SMS’i Whatsapp’ı boşverin, sevdiklerinize kart gönderin

“Nerde o eski Ramazanlar”, “Nerde o eski bayramlar?” cümlelerini hep duyarız. Hatta artık söyleyenlerden olmuşuzdur. Nedir eski bayramların ağzımızda bıraktığı tad? Nedir o tada sebep olan şey?

Bayram algımız değişiyor. Bayram=tatil gibi bir matematik hesabına dönmüş durumda bu algı. İçinde bulunduğumuz ortamdan, insanlardan uzaklaşıp sakin bir tatil beldesinde zaman geçirmek, insanlardan kaçmak mı bayram? Oysa nostaljiyle hatırladığımız bayramlarımızın en güzel yanları yalnızlığımızdan değil, birlikteliğimizden kaynaklanıyordu. Bayram yaklaşırken büyüklerimizin bize aldığı yeni ayakkabı. Onu bayrama kadar heyecanla bekleyerek özenle giymemek.

Bayram namazından sonra hep beraber ailenin en büyüğüne gidip bayramlaşıp el öpmek. Birlikte kahvaltı yapmak. Birlikte büyüklerimizi ziyaret etmek. Uzaktaki sevdiklerimizden bayram kartı almak. Ya da onlara kart yollamak.

Bayramı bayram yapan birlikteliklerdi. İnsanlarla ve sevdiklerimizle birliktelik ya da o duyguyu yaşatacak somut semboller. Bir telefon ekranına kilitlenip bayramlaşmayı ekranla yapmak değil. Bize gelen edebi bir bayram mesajını kopyala-yapıştır yaparak yüzlerce insana göndermek ve hiç okumayacağımız aynı türden yüzlerce kez almak değil. Seri imalata dönüşen bayramlar olmamalı bayramlarımız.

Özenle seçtiğimiz karta, içimizden gelen sevgi sözcükleriyle bir iki satır yazmak. Zaman ayırıp postaneye gitmek ve heyecanla ulaşmasını beklemek. Belki heyecanla kimden kart gelecek diye beklemek. Değer verdiğimizi hissettirmek, değer verildigimizi hissetmek.

Whatssapp’ı, SMS’i boşverin. Hayatı durdurun. Bu bayramda değer verdiğiniz 3 kişiye içinizden gelen sözcüklerle kart yollayın. Postanıza düşecek kartı ve hissettiklerinizi facebookta da paylaşabilirsiniz elbette.




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *