Göç Yollarında Mülteciler

Mültecilere yönelik yardım çalışmalarını koordine eden Murat Kurt’un Makedonya ve Türkiye’deki izlenimleri..

Mülteciler dünya gündemini meşgul etmeye devam ediyor. Özellikle de Suriyeli mülteciler her gün bir şekilde haberlerin konusu oluyorlar. Bazen, göç yolunda bugün yine şu kadar mülteci hayatını kaybetti türünden çok acıklı haberler de izliyoruz.

Her gün binlerce mülteci, daha iyi bir yaşam umudu için tehlikeli yolculukları göze alıp Türkiye üzerinden Avrupa’ya geçerek hayallerinin peşinden gitmeye devam ediyorlar. Milyonlarca mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye, yıllardır mültecilerin ilk sığınacakları ülkelerden biri haline gelmiş durumda. Hemen şunu da belirtelim ki, Türk insanının zorda kalan insanlara gösterdiği yardımseverlik, Türkiye devletinin de bu konuda işini kolaylaştırmaktadır.

Avrupa ülkeleri bırakın milyonları, daha binlerce mülteciyi istemeden de olsa kabul etmesi ile neredeyse Avrupa Birliği’nin sonunun geldiği yorumları yapılmaya başladı. Hatta ırkçılar giderek seslerini yükseltmeye başladı ve bazı yerlerde mültecilerin kaldığı mekanlara saldırılar bile olmakta gecikmedi.

Şu an, hali hazırda göç yollarında olan mültecilere, giitikçe ağırlaşan kış şartlarında yardım dağıtmak için geçenlerde Makedonya’nın Sırbistan sınırındaki Tabonevts’e sınır kapısına iki kilometre mesafedeki tren istasyonuna Hollanda IHH adına gittim. Hava sıcaklığı -5 derecede olan bu bölgede, iki gece binlerce mülteciye yol azığı, battaniye, kışlık elbise ve çocuklara süt dağıttık.

Türkiye’den Yunanistan’a geçebilen mülteciler bu ülkede işlemleri yapıldıktan sonra Makedonya’ya teslim ediliyor, Makedonya hükümeti de eski bir trene, üst üste bu insanları bindirerek 4 saatlik bir yolculuk sonucunda Sırbistan sınırına en yakın ve son istasyon olan Tabonevtse’ye getiriyor. Mülteciler bu istasyonda bazı yardım kuruluşlarının yardımlarıyla biraz soluklanıp dinleniyorlar ve iki kilometre ötedeki Sırbistan gümrüğüne yürüyorlar. Sırbistan’dan Macaristan’a oradan Avusturya’ya derken Avrupa’nın bir çok ülkesine dağılıyorlar.

Başta Suriyeliler olmak üzere Irak, Afganistan, Somali gibi ülkelerden gelen mültecilerin çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşuyor. Günlerdir zor şartlar altında yolculuk yapan çocukların bir kısmı hasta olarak, kadınlar ise yorgun bir şekilde geliyorlar. Hatta trenlerin bazı vagonlarının kapısı veya camı bile yoktu. Onlara hemen birer battaniye sarıp, ekmek, peynir, konserve, su gibi yiyecek-içecekler dağıttık. Çocuklara süt, şeker, balon verdik. Hasta olanlarını, orada gönüllü çalışan doktorlara muayene ettirdik ve en azından bir kaç basit ilaçla sıkıntılarını gidermeye çalıştık.

Yıllardır bir çok yardım projesine katılan biri olarak, o anda, bu katıldığım proje kadar beni çok fazla etkileyen çok az yardım çalışması olmuştur diye düşündüm. Aracısız, doğrudan ve o anda çaresiz gözlerle size bakan ihtiyaç sahibi insanlara bizzat elinizle yardım etme fırsatı buluyorsunuz. Gecenin bir yarısı, trenden inen bir çocuk, sizin yüzünüze öylece bakıp mahzun gözlerini sizden kaçırdığında, donma derecesinde hissettiğiniz üşüme duyusu bir anda kaybolup insanı bir sıcak basıyor.

Bu çalışmalarımızı, Makedonya’da yaşayan Arnavut kardeşlerimizle birlikte organize ettik. Arnavutlar bu konularda çok duyarlı ve şuurlu bir şekilde hareket ediyorlar. Orada olduğumuz müddetçe bize gönüllü olarak yardım ettiler. Biz döndükten sonra da onlar yardımların dağıtılmasına devam ettiler.

Makedonya’daki çalışmalardan sonra Türkiye’ye geçtim. Hatay-Yayladağı’na sığınmış olan Bayırbucak Türkmenleri’ne gıda dağıtımında bulunduk. Türkmendağı’nda yaşayan Türkmenlerin köyleri, Suriye ve Rusya tarafından bombardımana tutuluyor. Bir çok insan şehit olmuş ve onların yetimleri ile hanımları Türkiye’ye sığınmış durumda. Bu mağdur insanlara da yardımda bulunduk ve yetim çocuklara çikolata, şeker ve balonlar verdik.

Suriye’de filler tepişiyor, herkesin, her kesimin bir hesabı var. Arada kalan ve ezilen çocuklar, yaşlılar ve aciz insanlar. Her yerde onlar mağdur oluyor. Her gün bir çok insan, ya savaşın içinde ya da göç yollarında hayatını kaybediyor. Maalesef bazıları da yollarda soyuluyor ve cinsel istismara uğruyor. Yakın gelecekte, bu dert bitecek gibi de gözükmüyor.

Gerek Hollanda’da, gerek Makedonya’da ve gerekse de Türkiye’de olsun bu çalışmalarımıza katkıda bulunan herkese, mağdur ve mazlumlar adına çok teşekkür ediyoruz.




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: Content is protected !!