“Seçim arEfesinde, fakirlikle mücadele ve devletin kirli çamaşırları gün yüzüne çıkıyor!”

Artan enflasyon karşısında Hollanda ekonomisi silke üstüne silke yiyor; arka arkaya iki çeyrek daralma yaşandı. Bu daralma ve artan hayat pahalılığı, Hollanda’da her alanda, özellikle çarşıda pazarda, giderek daha fazla hissedilmeye başlandı. Halk, bu zorlukları hissettikçe, Rutte hükûmetine olan desteği ciddi oranda azaldı.

Kötü giden ekonomi, eşitsizlik, ayrımcılık, istihdam ve mülteci sorunları gibi konuların üzerine eklenince, Rutte IV hükûmeti çöktü. Yıkılma nedeni mülteci sorunu gibi görünse de asıl sorun ekonominin gerilemesiydi ve bu nedenle “mülteci sorunu” gibi gereksiz bir konu nedeniyle hükûmetin yıkılması dikkat çekti.

Bu yıl, halkın satın alma gücü 1983’ten bu yana en düşük seviyeye geriledi. CBS verilerine göre, satın alma gücü %1,2 oranında azaldı ve bu, son 40 yılın en büyük düşüşüydü.

Vrij Nederland yazarlarından Bas Jacobs, Rutte IV’ün ekonomik başarısızlığı nedeniyle hükûmetin çöktüğünü yazdı.

Rutte IV hükûmeti, Aralık 2021’de korona salgınının son aşamasında göreve başladı. Ancak hükûmetin oluşturulması, mevcut koşullar nedeniyle uzun sürdü ve bu, koalisyon ortaklarını zayıf ve kırılgan bir şekilde bir araya getirdi. Bu durum, koalisyon ortakları arasındaki güveni de sarstı.

Aslında hükûmet, Groningen’deki gaz çıkarma, ödenekler, ekonominin sıkışması ve korona politikasına ilişkin parlamento soruşturmaları gibi nedenlerle daha önce çökebilirdi. Ancak IV. Rutte hükûmeti, tozpembe vaatlerle uzatmalar oynayarak (bir Türk seçmeni olarak bu durum bana hiç yabancı gelmiyor) ve ardından bolca özür (sorry, sorry, sorry…) dileyerek devam etti. Ancak 7 Temmuz’da, mülteci sorununu bahane ederek koalisyon ortakları arasındaki anlaşmazlık nedeniyle hükûmet sona erdi. Seçim 22 Kasım 2023 ve  mali yılı paketinin okunmasından sonra bu güne geldik.

1848’den beri her yılın üçüncü salı günü düzenlenen Prensler Günü (Prinsjesdag) bu yıl hükûmetin yeni mali politikalarını açıklayarak gerçekleşti. Siyasi partiler, açıklanan mali paket hakkında genel değerlendirmelerde bulundular. Meclis deki siyasi partilerin tamamı genel olarak 2024’te satın alma gücünün artırılması gerektiğini kabul etti, ancak nasıl yapılacağına dair somut bir öneri sunmadılar. Prinsjesdag’da okunan mali paket, istifa eden hükûmet tarafından yoksullukla mücadele için 2 milyar Euro ayırıyor. Ancak Meclis’teki tüm partiler daha fazla finansman talep ediyor, ancak bu paranın nereden geleceği konusunda net bir kaynak sunamıyorlar. Örneğin 1 Ocak 2024’te akaryakıt üzerindeki ÖTV’nin artırılması muhtemelen geri çevrilemeyecek gibi görünüyor. Meclis’teki tartışmaları izlediğimizde, satın alma gücü ve pahalılık konularının önümüzdeki yıllarda hepimizin hem kemerini hem canımızı sıkacağını gösteriyor. Kolay değil vallahi. Allah hem Türkiye’deki kardeşlerimize hem de buradaki geçim sıkıntısı çeken  vatandaşlarımıza kolaylıklar versin.

Seçimlere yaklaşırken, bir diğer önemli konu ise bizlerin doğrudan deneyimlediği ve bildiği etnik kökenli vatandaşlara yönelik devlet içindeki ayrımcılık, eşitsizlik ve haksızlıklardır.

Devletin kirli çamaşırları! Çocuk bakım yardımındaki (kindertoeslagaffaire) haksızlıklar, Vergi Dairesi ödeneklerindeki (Belastingdienst/Toeslage) fişlemeler, öğrenci finansmanı sağlayıcısındaki (Studiefinancieringverstrekker DUO) dolandırıcılık araştırmaları ve İslami okullar ve camilerdeki yolsuzluk araştırmaları, seçimlere doğru bilinçli yada tesadüfen ortaya çıkarak özürlerini ve iyileştirmeleri duyuruyorlar. Bana göre epey manidar.

Bu tür sorunların siyasetçilerin ve devletin güvenilirliği ve ahlaki değerlerinin gerçekten ne kadar benimsediği ya da olduklarını/yada olmadıklarını açığa çıkarıyor. Ve bu tür haksızlıkları ortaya çıkaran medya ve araştırmacılar dürüst insanlar olduğunu görmek güzel bir duygu. İyi ki varlar. Kirli niyetli insanlar veya kişisel ırkçılığı olan siyasetçiler, memurlar ve yöneticiler bile özür dilemek zorunda kalarak bu haksızlıklara bu çirkinliklere en azından biraz adalet getiriyorlar.

Hollanda’da kesinlikle etik, ahlaklı, iyi insanların sayısı, kötülerden çok daha fazladır.

Seçimlere doğru, partilerin fakirlikle mücadele önerileri ve haksızlıklar hakkında yazacaklarımı şimdilik bu kadar…

Sağlıklı, esenlik dolu ve iyi kalpli kalın!”

 




Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: Content is protected !!
Haber her gün e-postanıza gelsin

Haber her gün e-postanıza gelsin

Yeni haberleri e-postanıza ulaştırmamız için mail adresinizi girmeniz yeterli.

You have Successfully Subscribed!