Metin Yazarel

Gıravatlı Beyzadeler

metin-yazarel-web

Geçtiğimiz günlerde Almelo kentinde diaspora Ermenileri tarafından dikilen sözde soykırımı anıtı gündemimize girdi. Türk toplumunun tepkisi beklentilerin aksine az katılımlı cılız bir tepki olarak gerçekleşti. Milli bir mevzuda bu kadar duyarsız kalınmasını endişe içeren vahim bir durum olarak algıladım. Gelecek nesillerimize yönelik kin ve nefret duygusu uyandırmayı amaçlayan bir iftira kampanyasına karşı gerektiği gibi toplumsal tepki veremedik. Özeleştiri olması anlamında diyorum ki ortak akıl dediğimiz milli çıkarlarımıza öncelik veren sosyal duyarlılığı harekete geçiremedik ve maalesef sınıfta kaldık. Esasen toplum mühendisliği yaparak insanımızı harekete geçirecek olan kanaat önderi Gıravatlı Beyzadelerimiz duyarsız davrandı.

Salon toplantılarında temsil ettikleri dernekler adına arz-ı endam eden Beyzadeler, protesto mitinglerinde arazi olup hak ile yeksan oldular. Protokolde yer kapmak için birbirleriyle yarış eden Gıravatlılar nedense açık alanda çekilecek fotoğraf karelerinde yer almayı tercih etmediler. Türkiye’den gelen ünlüler, bakan, milletvekili, hatta Başbakan’la çektirdiği resimlerin altına sorunlarımızı ilettik notunu düşerek mavra kesen Gıravatlı Zübükzadeler bana göre ASALA’dan korktukları için deşifre olmak istemediler.

Diğer yandan, katılımın düşük olmasını gerekçe göstererek tertip komitesini eleştirenleri de insaflı bulmam. Organizasyonda görev alanların beceri ve kabiliyetleri nisbetinde insanları duyarlı hale getirebildikleri tezine itiraz etmem. İnisiyatif alarak duyarlılık gösterenleri tebrik edip haklarını teslim etmek isterim. Yeri gelmişken gazetesinde Ermeni meselesini yazdığım için değil, sosyal sorumluluk duygusuyla hareket ettiği için Haber Gazetesi ve İbrahim Karaman’a da teşekkür ederim. Anıt dikileceği duyumunu alır almaz gecenin bir vaktinde, Haber Gazetesi’nin baskısını durduralım ricamızı geri çevirmeyen, sürmanşetten ‘haydi şimdi lobi zamanı’ diye çağrı yapanların haklarının inkar edilmesine de rıza göstermem. Huzurda, ya da dört duvar arası toplantılarda ağır abi pozlarında, olmayan güç gösterisinde bulunarak rol kesen Gıravatlı Beyzadeleri eleştirenleri de haksız bulmam. Daha ileri giderek tavır koyma adına, milli-manevi konularda duyarsız kalan sözüm ona kanaat önderi Zübükzaadelerin toplantı ve davetlerine icabet etmemeyi önerirken, resmi toplantılara çağırmamayı teklif ederim.
Hollanda’da bulunduğumuz elli yıllık toplumsal hayatımıza lobicilik açısından bakacak olursak, bir arpa boyu kadar yol alamadığımız gerçeğiyle yüzleşiriz. Lafa gelince mangalda kül bırakmaz savururuz. Beşyüzbine yaklaşan nüfusumuzla, işadamlarımızla, avukatlarımızla, gazetecilerimizle, belediye meclisi üyelerimizle, milletvekillerimizle ve de binin üzerinde STK’larımızla övünür hava atarız. Atarız atmasına da üçbuçuk Ermeni’nin elde ettiği başarıya kıskançlıkla bakarız..!




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *