Metin Yazarel

Toplumsal cazgırlar

Bu sayımızda www.dagelijksestandaard.nl İnternet sitesinde Jean Wanningen tarafından ‘Rot Turks fruit in Nederland..!’ başlığıyla yazılan bir yazıyı bilgilerinize arz etmek istedim. Şimdilik eyleme dönüşmeyen faşist söylemlerin “Ons Westerse rechtsstelsel en normen en waarden” vurgusu yaparak nasıl bir tehlike boyutuna ulaştığına dikkat çekmek istiyorum.

Yazıda alenen ırkçılık yapılmakla birlikte çürük meyve olarak tabir edilen Türkler’in, sepetteki diğer meyveleri, yani Hollanda toplumunu çürütmesine müsaade edilmeden defolup gitmeleri tavsiye edilmekte.
Şimdi sahibinin kendi dilinden aktardığım alıntıyı okuyalım istiyorum. Yazının girişi: “Inmiddels is er ook in het parlement reuring ontstaan over het onsmakelijke optreden van in Nederland woonachtige Turken vorige week in Almelo” diye başlıyor.

Sonuç: “Misschien is deze gebeurtenis tevens een goed moment om nog eens kritisch te kijken naar wat daar allemaal gezegd wordt door imams in die moskeeën. Pim Fortuyn waarschuwde er destijds al voor dat daar dingen worden gezegd, die zich niet verdragen met ons Westerse rechtsstelsel en normen en waarden. Hard aanpakken dit soort grappenmakers”.

Tamamını merak edenler zahmet edip yukarda verdiğim internet sitesine girip okusunlar.

Çürük meyve tabiri kanıma dokunduğu için konuyu köşe yazıma taşıdım. Çürük meyve olmak istemeyen işadamlarına, avukatlara, gazetecilere, belediye meclisi üyelerine, milletvekillerine ve de tüm STK’lara buyurun size mayınlı bir alan, çözüm üretin, ne yapacaksanız yapın demek için yazdım.

Varsa işadamlarımızın ekonomik gücü, Suudi Arabistan misali ticari ilişkilerini ortaya koyar kendi camialarında rahatsızlıklarını dile getirir, lobicilik adına girişimlerde bulunurlar diye gündeme getirdim.

Siyasi kariyerine yatırım yapmak isteyen belediye meclisi üyelerimiz, yerel yetkilerini kullanarak, ayrımcılığa karşı çözüm üretsinler istedim.
Sorumluluğunun farkında olan milletvekillerimiz Hollanda’nın dış itibarını zedeleyen ve aynı zamanda ülkede iç huzuru ve toplumsal barışı tehlikeye atacak her türlü girişimi engelleyecek kanun teklifi hazırlasınlar düşüncesiyle gündeme getirdim.

Sivil toplum örgütleri STK’larımız yürüyüş ve mitingler dışında, lobicilik adına, ortak deklarasyon ya da bildiriler yayınlayarak, toplumsal çıkarlarımızı öne alan eylem planı geliştirsinler istedim.

Gazeteci, yazar, çizer takımı, toplumsal duyarlılığı harekete geçiren yazılar yazsın istedim. Sosyal medya uzmanlık alanımız diye hava atan cazgırlar sosyal medyayı ayağa kaldırsınlar istedim.

Hemen hemen her toplumsal olayda ‘Bana sorulsaydı, ben olsaydım, ben yoktum’ diye ahkam kesip kaçak güreşenler sesini kessin, çığırtkanlık yapmasınlar istedim. Hiç bir işe yaramadığı halde toplumsal moral ve motivasyonu bozacak davranışta bulunan cazgırlar, akıl fikir versin, yol, yordam göstersinler diye gündeme getirdim. İş icraata gelince adet olduğu üzere devekuşu gibi kafalarını kuma gömerek ortalıkta görünmez olan, kendi çalıp, kendisi oynayan toplumsal cazgırlar bilinsin istedim.




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *