Hem Hollanda ve hem de Müslümanlar kaybetti

Geride bıraktığımız hafta Hollanda gündemi çok hareketliydi. Gündeme dair üç gelişmeyi sayalım. Bunlar: Hollanda Diyanet Vakfı Başkanı Yusuf Acar’ın Ankara’ya geri dönmesi. Ankara’da bir terör saldırısında  öldürülen Rus Büyükelçisi olayının Hollanda’ya yansıması. Sylvana Simons’un DENK Partisinden istifası…

Sevin Hollanda’yı lütfen!
Lahey Büyükelçiliğimiz nezdinde Din İşleri Müşavirliğini yürüten, aynı zamanda Hollanda’da Diyanet Vakfı  Başkanı olan Dr. Yusuf Acar’ın Türkiye’ye döndüğünü medyadan öğrendik. Yusuf Acar’ı geçen hafta 49. Amsterdam Tartışmaları’nda dinlemiştik. Konu: ‘Avrupa’da Müslümanların Geleceğiydi’. Acar’ı bir bilim ve din adamı sıfatıyla dinlemekten keyif duydum. Anlattıkları, Avrupa’daki Müslümanları rahatlatıyordu.  Aynı cümleleri, görevden ayrıldıkta sonra sosyal medya hesabında yayınladığı mesajında ifade etmiş. Birlikte okuyalım isterseniz:
“Medine’ye göç eden ve Medine’de yaşamaktan şikayet eden Mekkeli göçmenlere,
Hz. Peygamber’in tavsiyesi şu olmuştu: “Ya Rabbi, Ana vatanımız Mekke’yi bize sevdirdiğin gibi Medine’yi de sevdir, hatta anavatanımızdan daha fazla sevdir! Bu toprakları bize sıhhatli ve bereketli eyle!” Bütün Hollandalı Müslüman kardeşlerime hep bunu salık verdim: Sevin Hollanda’yı lütfen! Severseniz daha fazla faydanız dokunur Hollanda’ya! Zira sizin geleceğiniz Hollanda’dadır…
Dostlarım, Avrupa’nın size ihtiyacı var ve siz orada değerlisiniz!
Komşuluk ilişkilerinden iş ahlakına varıncaya kadar Hz. Peygamberin kardeşlik anlayışını o topraklarda yeşertmek gerek!..”

Evet. Bu düşüncelere sahip bir Türk bilim ve din adamı casuslukla suçlandı. Hollanda’daki FETÖ’cülerin listesini yapmakla itham edildi. Sanki bu isimler bilinmeyen çok gizli isimlerdi de…
Diğer taraftan, Hollanda’yı onyıllarca yöneten CDA (Hıristiyan Demokrat Parti)’nin mevcut lideri Buma, Acar’a açıkca savaş ilan etti. Ülkeyi terketmesini söyledi. Medya ve siyasetin olayın üzerine gitmesi üzerine, Türkiye Hollanda ilişkilerinin gerilmesi söz konusu oldu. Konuyla ilgili geçtiğimiz çarşamba günü Hollanda Meclisi’nde yapılmış olan tartışmaların büyümemesi için, Sayın Acar Pazartesi Ankara’ya çağrıldı. Meclisi takip eden dostumuzun idafesinde göre, hazırlanan sekiz gensorunun sadece üç tanesi gündeme geldi ve olay büyütülmedi. Ve sözün özü: Dr. Yusuf Acar kurban edildi… Kaybeden, şimdilik Hollanda ve Müslümanlar oldu.

Dr. Yusuf Acar’ın Ankara’ya çağrılmasıyla, Diyanet sorunu elbette çözülmedi.

