IOT’ye bağlı federasyonlar ‘ille de sandık’ dedi

IOT Başkan Yardımcısı Göksel Soyugüzel, konuşmasına 19 Mart Çarşamba günü yapılacak, belediye meclisi seçimlerinde IOT’nin tarafsız olduğunu söyleyerek, herkesin seçimlere katılması gerektiği yönünde çağrıda bulundu.

 

Soyugüzel  şöyle devam etti, “Belediye meclisi seçimlerine aktif şekilde katılmak, demokratik bir hakkın kullanımı, kamu yönetimlerinde yer alma bilinç ve sorumluluğunun gelişmesi, yaşadığımız çevreyle ilgili kararların alınmasında söz sahibi olabilmek, varlığımızı hissettirerek ciddiye alınmak ve sorunlarımızın çözümlerini takip etmek açısından çok önemlidir. İktidardaki hükümet, birçok önemli konuda politikanın uygulama sorumluluğunu belediyelere aktarıyor. Bu konular, herkesi olduğu gibi özellikle vatandaşlarımızı yakından ilgilendiriyor” dedi.

 

Gelecek yıldan itibaren gençlik yardım kuruluşlarından (Jeugdzorg) belediyelerin sorumlu olacağı, bunun yanında “Participatiewet” yani Katılım Yasasının yürürlüğe gireceği ve bu yasanın uygulanmasından da belediyelerin sorumlu olacağını söyleyen Soyugüzel sözlerine şöyle devam etti, “Genç engelliler daha çabuk  ‘Bijstand’ yani asgari geçim yardımı kapsamına girecekler. Asgari geçim yardım ödeneği alanlardan, ödenek karşılığında kamu hizmeti yapmaları istenecek, aksi halde ödeneklerinde kesinti olabilecek. Tüm bu önlemler Türkleri de yakından etkileyecek. Çünkü Türkler arasında işsizlik oranı Hollandalılardan üç kat daha fazla” ifadelerini kullandı.

 

Kısa adı AWBZ olan Özgün Hastalık Masrafları Genel Yasası’nın önemli bir bölümünün de, WMO Yasasına dahil edildiğini, WMO’nun yani Toplumsal Gelişim Yasasının da belediyeler tarafından uygulandığını ve bundan da en çok yaşlılarımızın etkileneceğini belirtti. “Türk yaşlıların üçte ikisi yoksulluk sınırının altında bir gelir ile geçiniyor. Bu oran Hollandalı yaşlılar arasında yüzde 6 dolayında seyrediyor. Bunun yanı sıra bizim yaşlılarımız Hollanda bürokrasisinde hakkı olan yardımları nasıl alacağını da bilmiyor. Bu da şu soruyu beraberinde getiriyor. Bizim yaşlılarımız gelecekte ihtiyaçları olan sağlık ve bakım hizmetlerinden ne ölçüde yararlanabilecekler? İşte bu konu da belediyelerin yetki alanına giriyor. Aslında belediyeler bu alanda yetkileri olmadan önce de çok önemliydi. Örneğin, temel eğitimde çocuklarımız, mevcut fırsatlardan Hollandalı çocuklara göre daha az yararlanıyorlar. Bu konuda haksızlığı giderme yetkisi de belediyelerin elinde. Siyah-beyaz şeklinde ayrışma yerine, karma okulların oluşması, okulların kalitesinin artırılması ve velilerin eğitime katkıları gibi konularda belediyeler etkili olabilirler. Elimizde olan bilgilere göre Hollanda genelinde görev yapan 9175 belediye meclisi üyesinden 187’si Türkiye kökenli. Bu da toplamda yüzde 2 oranına tekabül ediyor. Hollanda’da yaşayan Türklerin genel nüfusa oranı ise yüzde 2,3 dolayında. Bu da belediye meclislerine seçilme oranı açısından, Hollandalılarla yaklaşık eşit düzeyde olduğumuz anlamına geliyor. Diğer azınlık grupları ile karşılaştırıldığında daha iyi bir konumu ifade eden bu katılım oranı ile gurur duyuyoruz. Elbette bu noktaya gelebilmek içim tüm sivil toplum kuruluşlarımız, yıllardır yoğun çalışmalar yaptılar. 19 Mart’ta özellikle seçimlere katılım çıtamızı daha da yükseltmemiz gerekir. Gelin hep birlikte, demokrasiye sahip çıkarak, 10 gün sonra yapılacak, yerel yönetim seçimlerinde Türklerin katılımını doruğa çıkaralım, söz hakkımızı kullanalım, varlığımızı hissettirelim” dedi.

 

Federasyonların seçimlere katılım çağrısı geliyor…




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *