Hollanda’nın tanınmış Türk yazar ve fikir insanlarından, Veyis Güngör’ün “Mavi Minibüs (1976–1986): Amsterdam Ülkücülerinin Varolma Mücadelesi” adlı kitabı yayımlandı. Amsterdam’ın 750. kuruluş yıl dönümüne armağan olarak kaleme alınan eser, 1970’li ve 1980’li yıllarda Hollanda’ya yönelen Türk işçi göçünün kurumsallaşma ve sosyal örgütlenme sürecini, tarihsel ve toplumsal boyutlarıyla ele alıyor.
Kitap, Amsterdam’ın kuruluşundan Altın Çağ’ına, savaş sonrası yeniden yapılanma döneminden göçmen işçilerin şehre gelişine uzanan geniş bir tarihsel çerçeveyle başlıyor. Ford fabrikası, NDSM tersanesi ve Atatürk Kampı gibi mekânlar üzerinden ilk Türk işçilerin Amsterdam’daki yaşam mücadelesi ve yerleşim süreçleri detaylı biçimde inceleniyor.
Eserin ikinci bölümünde Amsterdam’daki ilk Türk kuruluşları; İslam cemiyetleri, kültür merkezleri ve işçi dernekleri üzerinden ele alınarak diasporanın kurumsallaşma süreci ortaya konuyor. Üçüncü bölümde ise dönemin öne çıkan isimleri aracılığıyla Amsterdam’daki Türk toplumunun sosyal ve kültürel yapısı portreler üzerinden aktarılıyor.
Dördüncü ve beşinci bölümler, 1970’li yıllarda Amsterdam ülkücülerinin teşkilatlanma sürecine odaklanıyor. Kanaalstraat ve Ruyschstraat’ta kurulan ilk dernekler, karşılaşılan zorluklar ve “Mavi Minibüs” etrafında gelişen hareketlilik, bir kuşağın ideolojik ve toplumsal mücadelesini yansıtıyor.
Altıncı bölümde De Clerqstraat dönemiyle birlikte ülkücü hareketin kurumsallaşması; kültürel etkinlikler, folklor ve tiyatro çalışmaları, konserler ve düşünsel tartışmalar çerçevesinde değerlendiriliyor. Yedinci bölümde Demokratik Türk Gençlik Derneği (DTJV) aracılığıyla gençlik faaliyetleri, belediye ilişkileri ve kültürlerarası etkileşimler ayrıntılı biçimde aktarılıyor.
Sekizinci bölümde Mavi Minibüs sürecinden Amsterdam’da doğan kurumlar ve yapılar mercek altına alınıyor. Ek bölümlerde ise Hollanda ve Avrupa’da ülkücüler üzerine yazılmış literatür, kamuoyu tartışmaları, medya yansımaları ve parlamenter süreçler ele alınarak konu çok boyutlu bir perspektife taşınıyor.
Göç, kimlik, aidiyet ve örgütlenme ekseninde şekillenen bir dönemin sosyal tarihini belgeleyen eser, Amsterdam’daki Türk toplumunun görünmeyen yönlerini gün yüzüne çıkarıyor. 230 sayfadan oluşan kitap; tarih, sosyoloji ve diaspora çalışmalarına ilgi duyan okurlar için önemli bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.
Kitap, başta Kitapdünyası olmak üzere belli başlı çevrimiçi kitap satış platformlarından temin edilebiliyor.




















