Marc Zuckenberg

sedat-cakir-web

 

Put your money where your mouth is. Amerikalılar karnın nerede doyuyorsa paranı da oraya yatır diye bir atasözü kullanıyorlar. Bizde karnın nerede doyuyorsa vatanın orasıdır diye kullanıyoruz.
Marc Zuckenberg, Facebook kurucusu, bunu anladığından kazancının önemli bir bölümünü hayır işleri için kullanıyor.
Nerede kullanıyor? Amerika içinde hayır işleri için. Yani parasını kazandığı yerde.
Bizim Marc Zuckenberg’larımız nerede? Hollanda’da kazandığı parasını yine burada hayır işleri ve gençlerin gelişimi için harcayanlar.
Hollanda’da bizim sayemizde para kazanan ve servet sahibi olan işverenlerimiz Türkiye’de hayır işleri yapıyorlar. Bu sevindirici bir gelişme.
İşverenlerimiz çeşitli vakıflar aracılığıyla dünyanın envai çeşit ülkesinde okullara yardımlar gönderiyorlar. Bu da sevindirici bir gelişme.
Hollanda’da gençlerimiz kendilerini buraya ait olarak göremediklerinden ve hor görüldüklerinden dolayı mutsuzlar ve Türkiye’ye dönmek istiyorlar. Para kazanmanın sek olarak mutlu olmaya yeterli olmadığını gözlemliyoruz. Yaşadığın toplumda da saygın bir yerin olması gerekiyor.
Saygınlık kısmen paradan geçse de; daha çok sanat, kültür ve spor üçgeninde belirginleşiyor. Toplumun sana olan bakışını değiştiriyor.
Sanat, kültür ve spor üçgenide maalesef bu işe gönül vermiş hayırsever kişiler olmadan yürümüyor.
Spor ayağında güzel gelişmeleri görüyoruz. Bunların bir kısmının Türkiye ye yönelik olduğunu görsek te yine olumlu olarak algılıyoruz. Bunun yanı sıra çok sayıda alt sıralarda oynayan takımların varlığına tanık oluyoruz. Sporda yeniden Türkiyemspor gibi üst sıralarda şampiyonluğa oynayacak takımlara ihtiyacımız var.
Sanat dallarında başarılı gençlerimiz için iş dünyasından aynı desteğin olmadığını görüyoruz. Nedendir? Başarı görülmüyor mu? Yada yok mu?
Yazarlarımız Hollanda piyasasında yoklar. Erdal Balcı, Groene Amsterdammer’da  müthiş güzel ve akıcı yazılar ve öyküler yayınlıyor. Hollandaca kitabını kim yayınlayacak diye bekliyor. Sadık Yemni korkunç derecede heyecanlı kitaplarını yeteri kadar yayımlayıp dağıtamıyor. Sevgili Şenol Ocaklı abimiz tüm işveren derneklerini ve işverenlerimizi dolaşmasına rağmen ansiklopedik kitabını yazmaya para bulamadı. 2011 yılı başında kitap için reklam bütçemiz bitti diyebilen işverenlerimiz var. Utanmak gerek.
Kitabımız yok diyebiliriz. Kitapsız bir toplum.
Kitapsız bir toplum olunca kültürsüz de kalınıyor.
Kulsan güzel konserlerini Hollandalıların teşvikleri ile yine ancak Hollandalılara hazırlayabiliyor. Kulsan daha iyi bir bütçeyle daha fazla sanatçımıza destek çıksa fena mı olur? Kulsan tarafından verilecek burslarla Hollanda da sanatçılarımız eğitilse ve kendileri için bir sahne hazırlansa ve bu gençlerimizde burada kalsalar çok şey istemişmi oluruz?
Kulsan’la bir ticari bağım yok. Yanlış anlaşılmasın. Ama Adnan Dalkıran abimiz bu konuda çalışma yapabilecek kişilerden biridir. Sanatçı fonu oluşsun ve bu fondan sahne sanatı sergileyen gençlerimiz faydalansınlar.
Bunu HOTIAD ve HOGİAF yöneticilerine ve üyelerine açık mektup olarakta algılayabilirsiniz. Bu iki işveren vakfı üyeleri Hollanda Türk iş camiasının 60% cirosuna sahip.
Marc Zuckenberg 1,5 milyar dolar vakıf ve yardım hizmetleri için ayırmış durumda. Yani ortalama kurdan 1,1 milyar Avro.
HOTIAD ve HOGIAF, hodri meydan, bakalım toplamda bir Marc Zuckenberg yapabilecek miyiz?
Buna isterseniz cılız basınımıza vermiş olduğunuz ilanları da ekleyebilirsiniz.
Bulunduğumuz toplumda kabul görmüş bireyler olmamız dileğimle yeni yılınızı kutlarım.

Not: Aslan yattığı yerden belli olur.