METİN YAZAREL HABER’DE YAZDI

Türk Solunun Yerel Seçim Hezimeti

Türk solunun yerel seçim sonuçlarının analizini, Gün Zileli’nin ’’Ulusalcılık Bir İdeolojinin Krizi’’ adlı kitabından alıntıyla tahlil edelim istedim. Zileli Türk solu için yaptığı bir tahlilde, bugünkü sol denen anlayışı, “Düşünme ve tahlil etme yeteneğinden yoksun, beynini kullanma yetisini yitirmiş bir insanın durumundan farklı değildir’’ diye niteliyor. Eğer sol, toplumsal ve tarihi olarak kendisine yüklenen misyonun hakkını vermek ve toparlanarak umut olmak istiyorsa her şeyden önce düşünsel rönesansını başlatmak zorundadır” diyor.

 

Bugün yerel seçim sonuçlarından tatmin olmayan CHP ve Türk solu, mağlubiyetin psikolojisiyle kendisini azınlık konumuna düşüren seçmenleri cezalandırmak adına, demokratik değerlere saldırıda bulunanlara arka çıkıyor. Ortalık yerde sol adına beyanat veren bir çok kişinin beyanından hareket ederek değerlendirecek olursak, solun vitrindeki görüntüsü bir anlamda halkın sağduyu ve iradesine güven duymayan bir görünüm içeriyor.

 

Diğer taraftan biz yanlış halk yığınlarına solculuk yapıyoruz diye feveran edenlere, seçmenler “kardeşim git o zaman Vietnam’da, Küba’da, Venezüella’da, Kuzey Kore’de siyaset yap” dermiş gibi yol ve yön veriyor, fakat oyunu vermiyor.

 

Tüm sol kesimlerin, CHP’nin; ABD ve cemaatle yapılan seçim ittifakından çıkacak sonuca çok fazla iyimser bakmadıkları daha işin başında belli olmuştu. Yıllarca ilkeler, değerler ve kavramlar üzerinden siyaset üreten CHP’nin bir oy uğruna kendi doğal tabanın duyarlılıklarını dikkate almadan cemaatle yakınlaşma ve ABD’den icazet alması seçmen nezdinde kabul görmedi. Bana göre her şeyden önce Türk solu, demokrasi ve sandığın meşruiyeti konusunda güven tazeleyerek seçmenlerin teveccühüne talip olmalıydı.

 

Siyasi partiler demokratik rejime olan bağlılık, samimiyet ve sadakatleri ölçüsünde kimlik ve kişilik kazanırlar. Ezelden ebede şahidi olduğumuz hadiseler, solun demokrasiye olan sadakatı konusunda zihinlerde şüpheler uyandırdığı için seçmen kendilerine güven duymuyor ve muhalefet etmekle cezalandırıyor.

 

Sosyal demokrasinin kendi ’doğal tabanında’ oy kaybettiği gerçeğini dikkate alarak, Türk solu yine de iddalı olmak istiyorsa, demokratik ilkelere bağlı, sosyal düzen, sosyal adalet, sosyal refah, fırsat eşitliği, ifade özgürlüğü vs. hakların geliştirilmesini sağlayacak fikir ve politikalar üreterek umut olmak zorunda. Yoksa kültürel değer ve kıymetlerden yoksun, kovboylar ülkesinin insafına teslim olmak Türk Solu’nu büyütmez aksine küçültür.

 




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *