Türk Hukukçular Birliği toplu halde

Türk Hukukçular Birliği hakaret davalarına el attı

Türk Hukukçular Birliği’nden, Hollanda’da gündeme oturan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik hakaretlerin fikir özgürlüğü olup olmaması tartışmasına yönelik içerikli bilgilendirme açıklaması yapıldı.

Avukatlar Ejder Köse ve Ali Durmuş imzalı bilgilendirme metninde Almanya’nın ardından Hollanda’da da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ağza alınmayacak hakaretlerin Hollanda hukukuna göre nasıl ele alınması gerektiği konusuna bilgi verildi.

İşte Türk Hukukçular Birliği’nin yayınladığı bildiri metni:

HOLLANDA’DA HAKARET SUÇU VE
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A YÖNELİK HAKARETLER

Sayın takipçilerimiz,
bu hafta gündeme oturan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın özellikle Almanya ve Hollanda’da maruz kaldığı hakaret suçunu irdeledik ve sizinle paylaşmak istiyoruz.

Bilindiği gibi önce Almanya’da gazeteci Böhmermann televizyonda okuduğu bir şiirde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ağıza alınmayacak çirkinlikte hakaretler de bulundu. Bunun üzerine Türkiye Almanya’da gerekli işlemleri ve suç duyurusunda bulundu ve Alman yasaları çerçevesinde Başbakan Merkel’in izni de alınarak Almanya şimdi bir soruşturma açtı. Peki ikinci vatanımız olan Hollanda’da durum nedir?

Hollanda’da yasalar bu konuda Almanya’dan biraz farklı. Hollanda’da müttefik ve dost ülkenin devlet başkanlarına hakaret suçu Hollanda Ceza Kanunu’nun 118. Maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her kim bir dost ve müttefik bir ülkenin devlet başkanı veya hükümet üyesine kasten hakaret ederse 2 yıl hapis cezası veya dördüncü kategoriden adli para cezası ile cezalandırılır. Ancak bu hükmün çok önemli bir şartı var: böyle bir suç ancak bu dost ve müttefik devlet başkanının veya hükümet üyesinin görevi gereği Hollanda’da bulunduğu zaman oluşabilir. Eğer söz konusu devlet adamı veya hükümet üyesi Hollanda’da resmi görevde bulunmuyorsa herhangi bir hakaret ( basın yolu ile dahil olmak üzere ) bu kanun maddesi kapsamına girmez.

Hepimizin bildiği gibi Hollanda’da bazı ‘kahraman’ gazeteciler ve özellikle belirli bir siyasi partinin mensupları Almanya’da başlayan hakaret furyasına büyük bir ‘aşk ve şevkle’ katıldılar. Bazı yayınlanan karikatürler de Türk bayrakları kullanılarak aslında sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef almakla yetinmeyip doğrudan Türk halkını hedef almıştır.

Şimdi bazı okur ve takipçilerimiz merak etmiştir hiç mi yasal çare bulunmuyor diye. İşte burada biz özellikle bazı yasal yolları okurlarımızla paylaşmak istiyoruz. Hollanda Ceza Kanunu’nun 118. Maddesi bir çare olmazsa bile Hollanda Ceza Kanunu’nun 137e ve sonrası maddeleri Hollanda’da bulunan Türk vatandaşlarımıza ve Sivil Toplum Kuruluşlarına suç duyurusu olanağı tanımaktadır. Zira bu hükümler ırk, din ve siyasi görüş gibi bazı özelliklerden dolayı ayrımcılık ve halkı kin ve nefrete tahrik etme suçlarını düzenlemektedir. Cumhurbaşkanı Erdoğan nihayetinde Türkiye Cumhuriyeti’ni ve onun vatandaşlarını temsil etmektedir. Bizim görüşümüze göre özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik Türk bayrağını da içeren karikatürler bu maddelerin kapsamına girebilir. Zira bu şekilde bir sözde hiciv veya eleştiri Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türk bayraklarıyla doğrudan vatandaşlarımıza ırk ve milliyetleri sebebiyle yönelik bir suç olarak yorumlanabilir. Özellikle yorumlanabilir diyoruz zira Hollanda’nın yargı geleneğinde fikir, ifade ve eleştiri hürriyeti çok geniş yorumlanmıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ( AİHM ) emsal kararları da bu çizgiyi destekler nitelikte.

Özellikle AİHM siyasetçilerin ve kamu görevi icra edenlerin eleştiri sınırlarının normal vatandaşlardan daha geniş olduğunu ve en ağır hatta ‘şok edici’ eleştirilerin ( hakaretler dahi ) bile demokratik hukuk devletlerinde kabul edilebilir olduğunun altını çizmiştir. Tabi ki bu bizim çizdiğimiz çerçevede STK ve vatandaşlarımızın şikayet ve suç duyurusunda bulunma hakkına engel değil. Hatırlayınız, PVV lideri Geert Wilders’in Fas asıllılara yönelik sözleri sonucu kendisi aleyhine tüm Hollanda’da bir suç duyurusu fırtınası kopmuştur ve şu an Wilders bu suç iddiası ile yargılanmaktadır. Tabi ki sonucu henüz belli değil ama unutmayalım Hollanda yargısı dünyada üst düzeydedir ve Hollanda adalet sistemi dünyada en güvenilir ve kaliteli sistemleri arasında beşinci sıradadır. Hollanda yargısının kararlarına boynumuz kıldan incedir ve Hollanda yargısının kararlarına ve değerlendirmelerine güvenimiz tamdır. Unutmayalım, siyasi konjönktüre ve ağır siyasi baskılara rağmen bu yargı çok büyük bir haksızlık ve ayrımcılık olan zorunlu uyum yasalarını bile vatandaşlarımızın leyhine iptal etmiştir.

Yazımızın sonunda size bir de Hollanda Ceza Kanunu’nun 266. Maddesi 267. Maddesinin 3. Fıkrasını hatırlatmak isteriz. Bu madde basit hakaret suçunu düzenlemektedir ve bu maddeler gereği her kim hakaret suçu işlerse azami 3 ay hapis cezası veya ikinci kategoriden adli para cezasıyla cezalandırılır. 267. Maddesinin 3. Fıkrasına göre dost ve müttefik bir ülkenin devlet başkanı veya hükümet üyesine yönelikse bu suçun cezası üçte bir oranında yükseltilir. Ancak bu hüküm çerçevesinde herhangi bir soruşturma açılması ancak bu suçun mağduru/müşteki olarak hedef alınan kişinin şikayeti şartına bağlanmıştır. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan kendisi bu maddeye dayanarak Hollanda’da herhangi bir avukatı vekil tayin ederse Hollanda adli makamları nezdinde suç duyurusunda bulunabilir.

Takipçilerimizi bu güncel konuyla ilgili biraz da olsa aydınlatmış olduğumuzu ümit ediyor, saygılarımızı sunuyoruz.

TÜRK HUKUKÇULAR BIRLIĞI
Av. Ejder Köse
Av. Ali Durmuş

 

 




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: Content is protected !!