Avrupa’da aşırı sağa ‘Trump dopingi’

ABD başkanlığına seçilen Trump’ın zaferi, Avrupa’daki aşırı sağcı partilere adeta “umut” oldu.

ABD Başkanlık seçiminin galibi Donald Trump’ın kazandığı beklenmedik zafer dünya genelinde adeta şok etkisi yaratırken, Avrupa’da aşırı sağın umut dolu açıklamalarına neden oldu.

ABD başkanlık yarışı başladığında adaylığını açıklayan ancak neredeyse kimse tarafından ciddiye alınmayan Trump’ın bugün ABD’nin 45. Başkanı olması, Avrupa’da özellikle gelecek yıl seçime gidecek ülkelerdeki aşırı sağcı liderlere Brexit’in ardından adeta bir başka doping etkisi yarattı.

Fransa’da gelecek yıl mayısta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri için aday olacak aşırı sağcı Ulusal Cephe (FN) Lideri Marine Le Pen, Trump’ın zaferine en çok sevinen siyasi figür oldu. Sonuçların kesinlik kazanmasıyla ilk önce Twitter’daki resmi hesabından Trump’ı kutlayan Le Pen, ayrıca bir de basın toplantısı düzenledi. “ABD halkının bu tercihi, egemen bir halkın özgürlük zaferi olarak yorumlanmalı.” ifadelerini kullanan Le Pen, Fransa için de seçim sonuçlarını “iyi bir haber” olarak değerlendirdi.

Avusturya’da sandıktan aşırı sağ çıkabilir
Fransa’nın yanı sıra aşırı sağın giderek güçlendiği Avusturya’da da aşırı sağcılar, Trump’ın ABD başkanlığına seçilmesini sevinçle karşıladı. Sosyal demokratlar ve merkez sağın oluşturduğu ana akım siyasiler, Donald Trump’ın ABD başkanı seçilmesine eleştirel yaklaşırken, yükselişini sürdüren aşırı sağcılar ise Trump’ın zaferinden çok mutlu oldu.

Avrupa Birliği’ndeki (AB) ekonomik krize tepki olarak 2013’te kurulan AfD, ilk başta AB’deki ortak para birimi euroya ve borç krizindeki ülkeler için hazırlanan kurtarma paketlerine karşı çıkıyordu.

Gelecek yıl yapılacak genel seçimlerde de AfD’nin Federal Meclis’e gireceği ve yüzde 10’nun üzerinde oy alacağı tahmin ediliyor.

AfD’nin parti programında AB’nin “Birleşik Avrupa ülkelerine” dönüştürülmesine karşı çıkıldığı, bunun yerine ülkelerin egemenliklerini koruması ve AB’nin bir ekonomik ve çıkar topluluğu olması savunuluyor.

AfD ayrıca Türkiye’nin AB üyeliğine de karşı çıkıyor. İslam karşıtlığıyla da dikkati çeken AfD’in parti programında “İslam Almanya’ya ait değildir.” ifadesi kullanılıyor. Almanya’da AfD ile benzer görüşleri savunan PEGIDA hareketi de geçen yıl meydanlara binlerce insan toplamış, bu hareketten esinlenen gruplar Almanya dışında da gösteriler düzenlemişti.

Trump’ın ABD’nin yeni başkanı seçilmesi Hollanda Temsilciler Meclisi’ndeki görüşleri de ikiye böldü.

Başbakan Mark Rutte, ABD ile sağlam bir işbirliğinin önemine vurgu yaparak sosyal medya üzerinden, “Trump’un seçimleri kazanmasından dolayı kendisine bol şans diliyorum.” dedi.

Hollanda’da 2017 Mart ayında yapılacak olan seçimleri kazanacağı düşünülen aşırı sağcı özgürlükler partisinin (PVV) lideri Geert Wilders ise ABD’de yapılan seçim sonuçlarının tarihi bir zafer ve bir devrim olduğunu kaydetti.




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: Content is protected !!