Rehavet pandemiye yarıyor

Corona illetinin yakamızdan henüz düşmemiş olmasına rağmen, yeni eğitim yılının başlamasıyla birlikte yüksek öğrenim hariç tüm okullarda normal eğitime geçildi.

Bulaşma riskini asgari seviyede tutabilmek için bir takım önlemler söz konusu olsa da, çocuk ve gençlerin fıtratları gereği bu kurallara uymadıklarını görüyoruz. Gidişata bakılırsa daha sıkı önlemler bizi bekliyor demektir.

Bir eğitimci olarak normal eğitime başlayabilmenin tadını çıkarmaya çalışırken, alınan tüm tedbirlere rağmen iki meslekdaşta virüs bulunması üzerine okulu geçici olarak kapatma kararı almak zorunda kaldık maalesef. Ümidimiz sonbahar tatili sonrası tekrar öğrencilerimizle buluşup işimizin başına dönmek.

Ancak virüsün diğer personel ve öğrencilere de sıçramış olması durumunda tekrar ne zaman normale dönebilecegizi bilemiyoruz. İnşallah bulaşma iki kişiyle sınırlı kalır diyelim.

Kendi iş hayatımdaki bir gelişmeyi burada yazmaktan kastım, tabii ki meselenin ciddiyetine dikkat çekmek içindir. Şayet bu virüsü ciddiye almayıp bildiğimizi okumaya devam edersek daha uzun zaman bu illetten kurtulamayacağımız kesindir. Bunun da faturası eğitim, sağlık hizmetleri, ekonomi, istihdam gibi hayati alanlara kesilecektir.

Kısacası hem ferdi hem de toplumsal etkisi büyük tahribatlara yol açan böylesi bir pandemiyi ciddiye almamak gibi bir lüksümüz yok, tam aksine onu ortadan kaldırmak için topyekün mücadele verilmesi gerekir. Cenazelerimizi bile defnedemediğimiz günleri ne çabuk unuttuk!

Pandemi hepimizin kimyasını bozmakla kalmadı. Hiçbir şey alışık olduğumuz gibi olmamaktadır. Okulda, çarşıda, pazarda, düğünde, dernekte, camide, cenazede, matemde ‘normal’ davranabilmemiz mümkün değil. Uzun zamandır göremediğimiz bir dostumuza veya yakınımıza, daha da kötüsü yaşlı anne babamıza, dedemize ve ninemize virüs bulaşabilir diye şöyle doya doya bir sarılamıyoruz bile. Bu pandemi bizi iyice asosyalleştirecek gibi görünüyor!

Pandemi kıskacında genel seçimler

Pandemi önümüzdeki ilkbaharda yapılacak olan genel seçimleri de büyük ölçüde etkileyecektir. Kitlelerin bir araya geleceği toplantılar mümkün olmayacak. Siyasi partiler seçmenlere ulaşabilmek için yeni stratejiler geliştirmek mecburiyetindeler.

Televizyon, gazete ve sosyal medya her zaman olduğundan daha fazla önemli hale geldiler. Bu platformlarda yer bulamayanların seçmenlere ulaşması neredeyse imkansız olacaktır.


Televizyon ekranları ve gazeteler koalisyon ortakları ve muhalefetteki büyük partiler için kolay ulaşılabilen platformlardır. Ne de olsa iktidar nimetleri onların elindedir. Ancak küçük partilere televizyon pastasından düşen pay kırıntıdan ibaret olacaktır. Haliyle özellikle onların kendilerine yeni platformlar bulmaları kaçınılmazdır. Youtube, Facebook, Twitter ve Instagram gibi kitlelerin kullandığı medya etkili bir şekilde kullanılmazsa seslerini kimse duymayacaktır.


Pandemi kıskacında seçimler sadece Hollanda’da olmuyor tabii ki. Gelecek ay ABD’de başkanlık seçimi var. Ne garip bir tecelli ki adaylardan Trump ve karısı da corona virüsü kapmışlar, hem de dünyanın en iyi korunan şahısları oldukları halde. Neymiş, virüs de olsa hiçbir tehlikeyi küçümsemeyeceksin.
‘Pandemisiz günlere!’ diyerek son verelim.




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: Content is protected !!