En hareketli çocuklar en başarılı işadamları oluyor

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
İsmim Richard Troost, 60 yaşındayım. Avicenna İslam Ortaokulunun müdürüyüm. Eğitim alanına PABO öğretmenlik okulunda Psikolojo akademisinde okuyarak atıldım. Çocukların eğitim alma sürecinin nasıl oluştuğunu öğrenmek için psikoloji okudum. O eğitimimle beraber ROC okullarında psikoloji dersleri vermeye başladım. Yıllar içerisinde sınıfın önünden daha çok okulların yönetim bölümüne geçtim. İnterim Management şirketi kurdum ve son 20 yıldır bu sektörde, okul yöneticiliği yapıyorum.

Avicenna Koleji’ndeki göreviniz nasıl başladı?
Geçici yönetici olarak bir okula geldiyseniz, geldiğiniz okulda işlerin iyi gitmediğinin işaretidir. Okulun finansında sorunlar olabilir, öğretmenlerin kalitesi sorunlu olabilir veya buna benzer bir sürü eksiklikler tanımlanmış olabilir. Bu okulda da bu öyleydi. İbn Ghaldoun ismiyle başlayan okul, kötü yönetimin getirdiği sorunlar, finansal çelişkiler ve birçok çatışmaların yaşanmasıyla ve bunun üzerine, 2013 yılında olan sınav hırsızlığı ile doruk noktasına ulaştı ve okul kapanmak zorunda kaldı.

İbn Ghaldoun okulu kapanmak zorunda kalınca 600 tane öğrenci açıkta kalmıştı. Okul yılının ortasında gerçekleştiği için de bu çocukları etraftaki diğer okullara yerleştirmek çok zordu. Çünkü diğer okullarda gelen çocuklar hakkında hiç bir bilgi bilmiyorlar ve bundan dolayı okullar hiç de istekli değillerdi.

Belediye yöneticileriyle görüşülüp tamamen yeni bir okul açma fikri doğdu ve böylelikle 2013 yılının Kasım ayında geçici yönetici olarak ben okul yönetimine dahil oldum.Yeni yönetimle okulda ders veren öğretmenlerin yüzde 70’ini değiştirmek zorunda kaldık.

Bazı öğretmenlerin Hollandacası yeterli değildi, bazılarının ise diplomasi yoktu. Okul yılının ortasında yeni öğretmen bulmak da çok zor iş. Şu an da gururla Rotterdam’ın en iyi öğretmenlerinin bizim okulda çalıştığını söyleyebilirim.

Öğretmenlerimizin yüzde 80’i müslüman, diğer yüzde 20’lik bölüm ise müslüman değil. Böylelikle hem çeşitliliği sağlamış oluyoruz, hem de çocukların zihinlerini geliştirmek için tartışma ortamı yaratmış oluyoruz. Herkesin aynı şeyleri düşünmesi çocukların gelişimi için iyi değildir.

Öğretmenlerimiz neden iyi?

Çünkü, hem yetkililer, hem mahirler hem de genç müslüman öğretmenlerimiz var idealleri olan, çocukları seven ve okulu daha iyi yerlere getirmek için uğraşan. İlgili olan bir klüp var oluyor elinizde, ve bu öğretmenler çocuklarla gidip cemaatle namaz kılıyorlar, kıldırıyorlar ve onlarla konuşup her konuda ilgileniyorlar. Mesela ev durumlarından tutun da sokaktaki durumlara kadar. Sadece müslümanlığı değil aynı zaman da İslami kültürü de paylaşıyoruz biz bu okulda. Bu da çocukların kendilerini rahat ettikleri ve kendilerini geliştirebildikleri bir ortam oluşturuyor.

Peki neden bir İslam ortakokulu olmalı?
Toplumda son dönemlerde sertleşmeler olduğunu görüyorum ve bu bana endişe veriyor açıkçası. Rotterdam’da beraber yaşayalım, hangi dinden, hangi ırktan olursan ol. Beraberce bu şehri güzelleştirelim. Hollanda’da bu mümkün, o yüzden beraber yapmamız lazım.

Ben burada birbiriyle iyi geçinen, birbirine saygı duyan bir grup müslüman aile görüyorum. Beraber çalışarak en iyisini ortaya koymak için uğraş veriyorlar. İşte o zaman ben çok etkileniyorum.

Dışarıya da bunu böyle yanstımamız gerektiğini düşünüyorum. Çocuklara iyi bir eğitim ve gelecek hazırlamak için uğraşalım. Hem iyi bir müslüman olmaları, Kur’an’ı hayatlarının merkezine oturtmaları, hem de hayatta başaralı olmaları gayet mümkün. Diğer dini okullarla da iyi bir iletişim içerisindeyiz, dini konuları görüşüp, tartışıp, bu toplumda inançlı olmanın ne demek olduğunu onlarla görüşebiliyoruz.

Yeni okulda nasıl bir sistem oturttunuz?
Bütün öğretmenlere yeni düzenlemeler getirdik. Okulda bir dersin en iyi nasıl olması gerektiği konusunda fikirler geliştirerek dersleri uygulamaya geçtik. Örnek vermek gerekirse, her sabah öğretmen, öğrencilerini lokalde kapısının önünde bekler, onları içeri aldıktan sonra hoşgeldiniz der ve Kuran-ı Kerim okunmasıyla derslere başlanır.

Derslerde öğrencilerin ev ödevlerine önem verilir. Öğrencilerin verilen ödevleri yapıp yapmadıkları kontrol edildikten sonra dersteki konuya giriş yapılır. Dersler işlenir, çocukların verilen konuyu anladıklarını emin olunduktan sonra gelecek dersler için yeni ev ödevleri verilir.

Burada en önemli konulardan birisi de RTTİ sistemini getirdik okulumuza. RTTİ sisteminde, bir öğretmen sınıfındaki her bir öğrencinin düzeyini biliyor ve ona göre hareket ediyor olması, yani öğrencilere iyi bakıp, çocukların ne yapıp yapamadıklarını bilmek. Böylelikle çocuklar bilişsel yönlerini ölçmekle beraber, zeka düzeylerini ve davranışlarını da göz önünde bulunduruyoruz. Bu şekilde bütün öğretmenler sınıflarındaki öğrencileri çok iyi bir şekilde tanıyor ve birebir çocuklarla kendi düzeylerinde ilgilenebiliyor.

Bütün çocuklarla bizzat ilgileniliyor yani…
Evet, biz buna ‘şahsa özel eğitim’ diyoruz. Öğrencilere lazım olan bilgileri vermek. Çocukların diplomalarını almalını istiyoruz tabii ki de, ama aynı zaman da çocukların seviyesinin de en üst düzeyde olması için uğraşıyoruz. Bütün çocukların yüzde 100 oranında diplomalarını almalarını istiyoruz.

Bu yıl sonunda öngörülerimize göre VMBO, HAVO ve VWO sınıflarında yüzde 95 ila yüzde 100 geçme olasılığı var. Bundan çok eminim. Hal böyle olunca dışarı dünyaya da ‘Evet burada bir İslam Ortaokulu var ve çok yüksek dereceler alıyor’ diyebiliyoruz.

Çocukların davranışı kendiliğinden olmuyor, farklı şeylerden kaynaklanıyor. Çocukları daha ciddiye alarak neden böyle davrandıklarını sorgulamak daha enteresan. Eğer çocuklar terbiyesizce davranıyorsa, orada incinmil bir çocuğun dikkat çekmeye çalışan bir tavrını görürüz. Çocukları dövmekle veya onlara bağırmakla değil, onları ciddiye almakla onları etkileyebilirsin.

Bir de çocuk olduklarını unutmamak gerekir, hareketli olmaları iyi bir şey. Zaten büyüyünce sıkıcı insanlar olacaklar. Bugünün en hareketli çocukları yarının en iyi işadamları oluyor.

VMBO, MAVO ve HAVO VWO olmak üzere iki farklı lokasyonunuz var. İkisinin arasında kalite farkı var mı?
VMBO’daki çocuklar daha istekli ve coşkulu yani daha heyecanlı oluyorlar. HAVO ve VWO’dakiler daha sakin oluyorlar. Ona göre de eğitimini ayarlaman gerekir. İki lokasyonda da şuan eğitimiz çok yüksek kalitede, ondan eminim.

Okulda ibadetlere nasıl zaman ayrılıyor?
Okulumuz içerisinde kızlara ve oğlanlara ayrı abdesthane ve mescit mevcut. Cuma öğleden sonra ders yok, cuma namazından dolayı. Ramazan geldiğinde özel Ramazan için ders saatlerimizi ayarlıyoruz. Ramazan içerisinde derslere biraz daha geç saatte başlıyoruz. Çocuklar gece sahura kalktığında uykusuz kalmasınlar diye. Çocuklarla, aileler beraber iftar organize ediyoruz.

Bir de çocuklara kıyafet kodu ve kurallarımız var. Bir dönüşüm yapmakla da meşgulüz. Yani çocuklara nasıl iyi bir Müslüman olursun düşüncesini yerleştirmek, mesela biriyle kavga ettiğinde en fazla 3 gün kavgalı kalabilirler. Bu tür pratik şeyleri de görüyorlar.

Avicenna Koleji’nin geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Renkli görüyorum, çünkü her yıl büyüyoruz bu benim için iyi bir işaret. 530 öğrenciyle başlamıştık, bu yıl 600 öğrencimiz var, gelecek yıl ise 650’nin üzerine çıkacağız. Okul büyüdükçe ailelerin güveni de çoğalacak.

Anne-babalar da daha çok okulla ilgilenmeye başlıyorlar. Okul aile birliği de çok aktif halde şu an, daha çok anneler, babalardan ziyade.Ama ailelerin ilgisinin daha çok olabileceğini düşünüyorum. Dersler dışında da çok aktivitemiz var okul olarak, mesela çocuklara tekvando dersleri veriliyor. Anne-babalar da bizimle beraber düşünmeye davet ediyorum.Avicenna_MG_2686

Öğrencilerden geri çevirdiğiniz oluyor mu?
Hayır, ilkokuldan gelen tavsiyeler zaten belli. O tavsiyelerde çocuğun hangi derecede olduğu belirlenmiş, ona göre alıyoruz çocukları. Çocukları daha yüksek seviyeye getirebileceğimizden eminiz. Eğer bir öğrenci ‘basis kader’ sınıfına girdiyse, biz bu öğrenciyi bir üst düzeye çekmek için uğraşıyoruz.

Hollanda medyasında İslami eğitim veren okullar hakkında çok önyargı ve negatif bir algı oluşturuluyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Bizim okul olarak vizyonumuz var. Bir İslam Ortaokulu olarak hem öğrencilerin dini inançlarını yaşayabilme imkanını vermek hem de yaşadığımız modern şehre ayak uydurabilmek istiyoruz. Aynı içeriye dönüklüğü Protestan ve Katolik okullarında da görebilesiniz.

Bence hem Kuran bazlı bir hayat sürdürmek hem de Rotterdam’da etrafındaki olaylardan haberdar olmak mümkün. Bu birbirine zıt bir şey değil. Bir Müslüman kapalı bir kız veya kadın olarak bir iş görüşmesinde erkeklere el vermek istemiyorsan, o işe alınmazsın. Bu gerçeği de çocuklara vermek gerekiyor. İnancına önem verip aynı zamanda yaşadığın toplumda da kendine yer ayırman gerekir. İşin gerçeği bu. Yaptığın bir işin sonuçları vardır bunu da çocuklara öğretiyoruz.

Peki ailelerin rolü nedir burada, aile içerisindeki eğitimle okuldaki alınan eğitim nasıl bir dengede tutuyor?
Tabi evdekiyle okuldaki her zaman örtüşmeyebilir. Çok inançlı aileler de var, daha ortayolu seçmiş aileler de var. Bazı çocukların evlerinde tabular hakkında hiç konuşulmuyor mesela. Veya bazı çocuklar, okul, sokak ve ev üçgeninin bunalımında kalıyor. O yüzden biz de okul olarak cami, aile ve kendi pedagojik bilgilerimizin aynı düzeyde olmasını istiyoruz.

Camilerle bu konuda iyi bir iletişim içerisindeyiz. Ailelerle de öyle ancak bazı babalarla mesela çocuk eğitimi hakkında konuşmak isterim. Evdeki eğitimle okuldaki eğitimi aynı düzeye ve seviyeye çekmek gerçekten zor.

Dediğiniz, ev, sokak ve okul üçgeni çocuklar için bir hayli zor ve kafa karıştırıcı olsa gerek?
Evet orası zor. Bazı öğretmenlerimiz o yüzden camilere gidip onlarla da eğitim hakkında görüşüyorlar, bizim duruşumuzu anlatıyorlar. Ama henüz bu iletişim istediğimiz seviyede değil.

Mesela ayda bir cami yönetimi ve cami imamıyla bir araya gelip eğitim hakkındaki görüşlerimizde ara yüzleri bulmak isterim. Okul içerisinde böyle bir sempozyum düzenleyip, öğretmenler, okul yönetimi, ailelilerle görüşüp çocukların eğitimini topluma kazandırmak adına nasıl organize edebiliriz diye görüş alışverişinde bulunmak isteriz.

Bu ailelere bir çağrı mı?
Evet buradan o çağrıyı yapmak isterim. Siz gazete olarak da bu konuda yardımcı olabilirsiniz. Beraber bir sempozyum organize edip, aileleri ve cami yönetimini de katıp çocuk eğitimi, İslami değerler ve normlar hakkında bilgi alışverişinde bulunabiliriz. Yoksa çocuklar bu sokak, aile ve okul üçgeni içerisinde çok zorlanıyorlar.




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *