İNSANIN EN TEMEL HARİKASI ELBETTE AHLAKTIR

Bizi suç işlemekten alıkoyan ne? Ya da etrafımızdaki insanlara kötü davranmamızı ne engelliyor? Peki bizi yücelten şey ne olabilir?

Her insanın içinde, onu kötü şeyler yapmaktan alıkoyan bir güç vardır. Kimisi ceza almamak için kimisi ise vicdanıyla başbaşa kalmamak için kaçınır “kötü” olarak tanımlanan davranışlardan.

Kimisi ise gerçekten yüceltmiştir sahip olduğu ahlak olgusunu. Ama herkesin içinde ahlak vardır. En çok içimizde bulundurduğumuz ahlak seviyesidir aslında bizi kademelendiren; sanılanın aksine eğitim, para veya güç değildir.

Karşımızdaki insanı tasvir ederken bile öncelikli olarak ‘adam’ veya ‘insan’ olup olmadığını gözönünde bulundururuz. Bunun gibi kullandığımız sıfatlar ahlak ölçüsü değil midir sizce de?

Çoğu zaman ahlaki seçimlerimizin altında yatanları tam olarak anlayamıyoruz. Ahlaki seçimler yaratılışımızdaki fıtrata uygun olmalı; irade, özgürlük, bilgi, güven, merhamet, aşk, sevgi ve inanç güçlerini barındırmalıdır.

Doğru yoldan gitmemizi sağlayacak unsurları seçtiğimiz takdirde, kendimizi en önemli olan pozisyonda en üstlere çıkartmış olmaz mıyız? Hissettiğimiz tüm güzel duygular, içselleştirdiğimiz her değerli inanç bizi nereye çıkarıyor? İnsan olmak! İnsan olmanın asıl anlamı ahlak sahibi olmaktır öncelikle.

Aslında hepimiz güzel ahlaklı ve erdemli olmanın gerekliliğini biliriz. Ancak bunu hayatımızda ne kadar uygulayabiliyoruz bunu tartışmalıyız. Geleceğimiz için bırakabileceğimiz en güzel miras güzel ahlak sahibi eğitilmiş nesillerdir diyoruz. Güzel bir ideal.

Ama şu da bir gerçek ki, miras bırakabilmek için ona sahip olmak gerekir. Bizler ne isek, nesillerimizin de o olacağı bir gerçek.
Güzel ahlak gerçekten sözle iştigal olunan, konuşulan değil, olunan bir değer.

Güzel ahlak’ı eğitim kurumlarından beklemek yanlış olur. Okullar ve eğitim kurumlarının işlevi bilgi ve ilim aktarmak veya özgür düşünceyi geliştirmektir. Oysa ahlak eğitimi aileden ve örneklikten başlar.

Anne-babanın, hatta geniş ailenin ahlak yapısı çocuğa aktarılır. Ahlak evet öncelikle kişisel bir donanımdır, bireyden başlar ama akabinde bunu kademe kademe topluma yaymak gerekir. Ünlü bir pedagog der ki, “Toplumsal bir hareket olmadan kendi çocuğunu güzel ahlaklı ve yumuşak huylu yetiştiren, çocuğunu biraz da diğer çocuklara yem yetiştirir.”

Bu yüzden ‘başkasının çocuğundan banane’ demek yetmiyor. Toplumsal bir ahlaki seferberlik gerekiyor. Ahlak ve doğru eğitim için. Doğru dürüst işleyen sistemleri kurmak için.

Güzel ahlak dediğimiz şey, sembolik davranışlar ya da ritüeller değil aslında. Güzel ahlak, ‘olmak’tır. Cömertlik, merhamet, affedicilik, nezaket, hüsn-ü zan, fedakarlık, sabır, şükür, tevazu, içtenlik, göründüğün gibi olmak, iyilik, saygı, sevgi, hoşgörü gibi terimler sözde değil, özde yaşanmalı.

Zira ahlakı olmayan toplumların, ruhu da olmaz…Hayatın özü aslında güzel ahlaktır. Bunu peygamberimiz açıkça ne güzel ifade etmiş: “Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim.”

Bayramınızı tebrik eder, mutlu ve huzurlu günler dilerim.




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: Content is protected !!
%d bloggers like this: