Dünya, Hollanda ve seçimler

erdinc-sacan-web

 

Tunus ve Mısır çalkalandığı sıralarda Hollanda medyası, başta NOS olmak üzere, çok amatör yayınlar yapıp haberleri doğru ve zamanında aktarmakta geç kalıyordu. Hep aynı konukları davet ederek olayları bir futbol maçından sonra olanlar gibi sıradanmışcasına değerlendiriyordu. Bu halen böyle devam etmekte. Libya, Yemen, Bahreyn sokaklara dökülürken, Hollanda medyasının tartıştığı konular, olayların gelişim ve sonucuna yönelik analizler hep basit kalmaktadır. Arap ülkelerinde olan bitenleri izleyenler artık ekseriyetle gelişmeleri CNN, Al Jazeera ve BBC World’dan takip etmeye başladılar.

Sadece Hollanda’da değil, Avrupa ülkelerinin ve Avrupa Birliği’nin refleksi Arap ülkelerinde olan olaylara karşı çok geç oldu. Avrupa kıtası zor bir dönemden geçiyor; Asya, Güney Amerika’da ekonomiler güçlenirken, global bir dünyanın kapıları açılıyor ama Batı Avrupa’da gelişmeler tam tersine hiçte iç açıcı görünmüyor.
Aşırı sağcılık, popülist konuşmalar, kısa vadeli planlar ve bunların getirdiği toplumsal sorunlar gün geçtikçe artıyor.
Bütün bu olaylar ve gelişmelerin yanında 2 mart 2011 tarihinde Hollanda’da önemli bir seçim var. Hepimizin oy kullanmasının ne kadar önemli olduğunu biliyoruz, bu konuyu tekrarlamanın ne kadar faydası olur bilmiyorum ama yorulmadan, gücenmeden tekrarlamalıyız. Maalesef halen oy kullanmanın önemini anlamayan, kazanılacak bir siyasi gücün insanımıza ne kadar fayda sağlayabileceğini görmeyenlerimiz var. Oy kağıtlarını ilgisiz çöpe atanlardan tutalım da, seçim gününde evde çayını içenler ile “Amaan dünyayı ben mi kurtaracağım!” söylemiyle koltuğundan kalkmayanlar bizleriz. “Eyvah!” demeden, “Başımıza neler geliyor?” demeden, bir etrafına bakıp dünyada neler olup bittiğini değerlendirip kendi çevremizi olumlu bir şekilde değiştirmek adına oy kullanmalıyız! Şu anki aşırı sağcı hükümete hayır demeliyiz! Dünyayı değiştirmek istiyorsak başlangıç olarak kendimizi değiştirebilmeliyiz. Haydi sandıklara!