HTİB’ten 1 Mayıs kutlaması

Kısa adı HTİB olan Hollanda Türk İşçiler Birliği, 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı bir basın bildirisi ile kutladı. “Eşit ve adaletli bir dünya için” ve “Güzel bir gelecek inşa etmek için” 1 Mayıs’ta ortak mücadele çağrısında da bulunan HTİB, tüm dünyada çalışan tüm emekçileri selamlayarak bayramlarını kutladıklarını belirtti.

 

 

HTİB’in 1 Mayıs kutlaması:

“100 yılı aşkın süredir mücadeleler tarihi olan 1 mayıs işçi bayramınızı HTIB adına kutlar; Yaşasın Bir Mayıs diyerek tüm emekçileri ve emekten yana olanları selamlıyoruz.

Dünyamızda yaratılan değerler hala eşit koşullarda paylaşılmıyor. Bugün birçok ülkede açlık ve sefalet bir yaşam biçimi olarak sürüyor. Ülkeler arasındaki gelir dağılımı dengesi giderek bozuluyor. Bugün yalnız şirketlerin iflasından söz edilmiyor, artık borçlu devletlerin iflası gündemde. Bu tehlike tüm insanlığı ve insani değerleri tehdit ediyor.

Hollanda’da sağlık, refah ve insanın kendini geliştirmesine yönelik fonlardan sürekli kısıtlamalar yapılıyor. Sosyal ödenekler kısılıyor, sosyal güvence sisteminde değişikliğe gidiliyor; emekli, engelli, genç, yani toplumun her kesiminden emekçi olan vatandaşlarımızın hakları ellerinden alınıyor, vergiler artıyor; zenginler daha zengin fakirler daha fakir oluyor. Toplumsal eşitsizlik sürüp gidiyor.

2010 yılında ırkçı Wilders’ın dışarıdan destegiyle başbakan olan Rutte, o gün gündeme getirdigi kemer sıkma politikalarını hala uyguluyarak emekçi Hollanda halkının ve göçmenlerin yaşamını kökten sarsıyor.

İşsizlik sorunu bugün Hollanda toplum yaşamında sosyal bir felaket olarak kendini sürdürmektedir. İşsizlikten en fazla payını alanlar hiç şüphesiz gençler ve göçmenler olmaktadır. Yeni sosyal güvenlik yasa tasarısı (AOW,Wayong…) ile de işsizliğin daha kötü boyutlara ulaşacağı açıkça görülmektedir. Bugün Hollanda`da genel işsizlik ile göçmenler arasında yaşanılan işşizlik oranında ciddi uçurum gözlenmektedir. Bu eşit olmayan durum Hollanda toplumu ile göçmenler arasındaki ilişkileri olumsuz yönde etkilemektedir. Buna dur demek için birlikte mücadele etmek gerekmektedir.

Bugüne kadar yapılan bazı çalışmaların etkin olamaması Wilders ve Wilders gibilerin güçlü olmasından değil, halkın yeterince birlik olamamasından kaynaklanmaktadır. Şunu bilmeliyiz ki ancak birlik olursak mevcut haklarımızı koruyabilir ve yeni haklar elde edebiliriz.

Ortaya çıktığı günden bu yana 1 Mayıs, dil, din, ırk ayrımı yapmadan, işçi ve emekçilerin birlik, dayanışma ve mücadele günü olmuştur.

Eşit ve adaletli bir dünya için, güzel bir gelecek inşa edebilmek için;

Işsizliğe, yoksulluğa hayır diyen, savaşa hayır diyen barış isteyen, başta sendikalar olmak üzere tüm ilericileri, demokrasiden yana olan güçleri 1 Mayıs’ın ortak mücadelesine katılmaya çagırıyoruz.”

 

 




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *