“Ben Charlie Hebdo’yum” diyenler samimi değil

Ünlü öykü yazarı Sadık Yemni yazdığı bir yazıda Paris saldırılarıyla ilgili eleştirel açıklamalarda bulundu. Terörün her türlüsünü lanetlediğini belirten Yemni, “Ben Charlie Hebdo’yum” diyenlerin de daha önceki katliam ve zulumlere sessiz kalmasından dolayı samimi olmadıklarını ifade etti. Yazı Bosna’da, Irak’ta, Filistin’deki müslüman katliamlarına ve Guantanamo’daki zulumlere sessiz kalanların şimdi “Ben Charlie Hebdo’yum” demelerinin ikiyüzlülüğünü gözler önüne serdi.

Paris saldırılarının Avrupa’daki müslümanları zoraki göçe götürecek bir başlangıç olabileceğini ifade eden yazar, bu öngörüyü daha önce Batılı Gerald Celente’nin de yaptığını söyledi. Bazı olayları başarılı bir şekilde önceden öngören Celente müslümanların önümüzdeki dönemde göçe zorlanacağını iddia ediyor.

“Charlie Hebdo Olmak”

Bir karikatürcünün düşüncesi ne derece rahatsızlık verici, saygısızca, aşağılayıcı, acımasız, düşmanca ve nefret yüklü olursa olsun katledilmesi insanlık suçudur. Terörün her türlüsünü lanetle kınıyorum.

İstesem ‘Ben Charlie Hebdo’yum’ diyebilirim ama…

Ama pek muhtemeldir ki bazılarınız bunu yazmanıza söylemenize rağmen (menfur cinayeti kınama anlamında) Charlie Hebdo değilsiniz. Bu sıfatı hak etmiyorsunuz.

Çünkü, daha eskileri pas geçtim, Batılılar tarafından son yirmi beş yılda yeni sömürgecilik ve tahakküm saikiyle öldürülen milyonlarca müslüman için aynı hassasiyeti göstermediniz. Mısırdaki silahsız İhvan mensuplarının ölümü üzerine ‘Ben İhvanım’ demediniz. Filistinde öldürülen çocuklar ve gazeteciler, Boko Haram’ın menfur cinayetleri, Suriye’de öldürülen insanlar, Irakta öldürülen bir milyon müslüman, Guantenemo işkencehanesinde telef olan müslüman mahkumlar, Almanya’da işlenen dönerci cinayetleri, Srebrenica’da NATO askerlerin gözü önünde öldürülen on bin Bosnalı ve daha saymadığım nice müslüman katliamları için aynı hassasiyeti göstermediniz.

Charlie Hebdo falan değilsiniz.

BAZI ÖNGÖRÜLER!

14 Ocak 2011 tarihinde Amsterdam’da, o sırada benim moderatörlüğümde yapılan aylık konulu tartışma programlarının 7.si için seçtiğim konu şuydu:

Avrupa’da yaşamakta olan 10 milyon Müslümanı yakın bir gelecekte DEPORT yani zoraki göç mü bekliyor?

Gerald Celente, yaşanan Küresel Ekonomik Krizin Avrupada birçok ülkeyi iflasa sürükleyebileceğini ve bunun akabinde Avrupadaki bazı ülkelerde iç çatışmaların olabileceğini ve bunun sonunda Kurban olarak müslüman göçmenlerin maliyet sorunu olarak görülerek seçilip kendi ülkelerine şınırdışı edileceklerini tahmin ediyor. Avrupa´da milliyetçilik, etnik ve dini gerilimlerin artacağını ve Ulusal Devletlerin eskiden beri mevcut rekabet ortamına geri döneceğini tahmin eden Gerald Celente Ekonomik Krizin Avrupadaki Müslümanları göçe zorlayabileceğini söylemektedir.

Gerald Celente. 1980 yılından bu yana Amerikan Araştırma Enstitüsü, “Trendsresearch”, dünyanın en saygın tahmin kurumlarından biriyle çalışıyor. Gerald Celente 30 yıldan beri gelecek hakkında tahminlerini topluma aktarmaktadır. Gerald Celente’nin yakın geçmişte başarıyla tahmin ettiği önemli olaylar şunlardır:

1984 – Berlin Duvarı ve Sovyetler seksen sonlarında yıkılacak.

1993 – İslam Batı’da bir çeşit komunizm gibi algılanacak.

1998 – Amerika devleti önümüzdeki on yıl içinde büyük bankaları iflastan kurtaracak.

2001 – Altın fiyatları on yıl içinde beşe katlayacak.

2004 – Amerikan ev pazarı çöküşe gidiyor.

2006 – Kredi krizi yolda.

2010 – 2012 ile 2016 yılları arasında Avrupa içinde yaşayan müslümanları deport edecek.

Aradan sadece 4 yıl geçmiş. Charlie Hebdo katliamına bu açıdan da baksak mı acaba?”




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *