Hollanda’da bir ayrımcılık hikayesi: Vatandaşa 100 bin euro geri ödeme yapıldı

Hollanda’yı sarsan vergi dairesi skandalı kurumlardaki ayrımcılığı göz önüne sermiş, binlerce aile bu konuda sırf yabancı bir isimleri olduğundan dolayı mağdur duruma düşmüştü. Bu skandaldan dolayı Hollanda’da bir önceki hükümet düşmüş, seçime gidilmişti.

Avukat Rasim Küçükünal

Avukat Rasim Küçükünal

Bu tür ayrımcılıkların istisna olmadığını artık her geçen gün daha çok görmeye başladık. Genelde kurumlarla ve özelde SVB kurumuyla bu tür konularda mahkeme yolunu tutan bir çok müvekkili olan Küçükünal Avukatlık Burosu sahibi Rasim Küçükünal, geçtiğimiz aylarda yine böyle bir ayrımcılık karşısında müvekkilini başarıyla savundu.

Konuyla ilgili gazetemize açıklamalarda bulunan Avukat Rasim Küçükünal’ın ağzından dinleyelim hikayeyi: “Müvekkilimle engelli sigortası kapsamında mahkeme sürecini başlatmıştık. Yaklaşık 10 yıldır emekli olan müvekkilimi, UWV doktoru çağırarak ‘Artık sağlık durumunuz elverişli çalışabilirsiniz!’ diyor. Biz bu kararA öncelikle itiraz ettik. İtiraz esnasında tıbbi raporlarımızı sunduk. Bu raporlar aslında vatandaşımızın çalışamıyacağın belirtiyor. Ancak UWV doktoru bir tek seansla müvekkilime çalışabilirsin diyor. Emekli olmadan önce, yani işin en başında müvekkilim hasta annesinin bakımını üstleniyor ve bakımdan dolayı bir ücret alıyor. Yani müvekkilim işçi, annesi işveren olarak sigortalı bir şekilde annesinin bakımına resmi iş olarak başlıyor. 7/24 bakıcı olarak çalışıyor müvekkilim ve SVB bunu zamanında denetliyor ve bir sakınca görmüyor. Üstelik müvekkilimin işiyle ilgili olan tüm kağıt-kürek işlemlerini SVB üstleniyor, yani primleri kesiyor, diğer tüm gerekli işlemleri yapıyor, daha sonra ödemeyi müvekkilime gönderiyor.

Çok zorlu bir hastalıkla birlikte çok zorlu bir süreç müvekkilim için başlamış oluyor. Her geçen gün annesinin hastalığından dolayı daha çok gerilediğini ve ameliyatlar neticesinde, kollarının ve bacaklarının kesilmesi durumundan dolayı, bakım süreci gitgide zorlaşıyor. Müvekkilimin annesi 2008 yılında vefat ediyor. Bundan 1 ay sonra müvekkilimin ağabeyi de vefat ediyor ve bu müvekkilim depresyona giriyor. Bu zorlu süreç malesef müvekkilimin çalışmasına engel oluyor ve neticesinde 2011 yılından itibaren yüzde yüz çalışamayacağına kanaat getiriliyor ve malulen UWV’den emekli olarak yardım almaya başlıyor. Her 5 yılda bir bu vatandaşlar bu tür konularda standard konrolden geçerler ki; müvekkilim de daha önce bu kontrolden geçmiştir. Ancak ikinci 5. Yılın ardından gerçekleşen kontrolde ‘Artık düzeldiğinizi düşünüyoruz’ diyerek, müvekkilimin çalışması gerektiğini savunuyorlar.

İtiraz hakkımızı kullanarak, bu karara itiraz ediyoruz. Elimizde yeterli tıbbi belge var ve kazanacağımızdan eminiz. Dava ilerledikçe ve biz daha fazla fazla rapor sundukça, UWV artık bu olayın rengini değiştirmek için başka başka gerekçeler ortaya atmaya başlıyor. Yeni bir bilgi edindiklerini söyleyipmüvekkilimin annesinin bakımını yaptığı esnada ‘sigortalı olarak çalışmadığınız duyumunu aldık’ şeklinde tuhaf bir bilgiyle geldiler.

