Avrupa, İslam’a karşı savaşı kaybetti…

Geçen ay okuma listeme aldığım ve ancak okuyabildiğim bizimle ilgili bir yazıdan bazı notları siz değerli dostlarımla paylaşmak istedim.

Evet, okumuş olduğunuz yazının başlığı bana ait değil. Başlık, Fransız siyaset bilimci Pierre Manent’e ait. Siyaset bilimci ve aynı zamanda ÉcoledesHautesÉtudes en SciencesSociales’in de müdürü olan Manent geçen ay Paris’te bir konferans vermiş. Konu Avrupa, Müslümanlar ve İslam. Konuşması şu iki cümle ile özetleniyor: ‘Avrupa İslam’a uyum sağlamalı. Avrupa İslam’a karşı verdiği mücadeleyi kaybetti’. İlginç değil mi?

Ünlü Fransız siyaset bilimci, bu görüşünü nasıl izah ediyor? İki ana gerekçe ile izah etmeye çalışıyor. Bunlardan bir tanesi, ‘Avrupa’da Müslüman topluluğun oldukça kalabalık olması’. Diğeri de, ‘Müslümanların Avrupa ülkelerine göç ettikleri yıllarda, Avrupa norm ve değerlerine uyum sağlamalarının istenmemesi’. Manent görüşlerini aşağıdaki şekilde temellendiriyor.

Otorite boşluğu…

Siyaset bilimciye göre Avrupa’da bir otorite boşluğu var. Manent, bu görüşünü 2015 yılında yayınladığı ‘La nation de la France’ kitabında, mayıs ’68 hareketini örnek göstererek otoritenin zayıflatıldığına dikkat çekiyor. Söz konusu hareketin bir sonucu olarak ‘Toplumsal meselelere güven duyan vatandaş yerine, birbirinden bağımsız bireylerin ortaya çıktığını, her mecburi hizmetin faydasız ve keyfi olduğunu, hatta bir işkence olarak görüldüğünü’ iddia ediyor. Ve bu sürecin farklı bir yansımasının da mecburi askerlik hizmetinin kaldırılması ve dini inanışın ortadan kalkması olduğunu belirtiyor.

Avrupa siyasi olarak güçsüz…

‘Avrupa, genel olarak ekonomik ve entelektüel olarak güçlüdür’ diyen Fransız siyaset bilimci, ancak bunun Amerika ve Çin’e karşı siyaseten hiç bir şey ifade etmediğini, zira ortada güçlü bir irade bulunmadığını ifade ediyor. Meselenin sadece bunlarla sınırlı olmadığını söyleyen Manent, örneğin Fas’ın Avrupa’nın istemediği vatandaşlarını bile kabul etmediğini, Türkiye’nin mültecilerle Avrupa’ya şantaj yaptığınıda örnek olarak veriyor. Ve… Avrupa’nın biraz yaptırım gücü varsa, bu ülkelere ekonomik boykot uygulayarak ders vermesi gerektiğini teklif ediyor.

İslam’ın Avrupa’da yükselişi

Müslümanları Avrupa için bir tehlike olarak gören Manent, Müslümanların Avrupa’nın siyasi olarak güçsüz olduğunun farkında olduklarını söylüyor. Devamla: ‘Siyasetçilerimiz insanları belirli hedefler için bir araya getiremiyor, güçleri birleştirmiyorlar. Diğer taraftan bize karşı savaş açmış İslam’a karşı siyaset hareketsiz kalıyor. Anlamsız bir şekilde cevap veriliyor’ diyor. Manent: ‘Her terör saldırısı sonrası aynı anlamsız açıklamaları yapan Avrupa siyasetçileri din ve devlet işlerini birbirinden ayırmak, dini özel alana koymak, inancın gücünü hesap etmemek, dolaylısıyla sağlıklı analiz yapamamakla’ ile suçluyor. Avrupa’da inancın gücünün hesaba katılmadığı, zira Avrupa’da devletin tüm gücün kendinde olduğuna inanmasına dikkat çeken düşünür, ‘Oysa İslamda böyle bir şey yoktur, İslam olağanüstü bir siyasi ve sosyal etkiye sahiptir’ ifadesini kullanıyor.

Manent’in Avrupa’daki Müslümanlar için görüşleri gittikçe ilginç bir hal alıyor. ‘Din ve Devlet işlerinin ayrı olması, Avrupa’da gücünü her geçen gün daha da arttıran Müslümanlara müdahale edilmesini engelliyor’ diyen Fransız bilim adamı, ‘devlet’in dine karışmak istemediğini, inanç özgürlüğünden dolayı, örneğin çok evlilik veya burka yasağında görüldüğü gibi küçük ölçekli sınırlamalarİslamın gelişmesine engel olmuyor’ ifadesini kullanıyor.

‘Büyük gazeteler kendilerine sansür uygularken, kamu televizyon kanalların ise siyasi tabuları kırmak istemediklerini’  söyleyen Manent, islamafobi kavramının İslam hakkında yapılan eleştirileri ırkçı olarak tanımlamak için icat edildiğini  düşünüyor. Diğer taraftan okullarda ve hastanelerde İslam kurallarının hesaba katıldığını söyleyen Manent, özellikle ‘anti  Fasist ve ırkçılık karşıtı gruplar otamatik olarak Müslümanları koruma altına alıyorlar. Bununla aslında, Müslümanların henüz olgun  olmadıkları imajı veriliyor’ diyor.

Evet. Bir Fransız düşünürü, siyaset bilimci Pierre Manent’in Avrupa’daki Müslüman varlığı üzerine düşüncelerini kısaca aktarmaya çalıştım. Manent gibi düşünen bilim adamlarının sayısı ne kadar bilemeyiz. Ancak, bildiğimiz bunun gibi düşünen siyasilerin Avrupa’nın her yerinde olduğu ve gün geçtikçe arttığıdır.  Benzeri fikirler Medeniyetler çatışması teorisinin farklı ifade ediliş şekildir. Toptancı bir bakış açısıyla işte Avrupalı düşünürler böyle diyemeyiz. Hiç şüphesiz, Müslümanların varlığının Avrupa için bir zenginlik olduğunu düşünen bilim adamları da vardır.

Bunları bilmeliyiz. Hesaba katmalıyız. Ancak Avrupalı Müslümanlar olarak insanı yaşatmakla devleti yaşatmayı kendisine dünya görüşü olarak kabul eden bir medeniyetin mensupları olduğumuzun da şuurunda olmalıyız.

Ve en önemlisi de Avrupa’nın içine düştüğü akıl tutulmasına, ait olmaktan şeref duyduğumuz Medeniyet tasavvurumuzun bir soluk aldıracağına da inanmalıyız.




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: Content is protected !!