakat daha sonraları gelişmeler pek de olumlu olmadı. Ülkede bir süredir devam eden hayvanların uyuşturulmadan kesiminin yasaklanmasına dair yasa parlamentodan geçti. İki sandalyeli Hayvanlar Partisinin parlamento gündemine taşıdığı yasa 116 oyla kabul edildi. 1’er milyon Türk ve Yahudi bu karara tepki göstererek ortak bir deklarasyon yayınladı.

İngiltere, Avrupa ülkeleri içerisinde helal gıda tartışmalarını çözmeye en yakın ülke olarak görünüyor. İngiltere’de yaşayan Müslümanlar tartışmaları sonuçlandırmak için Müslüman Gıda Konseyi kurdular. Ayrıca konuyla ilgili kurumlar da çalışmalarına devam ettiriyor. Bu konuda iki önemli kurum helal gıda teşkilatları için referans konumunda. Dünya Helal Konseyi ve Avrupa Helal Sertifikası Verenler Konseyi önemli çalışmalarda bulunuyor. Bu konuda çalışmalarını devam ettiren diğer önemli bir kurum ise Halal Foodguide Service. Bu kuruluş helal-haram listelerini hazırlıyor ve hatta teker teker gıda listelerini sitelerine taşıyor.




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *