AP PvdA adayı Adnan Tekin: Her zaman adil paylaşım için çalışıyoruz

22 Mayıs 2014 tarihinde tekrar seçimlere gidiyoruz. Bu sefer Avrupa Parlamentosu seçimleri kapımızda. Avrupa parlamentosu Brüksel’de ancak hayatımıza gitgide daha çok etki yapmaya başladı. O yüzden bu seçimler çok önemli. Bu seçimlerde Pvda’da 7. sıradan aday olan Adnan Tekin ve Amsterdam eski Belediye Başkanı Job Cohen’le Avrupa, Hollanda ve Türkiye ekseninde bir görüşme gerçekleştirdik.

 

Adnan Tekin Kimdir?

1972 Amsterdam doğumlu. Aslen Ardahan Posoflu. 1990 yılından beri toplumsal faaliyetlerde aktif olarak görev alan Tekin, 1998 yılından 2012 yılına kadar hem Amsterdam Belediyesinde hem parlamentoda siyasi danışman olarak görev yaptı. Son 3 yıldır Eyalet Meclis Üyesi olarak görev yapmakta olan Tekin evli ve 4 çocuk babası.

 

Adnan Bey, politika arenasında neler yaptınız?

Çok uzun bir süre siyasi danışmanlık yaptım. 1998-2002 arasında Amsterdam’da Belediye Başkan yardımcısının siyasi danışmanıydım. Sonra on sene boyunca Job Cohen için Amsterdam’da ve Lahey’de siyasi danışman olarak çalıştım. Üç senedir Noord Holland Eyalet Meclis Üyeliğini yürütüyorum.

 

Neden Avrupa Parlamentosu seçimlerine katılıyorsunuz?

Bunun nedeni Amsterdam’da benim için çok değerli olan birinin haksız yere işsiz kalmasıydı. Eski işvereni ona ve çoğu meslektaşına işten atıldıklarını bildirdi. Onların yerine Doğu Avrupa’dan gelen ucuz işçileri işe aldılar. Gelen ucuz işçilere karşı değilim, fakat bunlar dürüst bir şekilde işlemeli. Is pazarında eşit düzey olması gerekiyor. Bu yüzden Brüksel’de ucuz işçilerin kullanılması ve buradaki (az tahsilli) insanların onlar yüzünden işsiz kalmasına karşı savaşmak istiyorum.

 

Bu seçimler sizin için neden önemli?

Az önce söylediğim gibi, hala krizdeyiz ve Avrupa Perlamentosu’na girmek istememin nedeni işsizlik. İyiye giden yerler var fakat insanlar bunu daha görmüyor ve hissetmiyor. Bu insanların sesi olmak istiyorum Bruksel’de. Ben Brüksel’in bizim hakkımızda çok ve uzun düşündüğünü düşünüyorum fakat bu Hollanda’daki normal insanlar tarafından anlaşılmıyor ve işler istendiği gibi gitmiyor. Brüksel insanlara iş vermek ve perspektif çizmek yerine işlerini ellerinden alıyor.

 

Neden PvdA’yi seçtiniz?

Ben 20 yıldır PvdA üyesiyim. 1994’te partiye üyeliğim başladı babamın sayesinde. Babam burada devlet demiryollarında sendika yöneticisiydi ve her zaman ‘Joop den Uijl sayesinde sendika yöneticisi oldum’ derdi. Babam ve ben her zaman adil paylaşım için çalışıyoruz ve bende bu yüzden PvdA üyesi oldum.

 

Avrupa’da çoğalan bir ırkçılık var, Avrupalı Türkler için bu konuda AB’de ne yapabilirsiniz?

Irkçılığa en iyi karşı adım okumaktır ve iyi bir bölüm bitirmektir. O zaman topluma katılmak daha kolaydır ve iş sahasında tam aday olursunuz. İki gelişme görüyorum ben toplumda: biri pozitif, birçok Türk ve Fas kökenli gençlerimiz yüksek eğitim görmekte. Fakat negatif yönü ise iyi bir staj imkânı bulamamaları ve okulu bitirememeleri. Gençler bana günlük staj aradıklarını bildiriyorlar ve Avrupa’nın bu gençlere şans tanımasını istiyorum. Böylece bölümlerini bitirip tam teşekküllü bir şekilde iş sahasına girerler. Bence bu ırkçılığa karşı en iyi cevap ve bu gençleri topluma kazanırız.

 

Avrupa-Türkiye ilişkisine nasıl bakıyorsunuz?

Tam üyelik için görüşmeler devam etmeli. Job Cohen Amsterdam Belediye Başkanı olduğu dönemde ‘Türkiye’nin Avrupa’ya üye olması benim için önemli, sadece Türkiye’deki Türkler  için değil, Hollanda’daki Türkler için de önemli’ demişti. Her zaman bu söyleme ben de katıldım. Hollanda’daki Türkler kendilerini evde hissetmeleri gerekiyor. Bu uyum için çok faydalı olacaktır ve bu aynı zamanda benim de düşüncem. Bizim seçim programımızda Türkiye ile anlaşmaların ve verilen sözlerin tutulması gerektiği yazıyor. Fakat son zamanlarda Türkiye’de bir polarizasyon politikası görülüyor, bu beni üzüyor. Umarım bu çabucak geçer ve bu  tam üyelik için bir engel olmaz.

 

Avrupa ve Türkiye arasında çok anlaşmazlıklar oldu. Bu konuda siz hangi tarafı tutacaksınız?

Ben Avrupa Parlamentosu milletvekili olduğum takdirde  Hollandalı bir Avrupa politikacısı olacağım. Kökenim Türkiye’dedir ve Türkiye benim için özel bir pozisyonda tabii ki. Bu sebepten dolayı Türkiye’deki durumu daha iyi anlayabiliyorum. Seçilirsem olan biteni çok detaylı takip edeceğim.

 

Sizce Avrupa Türkiye’yi kabul edecek mi ve bu pozitif bir etkileme olacak mı?

Bence kesinlikle pozitif bir efekti olacaktır, hem Türkiye açısından, hem de  Avrupa’da yaşayan Türkler açısından. Böylece kendilerini daha evde hissedecekler. Kimsenin cam küresi yok bu yüzden bilemiyorum, ileriyi göremiyorum, ama umarım olur.

 

Sadece Türk bir politikacı değil tüm Hollandalıların politikacısı sınız. Bunu Türk ve Hollandalı seçmenler arasındaki birlikteliği nasıl sağlayacaksınız?

Benim ajandam iş sahası ve staj problemlerine yönelik ve bu sorunlar sadece Türklerin değil Hollandalıların da sorunu. Fakat Türk ve Fas asıllı Hollandalılar bu sorunları  daha fazla yaşıyorlar. Benim hedefim daha fazla staj ve iş imkanı geliştirmek. Avrupa bu konuda önemli bir rol alabilir düşüncesindeyim. Her zaman örnek olarak verdiğim bir husus var. Avrupa’da farklı şirket ve işyerleri için çalışan bir sürü lobiciler var. Ben de girdiğimde bu organizelere gidip Avrupa için ne yapıyorsunuz diyeceğim. İş yapmak iyidir fakat ekstralar da önemlidir. Gençlere sizin yanınızda staj imkânı verin diyeceğim, hepsi büyük şirketler. Bizim seçim programımızda Avrupa’da bir iş ilanları bankası olması gerektiği yazıyor, buna katkı sağlamak istiyorum. Mesela Kuzey Hollanda staj bankası açma teklifinde bulundum. Yani sadece iş ilanları bankası değil staj bankaları da oluşsun istiyorum. Burada yaşayan gençler Brüksel veya Münih’te de staj imkânları bulabilsin. Bu imkânları büyütmemiz gerekiyor, böylece ayrımcılık ve haksız rekabete karşı gelmek için. İmkânları büyütüp kolaylaştırmak gerekiyor, Kuzey Hollanda eyaletinde de son yıllarda bunu denedik ve baya ilerleme kaydettik.

 

Tercih oylarını almak için seçimlere katılımı nasıl geliştirmek istiyorsunuz?

Beş sene önce Geert Wilders seçimlere ilk defa katıldığında sahsına 435 bin oy verildi ve bu beni inanılmaz rahatsız etti. Bu oy oranıyla Avrupa’da en büyük oldu ve 5 sandalyesi var ama kendisi tabii ki Avrupa Parlamentosu’na girmiyor. Bu sene yine katılıyor liste sonu olarak. Kazanacağını tahmin ediyorum fakat Brüksel’e gitmeyecek.

İnsanların gerçekten oy kullanmasını istiyorum, sadece benim ekonomi hakkında ve ilerisi hakkındaki düşüncem için değil, Wilders’in oy alarak oraya diğer aşırı sağcı partiler ile birlikte orada anlaşmalar yapıp güçlü bir gruplaşma yapmaması için. Çünkü bu güç meselesidir, ne kadar sandalyen olursa o kadar güçlü olursun ve işleri o kadar değiştirebilirsin. Oy kullanmayı düşünen insanların gerçekten oy kullanmaları için mobilize etmek istiyorum.

 

jobcohen-adnantekin_MG_1424

 

JOB COHEN: “Adnan Tekin gerçek bir sosyal demokrat ve çok iyi bir politikacı” 

 

Adnan Tekin’i neden destekliyorsunuz?

Job Cohen: Öncelikle ben PvdA’yı destekliyorum. PvdA’nın Avrupa’da güçlü durumda olması benim için önemli. Avrupa’nın durumunun iyi olması için ve Avrupa’daki konseptin iyi olması için daha sosyal bir Avrupa’ya ihtiyacımız var.

İyi bir seçim listemiz olduğuna inanıyorum ve Adnan’ı iyi tanıyorum. Yıllarca yanımda çalıştı. Harika bir adam, gerçek bir sosyal demokrat ve çok iyi bir politikacı. Onu desteklemem için tüm nedenler mevcut.

 

 Türkiye’nin Avrupa birliği üyeliği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Job Cohen: Son yıllarda çok şey oldu ve işlerin kolaylaştığını söyleyemem. Benim için en önemli olan Avrupa ve Türkiye’nin arasının iyi olması ve iyi kalması. Bu tabi Türkiye’nin nasıl geliştiği ve Avrupa’nın nasıl geliştiğine de bağlı. İstanbul’a gittim bir kaç kez ve bunun Avrupa için bir dönüm noktası olduğunu düşünüyorum. Avrupa’nın ve Ortadoğu’nun birbirine dokunduğu bir dönüm noktası.

 

Türkiye’deki gelişmeler hakkında ne düşünüyorsunuz?

Job Cohen: Ben şu an bir polarizasyon görüyorum ve belki de biliyorsunuzdur, ben her zaman toplumu bir arada tutma çabasındayım. Bu anlamda biraz kaygılı bakıyorum olaylara, benim için herkesin en iyi şekilde gelişmesi en önemlisi. Bu polarizasyonun devam etmemesini umuyorum.

 

PvdA geçen seçimlerde çok oy kaybetti. Sizce bunun nedenleri neler ve Pvda nasıl devam etmelidir?

Job Cohen: Bence bunun en büyük nedeni Pvda’nın iktidarda olması ve VVD gibi bir partiyle hükümeti kurmuş olması. Biraz birbirine zıt iki partiyiz. Yapılan anlaşmalar değiş tokuş üzere yapılan anlaşmalar. Bazıları VVD için çekici bazıları ise PvdA için. Fakat ikisi de bunun yüzünden oy kaybetti, bunu gördük.

 

Yeni kurulan, Türk ve Faslı Hollandalılara yönelen yerel partiler hakkında ne düşünüyorsunuz?

Job Cohen: Bence bu Türk ve Faslı Hollandalıların emansipasyonuna bağlı, onların çoğu ilk jenerasyon olan isçilerin ve devamında işçi partisi olan PvdA’ya bağlı olmalarıyla biliniyorlardı. Fakat şuan kendini geliştirmiş, yüksek eğitim almış olanların kendi fırsat ve imkanlarını kullanmaları ve devamında kendilerini diğer partilere yöneltmelerini anlıyorum. Bu partilerin uzun omurlu olup olmadığını göreceğiz, fakat geleneksel partiler üzerinde dağılım olmasına şaşırmıyorum.

 

 




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *