Pvda’nın ‘kirli çamaşırlarını’ ortaya döktüler

Imzala-Imzala-Imzala! Buraya! Hemen yap hadi! Hemen imzala! Size daha büyük portföy, parti içerisinde daha iyi bir konum vereceğiz! Bu sözler Pvda Parti Lideri Diederik Samsom’a ait. 48 saat boyunca yapılan bu tür baskılar sonucunda Tunahan Kuzu ve Selçuk Öztürk, Pvda’nın istediği dokümanı imzalamayınca partiden ihraç edildiler. Kuzu ve Öztürk: “Bakan Lodewijk Asscher’a sorgusuz sualsiz desteğimizi açıklamamız istendi, yoksa bunun hem partiye hem de bakana zarar vereceği söylendi”.

krant-knipsel_n

 

Samsom’un yerine Asscher’ı getirecekler

Parti içerisinde Bakan Lodewijk Asscher’ın, Parti Lideri Diederik Samsom’un yerine ne zaman geçeceğinin şimdiden tartışıldığını söyleyen ikili, Bundan Samson’un haberi bile yok” dediler.

Tunahan Kuzu kendisinin ‘Büyük bir yetenek potansiyeli olarak milletvekili listesine girdiğini ve partinin yeni Nebahat Albayrak olacağı’ için seçildiğini söyledi. Üstelik milletvekili olmasından itibaren daha az kazanmaya başladığını da sözlerine ekledi: “O zamanlar bizi iyi görenler şimdilerde bize canavar muamelesi yapıyor dedi.

Kuzu: “Samsom parti lideri olarak kendi statüsünü korumak için ‘sorun çıkaran milletvekillerini‘ köşeye sıkıştırmak istedi. Bizleri ayağına çağırdığını basına sızdırmıştı bile ve “Bu dokümanı imzalamanız lazım, yoksa sizi partiden atarım” dedi. Bunun üzerine Buna yetkin yok, parti kurulunun kararı ancak yapabilir onu” dediğimde iyice küplere bindi” ifadesini kullandı.

Parti içinde 3 ayrı grubun olduğunu belirten Kuzu: “Martijn van Dam’ın öncülüğündeki ‘partiden ihraç edilisinler’ grubu, ‘imzalayın da bitsin bu iş’ diyenler bir de ‘arayı bulalım sorun çıkmasın’ diyen üçüncü grup.

Mustafa Ünver’in tweeti

HDV Vakfı Başkanı Mustafa Ünver’in attığı tweet üzerine Tunahan Kuzu: “Biz ondan öyle bir şey yapmasını istemedik. Ona kalırsa Wilders da “Bunları acilen Türkiye’ye gönderin” dedi, ona hiç kimse ses çıkarmadı” dedi.

‘Marcouch bu işleri çaktırmadan, gizlice yapmak lazım’ derdi

Selçuk Öztürk ise Ahmed Marcouch’a söylediği ‘Allah belanı versin’ sözlerinin ise milletvekillerinden onlarca kez ‘Godverdomme’ duyduktan sonra söylediğini belirtiyor.

Öztürk: “Marcouch’la çok kişisel görüşmelerimiz oldu. Yemeğe genelde beraber çıkardık.  Çizgimiz birbirine çok yakındı, o da benim gibi düşünüyordu. Akşamları beni istasyona götürürdü. Müslümanlarla alakalı konularda “Bunları çaktırmadan, belli etmeden gizlice yapmak lazım, öyle ulu orta değil” derdi. Ama Marcouch’un bir düğmesi var, parti tarafından o düğmeye basıldığında, anında Marcouch Bakan Asscher’ı övmeye başlar.” açıklamasında bulundu.




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *