Bir arpa boyu bile değil!

Mevcut durumu iyi okuyan PvdA ve GroenLinks birlikte hareket etmenin daha akıllıca olacağını düşünüp ona göre tavır aldılar. Bu da seçimlerden hezimetle çıkan solun anahtar konuma gelmesini sağladı. D66 bu iki partinin koalisyona dahil olmasına sempatiyle bakarken, VVD ve CDA uzak durmaktadırlar. Şimdi hedef bu iki partiden birini elemek için yeni bir strateji geliştirmek olacaktır. Bunu da taslak protokolle yapmak mümkün, ama bu nasıl olacak?

Ocak ayından itibaren Haber okurları için Hollanda siyasi gündemiyle alakalı yorumlar yazıyorum. Ocak-mart arası siyasi partilerin seçim çalışmalarını yorumlarıma konu ettim. 17 Martta yapılan seçimlerden sonra da hükümet kurma girişimlerini değerlendirmeye çalıştım. Görünen o ki, tatil dönüşü de değişen bir durum olmayacak. Zira seçimlerden bu yana aradan 102 gün geçmesine rağmen ne ortada bir hükümet var, ne de görünürlerde.


Hollanda için bu durum pek de anormal sayılmaz. Nitekim seçimlerden sonra yeni bir hükümet oluşturmak 1948’den beri ortalama 94 gün alıyor. Bugüne kadar en hızlı hükümet 1948 yılında Willem Drees tarafından 31 günde kurulmuş. Rekor ise 2017’de 225 gün sonra kurulan III. Rutte Hükümetinin elinde. Hiç acelemiz yok anlayacağınız. Bu arada müstafi hükümet görevinin başında, ülke yönetimsiz kalmıyor. Hatta 2022 bütçesi de bu müstafi hükümet tarafından hazırlanmak durumunda kalacak. Yazılarımızı Türkiye’den takip edenler için anlaşılması zor bir durum!
Aradan geçen 102 gün boyunca neler olduğuna kısaca bir göz atalım. Seçimlerden galibiyetle çıkan VVD ve D66’dan iki duayen siyasetçi muhtemel hükümet formülleri için bir ön araştırma yapmakla görevlendirildiler. Joritsma ve Ollongren’den oluşan bu ikili Meclis’te temsil edilen siyasi parti liderleriyle görüşüp nabız yoklamakta iken, Ollongren coronaya yakalandı. Çalışma odasından apar topar çıkan Ollongren koltuğunun altına sıkıştırdığı notlarla aracına giderken bir gazeteci notların görünen kısmının fotografını çeker. İşte o görünen kısımda hiç de görülmemesi gereken notlar vardır. Neler olduğunu asuatari.blogspot.com da “Zaferi kabusa çeviren bir anlık dikkatsizlik” başlıklı yazımda okuyabilirsiniz.


Not krizinin ardından informatörlük görevine atanan Herman Tjeenk Willink uzun görüşmelerden sonra raporunu sunup görevi iade etti, ancak ortada somut bir gelişme yoktu. Bunun üzerine Sosyal Ekonomik Konsey (SER) Başkanı eski PvdA’lı politikacı Mariëtte Hamer üçüncü informatör alarak atandı. Hamer’in altı hafta süren çalışmaları da sonuç vermedi ve geçtiğimiz hafta görevi iade etti. Raporunda belirttiği en önemli tavsiye, seçimin galipleri Rutte ve Kaag’ın bir taslak hükümet protokolü hazırlayıp, bununla diğer partilerle masaya oturmaları oldu. Aksi takdirde ilerlemenin mümkün olmayacağını ve tekrar tekrar başa dönüleceğini belirten Hamer, artık iktidar formülleri için blokajdan ziyade içeriğin öne çıktığını ve bunun da bir taslak protokol için temel oluşturduğuna işaret etti.
Neden bir ilerleme olmadiğına da şöyle bir göz atalım. Seçimlerin galipleri VVD ve D66’nın birlikte bir hükümet kurmak için yeterli sayıları olmadığı için en az iki partiye daha ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak muhtemel ortaklardan CDA iç sorunlar yüzünden istikrar problemi yaşamaktadır. Fotografı çekilen notlarda ismi geçen Pieter Omtzigt uzun süre partisini rehin aldığı için bir belirsizlik söz konusuydu. Partide kalıp kalmayacağı muallakta olan Omtzigt’in ortaya çıkardığı durum herkesin elini kolunu bağlamıştı. Partisinin seçim hezimetinin sebeplerini araştıran komisyona gönderdiği zehir zemberek notların basına sızmasıyla partide kalması imkansız hale gelen Omtzigt partisinden istifa etti. Gözler onu başkalarının takip edip etmeyeceğindeydi, ancak korkulan olmadı. Ancak onun istifasıyla koalisyon seçenekleri de azaldı.


Mevcut durumu iyi okuyan PvdA ve GroenLinks birlikte hareket etmenin daha akıllıca olacağını düşünüp ona göre tavır aldılar. Bu da seçimlerden hezimetle çıkan solun anahtar konuma gelmesini sağladı. D66 bu iki partinin koalisyona dahil olmasına sempatiyle bakarken, VVD ve CDA uzak durmaktadırlar. Şimdi hedef bu iki partiden birini elemek için yeni bir strateji geliştirmek olacaktır. Bunu da taslak protokolle yapmak mümkün, ama bu nasıl olacak? Bakalım kim daha ağır basacak? VVD’nin arzusu sağ ağırlıklı bir hükümet mi, yoksa D66’nın arzu ettiği sol destekli bir hükümet mi? Eylül ayına kadar dişe dukunur bir gelişme olacağını sanmıyorum, ama eylülden sonra gündemin hareketleneceği kesin. Benim tercihim CDA’nın devre dışı bırakılıp geçici bir milli mutabakat hükümeti kurulması ve 2022’nin başında da seçimlerin yenilenmesinden yana. Aksi takdirde istikrarsızlık kaçınılmaz olacaktır.


Haber okurlarına, her zamankinden daha fazla hak edilen, huzur ve neşe içinde geçirecekleri, hasretin vuslata dönüştüğü iyi tatiller dilerim. Tatilden sonra buluşmak dileğiyle…




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: Content is protected !!