Metin Yazarel

İki tutam akıllı Wilders’la Hollanda imajı

İki tutam akıllı Wilders’ın Hollanda imajını kirletmesine müsade edilemez. Sevgili okurlar, çok değil bundan on-onbeş yıl önce Hollanda nasıl bir üllke diye sormuş olsaydınız, önce coğrafi konumundan başlar, dört bir yanı kanallarla denize bağlantı veren mütevazi konumda bir kuzey ülkesi olarak tarif ederdim.

Diğer taraftan Hollanda’nın sosyal konumunu ise, insan hakları ve özgürlükler alanında pembe laleler ülkesi olarak tüm dünyada hatırı sayılır imaja sahip bir ülke olarak tarif ederdim. Yine Hollanda’yı sosyal hukuk ve refah devleti olarak tarif ve tabir ederdim.

Bugün Hollanda’yı nasıl tarif edersin diye soracak olursanız… Ekonomik krizi bahane ederek, kazanılmış hak ve güvenceleri ihlal veya iptal etmek isteyen, sosyal refah devleti olma özelliğini yitirme üzere olan bir ülke olarak tabir ederim.

Yine Hollanda’yı okulda, sokakta, iş pazarında, adalette ve hukukta, kamusal alanda ayrımcılığa prim veren, kendi iç huzurunu bozan bir ülke ve insan hakları alanında tüm dünyada marka olmuş imajını Wilders gibi iki tutam aklı olan popülist söylemli politikacılara zedeletme fırsatı tanımak gibi bir hataya düşen, anlaşılması garip bir ülke olarak tarif ederim.

Politik arenada Pim Foortuin’la başlayan ve kendileri saf kan beyaz Hollandalı olmayan Ayan Hirsi Ali, Rita Verdonk ve Wilders gibi, ülkenin iç ve dış itibarını zedelemekten başka bir işe yaramayan popülist söylemlere itibar edilerek, adam yerine konup, ülkenin geleceğinin onların insaf ve vicdanlarında şekillenmesine imkan verilmesine anlam veremediğimi söylemek isterdim.

Politik arenada Wilders ve partisi hangi alanda; örneğin eğitim, sağlık, ekonomi, istihdam, sosyal refah gibi, hangi sahada iyileşmeyi sağlayacak plan ve projeleri gündeme getirip siyaset yapiyor ki, kamuoyu araştırmalarında ülkeyi yönetecek birinci parti olarak gösteriliyor diye sormak isterdim.

Hollanda devletinin gerçek sahipleri olan Kral ve kraliçemizin, İslamofobi ve etnik aidiyetler üzerinden siyaset üretenlere prim verilerek ülkenin geleceğinin heba edilmesine izin vereceğini ihtimal dahilinde görmedigimi ifade etmek isterdim.

Öyle bir ihtimal olsa dahi son zamanlarda “iki tutam” akıllı Wilders’ın direkt hedef tahtasına koyduğu biz Türklerin hak ve ikbalinin, iki kıdımlık cürümü olan politikacılar tarafından heba edilmesine müsade edilemeyeceğinin bilinmesini belirtmek isterdim.

Bölgesinde ve de dünyada güçlenerek gelişen, mazlum ve mağdurların hamisi olma iddiasında bulunan bir ülkenin, Türkiye’nin, vatandaşlarının haklarının yaşadıkları başka bir ülke tarafından inkar ve ihlal edilmesine müsade etmeyeceğini defaetle ifade etmek isterdim.

Daha açık bir ifadeyle lobicilik adına, Türkiye’de kârlı bir yatırımı olan ING Bank gibi Hollanda’lı şirketlerin “iki tutam aklı” olan politikacıları hizaya getirip, fabrika ayarına çevireceklerine inandığımı belirtmek isterdim. Başka bir deyişle, ülkenin gerçek sahiplerinin açıkca ima ettiğim uyarı ve ihtarları nazarı itibara alarak, Türkiye ve Türkler’le iyi geçinmek adına, var olan iyi ilişkilerini korumaya özen göstereceklerini iddia ederim.




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *