Çalışma Hayatıma Son Verirken

Bugün, 1 Mart 2022 itibariyle aktif çalışma hayatıma, erken emeklilik hakkımdan istifade ederek son vermiş bulunmaktayım. 13 yılı temel eğitim, 17 yılı da özel orta öğretimde olmak üzere tam 30 yıllık öğretmenlik hayatıma noktayı koymuş oldum. Bundan sonra günlük mesaim çok farklı olacak. Alışmak zor olmaz inşallah! Şöyle bir geriye dönüp bakınca aklıma gelenleri okuyucuyla paylaşmadan geçemeyeceğim.

Sene 1985, aylardan Eylül. Ankara’da üniversite eğitimini yeni tamamlamış bir gencim. Bir yandan okul hayatımın bitmesiyle ortaya çıkan belirsizlik, diğer yandan da artık bir baltaya sap olabilme kaygısıyla çırpınıyorum. Amacım Ankara’da kalmak. Sırf bu yüzden öğretmenlik yapmak mecburiyetinde kalmamak için pedagojik formasyon derslerini de almamıştım. Öğretmenlik yapmak istemediğimden değil, tayin sistemini kabul edemiyordum. Üç yıl burda beş yıl orda bana göre değildi kısacası. Ankara’da bir iş bulmaktan başka da bir çarem yoktu.

Nitekim çok fazla zaman geçmeden iş de buldum. Ankara Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren TÖMER’de (Türkçe Öğretim Merkezi) okutman olarak göreve başladım. Ancak bu görevde çok fazla kalamadım. 1986 sonbaharında askere gittim. 1987 Ağustosunda da aile birleşimi çerçevesinde Hollanda’ya geldim.

Hollanda’da ilk yılım dil öğrenmekle geçti. İkinci yılımda hem Hollandalılara Türkçe öğretmek için açmış olduğum kursta dersler verdim, hem de Utrecht Universitesi Doğu Dilleri Bölümünde okumaya başladım. Amacım mesleğime burada devam edebilmekti, ancak bunun pek de kolay olmayacağını anlayınca Pedagoji Akademisine gitmeye karar verdim. Sıfırdan başlayacaktım, ama yüksek öğretim mezunu olduğum için hızlandırılmış bir programı takip etme şansım vardı ve dört yıllık eğitimi iki yılda bitirdim. Bir yıl da ilave staj yaptıktan sonra 1992 yılında Hollanda eğitim sistemine öğretmen olarak dahil oldum. Tereciye tere satmaya başladım desem yeridir, zira Hollandalılara Hollandaca da dahil olmak üzere Hollandayı öğretmeye başlamıştım.

İşe başladığım ilk yıl, rezerve öğretmek olarak iki gün burda üç gün orda geçti. İkinci yıldan itibaren daha uzun süreli zamanlarda değişik okullarda çalıştım. Daha sonra 1996-2005 arası dokuz yıl boyunca Dalton sistemiyle eğitim veren bir okulda çalıştım ve 2005-2006 Öğretim yılında da zihinsel engelli gençlere yönelik eğitim veren bir orta öğretim kurumuna geçtim ve 17 yıl da orada çalıştıktan sonra bugün itibariyle emekli oldum.

Hollanda’da geçen bu 30 yıllık öğretmenlik hayatımda sürekli yenilikleri takip etmeye çalıştım. Öyle ki, birkaç gün önce, işveren tarafından oluşturulan dijital dosyama baktığımda, ne zaman takip ettiğimi bile unuttuğum hizmet içi eğitimlerin listesini gördüm. Bunlardan en önemlileri, Dalton Eğitimi Sertifikası, İkinci Dil Olarak Hollandacanın Öğretimi Sertifikası, özel eğitimde çalışmak için gerekli olan “Davranış ve Eğitim” Master Sertifikası ve Dijital Didaktik Uzmanlığı Diplomasıdır. Bu 30 yıl sadece sınıfta ders vermekle geçmedi tabii ki. Bir müddet NT2 (İkinci dil olarak Hollandaca), bölüm, ICT koordinatörlüğü ve son olarak da Dijital Didaktik Rehberliği (I-Coach) yaptım.

Evet, özellikle ilk zamanlarda zaman zaman rahatsız olduğum durumlar yaşamış olsam da, son 25 yılı zevkle geçirdiğimi söyleyebilirim. Özellikle de zihinsel engelli gençlerle olan 17 yıllık çalışmam manevi olarak bana oldukça büyük haz verdi. Onları özleyeceğim özlemesine, ama keşke demeyeceğimden eminin. Artık şimdi başka şeylere zaman ayırma zamanı diyelim.

Hollanda’daki 30’u eğitim içinde olmak üzere, geçen 35 yılda sadece işimle meşgul olmadım tabii ki. Eğitim, kültür, spor, sivil toplum, siyaset, ayrımcılıkla mücadele gibi alanlarda uzun yıllar hizmet etme şansına sahip oldum. Artık bu tür faaliyetlere farklı alan ve mekanlarda devam edeceğim. Allah sağlık verdikçe inandığım değer ve hedefler doğrultusunda çalışmaya devam edeceğim. Kim bilir, belki bunları sizlerle de paylaşırım.

Bu vesileyle Hollanda’da bir şekilde yollarımızın kesiştiği dostlarıma teşekkürü bir borç bilirim. Birlikte çok şeyler başardık, ama birlikte üzüldüğümüz zamanlar da oldu. Yeri geldi tek yumruk olduk, yeri geldi birbirimize dünyayı dar ettik. Ama şöyle genel bir muhasebe yapacak olursak, iyiliğin ağırlıkta olduğunu tespit ederiz.

Evet, bundan sonra emeklilik hayatımı Anavatanımızın güzide bir mekanında geçireceğim. Zaman zaman da sizlere güzel haberler vereceğim inşallah. Hakkınızı helal edin lütfen! Benden yana helal olsun!

Ahmet Suat Arı

1 Mart 2022




Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: Content is protected !!