Bayramlar, toplumları bir araya getiren özel günlerdir. Kültürümüzün en güzel değerleri bugünlerde yaşatılır. Sevgi, saygı, paylaşma ve dayanışma daha da bir anlam kazanır. Kalplerin birbirine yaklaştığı, kırgınlıkların unutulduğu ve insanların yeniden kucaklaştığı zamanlardır.
Ne mutlu ki yine bir bayram telaşı içerisindeyiz. Kimimiz tatilde, kimimiz işte, kimimiz evde, kimimiz mezarlıkta. Börekler, çörekler, tatlılar, temizlik, alışveriş ve telâşlar telâşlar…
Peki onca işin arasında ya içimiz nasıl? Geçmişten küçük küçük kareler hatırlayarak biraz burukluk var değil mi? İlk bayramlık ayakkabılarımız, özenle taranmış saçlar, annemizin terlik sesi, babamızın camiden gelişi, harçlıklar, şekerler, mendiller, cıvıl cıvıl seslerin birbirine karıştığı yer sofraları, öpülen eller, kendimizi çok güzel hissettiğimiz o özenli bayramlar. Velhasıl ruhların doyrulduğu ve uzaklardan göz kırpan o eşsiz sevinçler sarıyor yüreğimizi. Sonrasında da derin bir ah çekerek “nerede o eski bayramlar” diyoruz.
Ben bugün temizliğin, sarmaların, dolmaların değil, içimizdeki o çok sıkılmış “bana da biraz zaman ayır,” diyen çocuğun peşindeyim. Düşündünüz mü hiç, kim bilir belki de o çocuk onca telaşın arasında saklambaç oynamak istiyordur. Derin bir nefes alıp, kapayalım bakalım gözlerimizi. Kaça kadar sayarsak yitip gidecek herkes ve her şey? Ya bir de tersine çevirsek!
Yani gözlerimizi açınca kaybolup gidenler burada oluverse, mümkün mü? Belki de evet. Biz kalbimizde yaşatmak istediklerimizle varlığımızı koruyoruz aslında. Nerede, nasıl ya da kaç yaşında olduğumuza aldırmadan, bir çığlık gibi döksek yüreğimizde birikenleri. Sarılsak sımsıkı sevdiklerimize ve anarak aramızdan ayrılanları. Neşeli bir şarkı mırıldansak hep beraber. Adını da çocukça bayramlar koysak. Daha çok vakit ayırsak birbirimize.
Teknolojinin ve yoğun hayatın altında kalmadan eski bayramların sıcaklığını ve samimiyetini yaşatmaya çalışsak yeniden. Yeniden aile ve komşuluk bağlarını güçlendirsek…
İşte o zaman buluruz belki eski bayramlara olan özlemin sebebini. Kim bilir duyduğumuz özlem; o günlerdeki insan ilişkilerinin içtenliğine olan özlemdir.
Evet, bayramlar bize geçmişin güzelliklerini hatırlatırken aynı zamanda geleceğe de umut verir. Önemli olan bu bilinçle bayram ruhunu yaşatmak ve bu güzel gelenekleri çocuklarımıza da aktarmaktır. Unutmayalım ki; bir gün gelecek birileri de bizleri eski bayram anılarının arasında yad edip ve özleyecektir.
Çocukluğumuzun bayramlarına selam olsun. Selam olsun bilinçli yüreklere.
Hatırın ve hatırlanmanın çokça yaşanması dileklerimle, Ramazan Bayramınız mübarek olsun.



















