İlhan Karaçay yazdı: “TÜRK MEDYASI RENCİDE EDİLDİ”

Başbakan Davutoğlu’nun Hollanda ziyareti sırasında yapacağı toplantıların sonuncusunu, kısmen izleyebilecekleri belirtilen Türk medya mensupları, Başbakan’ın Sivil Toplum Kuruluşları ile yaptığı son toplantısında rencide edildi. Konuyla ilgili olarak Lahey Basın Müşavirliği’mizden gelen mesaj aynen şöyleydi:

Değerli Basın Mensupları,
Sayın Başbakanımızın Hollanda ziyareti çerçevesinde Lahey Hilton Hotel’de “Hollanda Türk Toplumu temsilcileriyle” buluşmasının ilk bölümünü basın mensubu olarak takibiniz mümkün olacaktır.
Yer: Lahey Hilton Hotel (Zeestraat 35, 2518 AA Den Haag) Saat: 18:00
NOT: Kameralara izin verilmeyecektir. Fotoğraf makinelerine izin verilecektir.
Lahey Basın Müşavirliği.

Gerek uslup bakımından çok soğuk ve gerekse katılabilme şartının çok ucuz bir şekilde belirtilmiş olduğu bu bildiri beni çok üzmüştü. Bunun üzerine ben de Basın Müşavirliğimize şu mesajı geçtim:

Davet mi, inayet mi olduğunu anlayamadığım mesajınız için teşekkürler.
Takip edebileceğimizi belirttiğiniz ‘ilk bölüm’den kastınız nedir?
Neyi ne kadar takip edebileceğimizi öğrenirsem mutlu olacağım.
Saygılarımla,
İlhan

Bu mesajımı geçtikten bir saat sonra Basın Müşavirimiz Emrullah Akgündüz telefonla aradılar. Ortada bir yanlış anlama olduğunu belirttiler. Tüm davetlilerin olduğu gibi, basın listesinin de Başbakanlığa gönderildiğini ve teyid edilen isimler arasında benim ismimin de bulunduğunu belirten müşavirimiz, ‘Birinci bölüm’ün süresini bilmediğini söylediler.
Ben de, ‘5 dakika ise gelmem’ dedim. Emrullah bey lütfettiler ve ‘Sizin için Büyükelçimize ve Başbakanlığa yazayım’ dedi ama ben, ‘Teşekkür ederim, bana ayrıcalık tanınmasın, medya mensubu arkadaşlarım ile dayanışma içinde olayım’ dedim ve hiç bir toplantıya gitmedim.

Sonradan öğrendiğime göre, Türk Sivil Toplum Kuruluşları’nın temsilcileri ile yapılan toplantının başlamasından yarım saat sonra, mikrofonla yapılan anonsta, medya mensuplarının dışarı çıkması istendi. Medya mensupları hiç hoşlanmadılar ve hatta kahroldular ama salonu terk etmek mecburiyetinde kaldılar. Ama ne var ki, Türkiye’den gelen medya mensupları salona tekrar alındılar.
Şimdi sormak grekir: Başbakan Davutoğlu’nun bu işgüzarlıktan haberi var mıydı acaba? Başbakanlık müşavirleri, özel kalemleri ve güvenlikçileri kimi kimden koruyorlardı acaba?
Başbakan, Türk Sivil Toplum Kuruluşları temsilcileriyle hangi devlet sırrını konuşacaktı acaba?
Bir başka soru daha var: Türkiye’den gelen gazeteciler ile, Hollanda’daki gazeteciler arasındaki fark neydi acaba?
İşte bu son gelişme maalesef ziyaretin en acı yönü oldu.
Kendi kendime ‘İyi ki gitmemişim’ dedim.
Gitseydim ne mi olurdu?
Ayağa kalkardım, Başbakan’ıma durumu sorardım. Ya dayak yerdim, ya kelepçelenirdim veya onurlu bir şekilde yerimde oturmaya devam ederdim.

İşte böyle sevgili okurlarım. Başbakan’ımızın sevindirici temasları sonrasında, hem ‘Fincanı taştan oyarlar, Avrupa’ya böyle………’ ve hem de ‘Bir baba hindi’ şarkısını söyleyecek kadar Türk’üm. Ama beni rencide edecek durumları protesto edecek kadar da cesur ve medeniyim.
Var mı şimdi buna itiraz eden?

Kalın sağlıcakla !

 




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: Content is protected !!