“Bizlere dönük söylemlerde daha birleştirici olunmalı”

HOTİAD Başkanı Hikmet Gürcüoğlu CNN Türk yayınına katılarak Hollanda’da yaşanan çifte vatandaşlık ve sadakat tartışmaları hakkında soruya “Bu süreç zaten yaşanmakta idi Hollanda vatandaşlığını kazanmış, bu ülkenin vatandaşı olmuş diyen bizlerin vatandaşlık sadakati zaman zaman sorgulanmaktaydı. Tam da bu atmosferde bunun yaşanmış olması, bu soru işaretini daha da büyüttü. Kötü tarafı şudur ki, ırkçı partinin başkanı Wilders, açık biçimde ‘Buyurun işte ispatı’ deme fırsatı buldu. Bu anlamda yaşanan olaylar bir talihsizliktir” dedi.

CNN Türk spikeri Saynur Tezel’in “Yaşananları nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna Hikmet Gürcüoğlu: “Her iki ülkede bir seçim atmosferinde, bu bir talihsizliktir. Özellikle Hollanda’nın seçimine günler kala, gergin bir ortamın ve popülist sağın çıkışı, tam da bu ortamda bunu yaşamak durumunda kaldık. Tabii ki Türkiye ifade özgürlüğünün engellenmiş olması noktasında haklı. Bu bir demokratik hukuksal bir hak, bunun engellenmesi doğru değildi. Özellikle de karşıt görüşlere bugüne kadar bu hak tanınmışken, bunun diğer bir görüşe tanınmaması izahı zor bir durumdur, Hollanda için. Bu sebeple ben Hollanda’nın bir özür borcu olduğuna inanıyorum. Fakat buna karşı Hollanda halkı ‘Nazi kalıntısı’ sözüne üzülmüştür. Bunu dile getirmek isterim, zira Hollanda nazizmin ve faşizmin büyük zararlarını geçmişte yaşamış ve hala bunun acılarını hisseden bir ülkedir. Bu söz Hollanda için bu nedenle hoş karşılanmadı, ancak Hollanda ‘Biz bunu hak etmiyoruz’ diye düşünüyor” dedi.

“Hollanda’daki Türklere bir tarafı seçmek durumunasınız denildiğinde ne yapacaksınız? ” sorusuna ise Hikmet Gürcüoğlu: “Bu tabi ne kolay bir soru ne de kolay bir cevap olacak ama iki şeyi hesaba katmak gerek diye düşünüyorum. Bunun adını Hollanda-Türkiye ilişkileri koymak istiyorum. 400 yıllık bir tarihten bahsediyoruz. 50 yılı aşkındır Hollanda’da yaşayan yaklaşık yarım milyon Türk’ten bahsediyoruz. Hollanda’nın Türkiye için ve Türkiye’nin de Hollanda için öneminden bahsediyoruz. Ama özellikle Hollanda’da yaşayan Türk toplumunu  ele alarak bu sorunun cevabını vermek istiyorum. Eğer düşünürseniz ki Hollanda’da yaşayan her 4 Türk ailesinin birinin evinde  Yüksel okul veya üniversite mezunu var ise, sağlıktan emniyete, eğitimden devlet kademelerinin bir çok yerinde görev almışsak. Nüfusumuzun yüzde 70’ten fazlası aynı zaman da Hollanda vatandaşı olmuş ise.  25 bin işletme kurmuş, binlerce istihdam ve milyarlarca Euro cirodan bahsedebiliyorsak. Her 4 Türk aileden birisinin kendi satın almış olduğu evde oturduğunu düşünürsek, biz Hollanda için sorunlu bir azınlık grubu değil, aksine katkı sağlayan bir grubuz. Türkiye için de başarılı,  örnek bir diasporayız. Kimliğini korumuş ama içinde yaşadığı toplumun tam bir üyesi haline gelmiş bir grubuz. Hollanda’da yaşayan Türk toplumunun gidici olduğunu düşünmüyorum.  Hollanda Türkleri geleceklerinin Hollanda’da örmekteler, zira bahsettiğimiz eğitim ve iş sahasındaki bu başarı başka türlü açıklanamaz” dedi.

“Türkiye’den beklentiniz nedir bu aşamada?” sorusuna ise Hikmet Gürcüoğlu: “Seçme ve seçilme hakkının tanınmasıyla birlikte, Türkiye siyaseti, buralara biraz baskın olarak geliyor diyebilirim, bu tüm partiler için geçerli. Belki bir oy deposu olarak görüldüğümüz için de böyle düşünülüyordur. Bunun adını sahiplenme de koyabilirsiniz, ancak Türk halkı olarak biraz siyasi zeminde sanki böyle bölünmelere karşıt olmalara hazırız ve hatta bundan haz alıyoruz. Bu nedenle gerginlikler yaşadığımızı düşünüyorum Türkiye’den benim beklentim ise tüm siyasi partilerden, bizlere dönük söylemlerde biraz daha birleştirici olursanız bundan hep birlikte fayda görürüz” ‘ifadelerini kullandı.




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: Content is protected !!