Peki sorun nedir?
Ayrı bir makale konusu olmakla birlikte, iki cümle söylemekte fayda var. Yirmi yıl önce, Hollanda Diyanet Vakfı kurucularından, rahmetli Erdinç Türkcan şu teklifi yapmıştı: ‘Müşavirlikle – Vakıf yönetimi ayrı olsun. Birlikte çalışsınlar. Mekanizma bu haliyle yıllar içinde problem getirir’.  Ama kulak asılmadı. Hakikaten mevcut yapı, ‘din, sermaye ve siyasetin tek kişide toplanmasını beraberinde getiriyor. Bu da, geçmişte müşahede edildiği gibi, zaman zaman o makamda oturan ve karakter zaafı taşıyan bazı kişilerin, güç zehirlenmesine ve baş dönmesine sebep oluyor. Bundan da hiç şüphesiz Avrupa’daki Müslümanlar zarar görüyor…

Komünistler Moskova’ya….
Geçtiğimiz Pazartesi, Ankara’nın Rusya Büyükelçisi Andrey Karlov alçakça bir terör saldırında öldürüldü. Canlı yayında milyonların tanık olduğu terör saldırısı Türkiye ve Rusya başta olmak üzere, Avrupa Türk diasporasını da yakından etkiledi. Bu çerçevede biz de, beş arkadaş, vatandaşlık bilinciyle hareket edip salı sabahı Lahey Rus Büyükelçiliğini ziyaret ettik. Büyükelçilik Ataşesi Anton Naumkin tarafından karşılandık. Elçiliği ilk ziyaret eden biz olduk. Ankara’nın Rusya Büyükelçisi Andrey Karlov’un alçakça bir terör saldırısı sonucu hayatını kaybetmesinden duyduğumuz  üzüntüyü belirttik. Taziye defterini imzaladık, not düştük. Bu ziyaretimiz sosyal medyaya intikal etti. Beklenmedik bir reaksiyonla karşılaştık. Genel anlamda Türk milletinin vicdanına tercüman olduğumuz için takdir edenlerin sayısı oldukça fazlaydı. Ama bazıları vardı ki, bunlara ne söyleyeceğimizi inanın bilemedik. Facebook’ta sahte hesaplar kullanarak kahramanlık yapanlara diyecek tek kelimemiz yok. Ama, ‘Dün, Komünistler Moskova’ya sloganı atanların, bugün Rus resmi makamlarına taziye ziyareti yapanlar’… diye başlayan yorumlarına söylenecek iki çift sözümüz var.  O da şudur: ‘Biz, devleti ebed müddet’ geleneğinden gelenler olarak, milli iradenin, vicdanın, sağ duyunun, insanlığın nerede ve nasıl tecelli edeceği ve harekete geçeceğinin şuurunda olan insanlarız. Bu davranıştan rahatsız olacağınıza, gelin siz de milli duruş ve iradeden nasiplenin.

Sylvana Simons DENK Partisinden ayrıldı…
Gelişi de gidişi de ses getiren meşhur TV sunucusu  Sylvana Simons, hafta sonu tatili başlamasına saatler kala, DENK partisinden ayrıldığını açıkladı. Üç günlük Noel tatilinin başlamasıyla birlikte medyadan duyurulan ayrılma kararı adeta önceden planlanmıştı. Zira bu tür  siyasi partilerden ayrılıklarda, gazetelerde ayrılanların görüşleri yasıra partinin de görüşü yer alırdı. Bu sefer bu olmadı. DENK partisine bu imkan sunulmadı. Demek ki ayrılma hesapları çok önceden yapılmış, yeni kurdukları parti ismi bile tescil edilmişti. Her neyse, olan oldu. Sylvana Simons DENK partisini siyasi çıkarları için iyi kullandı. Başarılı olur mu? Hayır. Konuyu, geçen akşam Amsterdam’da sohbet etme imkanı bulduğumuz DENK Partisi Başkanı ve Milletvekili Selçuk Öztürk ile de görüştük. Öztürk, kendinden çok emin. Güvenle seçimlere yürüyor. ‘Halkımızın yüzde yetmişine ulaştık’ diyor. Heyecanı yerinde maşallah. Son zamanlarda her türlü gelişme DENK’e yarıyor.
Hadi Hayırlısı…

 




Geef een antwoord

Het e-mailadres wordt niet gepubliceerd.

Deze site gebruikt Akismet om spam te verminderen. Bekijk hoe je reactie-gegevens worden verwerkt.

error: Content is protected !!