Bu öncelikle tabii ki çok ağır bir suçlama, bunu belgelmelerini istedik hemen UWV’den. Önümüzde sürdükleri belge ise,  SVB’nin ‘Fraude’ (Sahtekarlık) bölümünden bir mektup. Orada Vergi Dairesi’nden bilgi aldıklarını ve müvekkilimin hiç bir zaman sigortalı çalışmadığı tezini ortaya atıyorlar. Bu belgeleri bize sunmalarını istedikğimizde ise ‘Öyle bir şey yok, sadece bununla ilgili bir sözlü bir duyum aldık’ diyorlar.

Bu söylemle birlikte delil aktarma yükümlülüğünü bize yıkmaya çalıştı UWV. Bizden müvekkilimin sigorta primlerinin ödendiğine dair belge istediler. Tabii şimdi 10 yıldan fazla üzerinden zaman geçmiş bir konu, kanunen zaten bilgi saklama süresi 5 yıldır. Kapanmış bir mevzuyu 10 yıl sonra açıyorsunuz ve kendi iddia ettiğiniz konuyla ilgili bir de belgeyi bizden istiyorsunuz. Mesela müvekkilimin annesi yaşamış olsaydı onun ifadesini alabilirdik, veya başka türlü bir muhasebe olsaydı o belgeleri isterdik. Ancak üzerinden 10 yıldan fazla bir süre geçmiş, böyle bir savunma durumu yok tabii ki. İlk mahkeme sürecinde ise mahkeme SVB’nin devlet kurumu olduğunu, böyle bir iddiayı durduk yere ortaya atmayacağını savunarak bizi haksız çıkardı. Ancak sonradan Vergi Dairesi skandalında aslında işin renginin farklı olduğunu gördük tabii.

Ben bu kararı benimsemedim ve yüksek itiraza başvurdum. Orada 3 hakimden oluşan bir mahkemede, UWV’nin iddilarının yetersiz olduğunu belirttiler ve üstüne üstlük hakimin birisi şu şekilde müvekkilimi haklı buldu: ‘Vergi ödenmemişse, bunu işveren sayılan annesi ödememiş, onun kabahatidir, UWV bunu talep edecekse ondan talep etmek durumundadır. İşçi durumunda olan kişiden ise bunlar talep edilemez ve vatandaşı böyle mağdur edemezsiniz. Geriye dönük olarak başvuru sahibinden kesilen tüm ödenekelerin geri ödenmesine hükmediyoruz’ dedi.

Bu kararla birlikte, haksız yere kesilen ödemelerin tekrar ödenmesine ve tekrardan müvekkiliminzin emeklilik maaşının bağlanmasına karar verdi üst mahkeme. Toplamda 100 bin euroya yaklaşan bir ödeme yapıldı müvekkilime.

Bu süreçte bizim ilgimizi çeken olay şu oldu. Bir devlet kurumunun (FSV diye adlandırılan duyum/iddiası üzerinden yüzbinlerce vatandaşa ayrımcılık yapıldı) vatandaşlarını mağdur etmesi! Çünkü en ufak bir algı vatandaşın hayatını söndürüyor, işin içinden çıkılmaz bir hal alıyor.

2016’da başladığımız bu davayı bugün sonuçlandırdık. 6 yıldır uğraştığımız bir dava. Düşünebiliyor musunuz, hem vatandaşın sağlık sorunları var, hem de böyle bir can sıkıcı bir davayla uğraşıyor olmasını!?”

Bu konularla alakalı Avukat Rasim Küçükünal’a telefonla ya da e-maille başvurabilirsiniz.

info@kucukunal.nl
010 – 238 08 30

 




Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: Content is protected !!