Korona virüsünün yarattığı korku ve gerilimler.

Tüm dünyaya korku salan bir salgın hastalık nedeniyle her ülke kendi gerçeklerine uygun tedbirler aldı. Hollanda ve İngiltere gibi ülkeler, önce sürü bağışıklı yöntemini tercih edeceğiz derken İtalya ve İspanya’daki ürkütücü gelişmeleri görünce bu ülkelerde sosyal tecrit ve sosyal mesafe uygulamasını gönüllülük ilkesine dayalı evde kalma tedbirlerini tercih ettiler. Sosyal mesafe kuralında üç kişiyi geçen guruplaşmalara kişi başı 400 Euro gibi para cezası uygulayarak sosyal mesafeyi sıkı denetim altına aldılar.

Türkiye ise, ikna edici bir yönetemle kademeli sosyal tecrit uygulamasını kabul etti. Salgının Türkiye’ye girdiğinin tespit edildiği ilk günlerde T.C. Sağlık Bakanlığı’nın virüsle mücadele önlemleri konosunda yüzde 80 mutabakat sağlandı, Sağlık Bakanı Koca’ya güven duygusuyla birlikte övgüler yağdırıldı.

Bazı şehirlerde hafta sonu iki günlük sokağa çıkma kısıtlamsı uygulamasında arzu edilmeyen görüntülerin ortaya çıkmasıyla birlikte, sert önlemler ve disiplini konusunda görüş ayrılıkları yaşandığı görüldü.

Ne oldu da birden bilim kurulu üyelerinden bazı kişilerin de dahil olduğu tartışmalarda ‘ama’, ‘fakat’ gibi bahanelerle toplumsal gerilim ve korkular uyandıran eleştirilerle güven duygusunu zedeleyecek beyanlar çoğaldı?

Peki, neden hemen her gün televizyonların Korona ile ilgili açık oturumlarında toplum mühendisliği ürünü programların yapılmasına izin verildi. Birilerinin korku ve algı bozukluğu üzerinden toplumsal gerilim yaratmak amacıyla tasarlanmış, mühendislik harikası beyanlarla insanların canının sıkılmasına müsade edildi. Tıpkı CHP’li Yıldırım Kaya’nın Cumhurbaşkanlığı’nın maske ve kolanyalı paketlerini dağıtanların aslında virüs dağıttığı ithamında bulunarak, korku salıp, gerilimler yaratması gibi.

Maalesef niyeti pis kimselerin medya ve sosyal medya üzerinden kitlelerin sinir uçlarına dokunarak teyakkuza geçirecek, kontrolsüz öfke ve korku kabarmasına neden olacak tehlikeli ve can sıkan oyunları insanları endişeye sevkediyor. Üstelik bizim geleneğimizde öfke baldan tatlıdır diye sığınacak bir liman varken..!
M. Yazarel




Yorumunuz...

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: Content is protected !!
%d bloggers like this: