İNSANIN KUTSAL(LAŞTIRM)A İHTİYACI

Deneyim – Hatira – Somut gerçek

Yıllar önce, oğlunun vefatı üzerine bir kitap yazıp anısına bir de vakıf kuran bir anneye psikolog arkadaşının söylediği şu söz üzerine yas tutma süreci diye bir insan gercekliğiinden olduğunu farketmiştim: “sen yasını çok güzel tutmuşsun zaten.”

Bedenin ve Ruhunun ihtiyacı

Geçtiğimiz yüzyılda insan psikolojisini anlama çabaları ile yola çıkan psikologlar insanların genel ihtiyaçlarını fiziksel ihtiyaçlar, güvenlik ihtiyacı, sosyal ihtiyaçlar, kabul edilme ihtiyacı ve kendini geliştirme ihtiyacı şeklinde kategorize etmişler. Buna ben de nacizane bu yazıda insan ruhunun kutsal(laştırmay)a olan ihtiyacını eklemek istedim. İnsanın kutsal(laştırm)a ihtiyacını ‘yas tutma ihtiyacından’ yola çıkarak anlamaya çalışma sürecimi burada sizinle paylaşmak istedim.

Farkediyor musunuz bilmem ama yas tutma ritüellerimiz de son zamanlarda hayli değişti. Yas tutma ihtiyacı en insani gerçekleğimiz! Fakat artık sosyal medya aracılığı ile, mumlar ve hatta şarkılarla yaslarımızı tutmaya başladık. Üstelik sevdiği bir büyüğünün önünde secde edercesine anma törenleri yapar oldu toplumda insanlar.

Bu değişim sürecinde, merak ettiğim hususlardan bir tanesi, “Ölünün Kur’an’a ihtiyacı yok, Kur’an ölülerin ardından okunmaz” anlamına gelen veya peygamberin misyonuna tereddütler yerleştiren teolojik/ teorik tartışmaların bunda etkisi ne kadar acaba? Kutsala olan ihtiyacımızı, en kutsalımızı hayatımızın (ve hayatın tek mutlak gerçeği olan ölümün) dışına çıkararak, farkında olmadan yerine başka ritüeller mi yerleştiriyoruz acaba? Ruhu ve hikmeti meçhul ritüeller.

Bilim – Bilgi – Teori

20. yüzyılda psikiyatristler yas sürecini/ aşamalarını anlatan teoriler üretmeye çalışmışlar. Bir ölüm ya da kayıptan sonra insanın yaşadığı evreleri ve duygu yoğunluğunu, baş etme stratejisini tanımlamaya çalışmışlar. Bu süreç her insanda farklı işliyor görünse de, uzmanlar beş aşamalı genel bir yas süreci tanımlamışlar. Ölüm gerçekliği karşısında insanın yaşadığı:

1.        Şok, panik, inanamamak, İnkar

2.        Direnç, Öfke

3.        Mücadele, uyum sağlamaya çalışma

4.        Depresyon, çaresizlik, suçluluk

5.        Kabulleniş, hayata yeniden entegrasyon, anlam arayışı

İlim – Hikmet

Zaman içinde, yas tutmanın sadece ölümle alakalı olmadığını, her ayrılığın da yasının tutulması gerektiğini anlayacaktım. Özellikle çocuklarda bu çok önemliydi. Bir eşyasından, bir olaydan, bir memleketinden, veya sevdiği bir oyuncağından ayrılmak, çocuk için çok daha travmatize edici olabiliyordu. Bunu modern psikoloji ve pedagoji teorilerinde okuduğumda, aklıma hikmet sahibi peygamberin 1400 yıl önceki davranışı geldi: Ümeyr isimli kuşu ölen küçük bir çocuğa başsağlığına giderek yasına ortak olup gönlüne ferahlık veren; o çocuğu “Ebu Ümeyr” (Ümeyrin babası) diye isimlendirerek, yasını tutan çocuğa statü verip onurlandıran, duygusunu/ kaybını kabul ederek hayatında bir yer veren hikmet sahibi bir peygamber.

Kur’an – Sünnet

Kur’an’da bir çok yerde “De ki, O inananlar için bir rehber ve şifadır..” (Fussilet 44)

“Ey insanlar! Rabbınizden size bir öğüt, kalplerdeki hastalıklara bir şifa, inananlara bir rehber ve rahmet gelmiştir.” (Yunus 57) gibi bir çok ayette Kur’an hakkında hem inananlara bir rehber ve öğüt olmasından, hem de kalplerdeki yaralara ve hastalıklara şifa ve rahmet olmasından bahsediliyor. Henüz tam idrak etme olgunluğuna erişemediğimiz çok yönlü hikmetiyle.

 Varlığın ihtiyacı

Ölülerin ardından Kur’an okunmaz kesinliğinde bir söylem, biraz bir kibri ve bilmişliği taşımıyor mu? Kur’an okumaya, mukaddes olanla teselli bulmaya sadece ölünün değil belki ondan daha da çok, yas tutan bizlerin gönüllerimizin ihtiyacı var.

Tıpkı, bedenin açlıkla arındığını, temizlendiğini ve şifalandığını artık bilimsel gerçeklerin de çeşitli vesilelerle açıklamaya devam ettigi gibi. O halde Ramazan’a kavuşturduğu için Allah’a hamdolsun. Rasulüne salat ve selam olsun.

Insan tek boyutlu bir varlık değil, hayat da tek boyutlu bir gerçeklik değil.

Evet, insan zihninin ihtiyacı bilim, somut gerçeklik ve akıl ise,

Ayrica insan bedeninin Ramazan’la karşılanan ihtiyacı zaman zaman aç bırakılarak arındırılmak ise,

Tam da insan ruhunun ihtiyacı da burada: Mukaddesata. Kitaba. Sünnete. Hikmete. Hayatı ayet ayet okuyarak ve yaşayarak ruhumuzu arındırmaya ve doyurmaya. Kutsala olan ihtiyacımız.

Kutlu ve nice Ramazanlara.




Leave a Reply

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: Content is protected !!