Yeni Zelanda’daki terör saldırılarına dünyadan tepki büyüyor

Yeni Zelanda‘nın Christchurch kentindeki Al Noor ve Linwood camilerinde 49 kişinin hayatını kaybettiği katliam bir çok ülke tarafından kınandı.AB: İbadethanelere yapılan saldırılar hepimize yapılmış sayılır

Hollanda’dan Yeni Zelanda’daki terör saldırılarıyla ilgili tepkiler gelmeye başladı.

Hollanda Kralı Willem – Alexander ve Kraliçe Maxima, “Nefret ve hoşgörüsüzlük korkunç bir yol aldı. Bu makul olmayan şiddete maruz kalan herkesin acısını paylaşıyoruz” dedi.

Hollanda Başbakanı Mark Rutte, “korkunç saldırıları nedeniyle şok olduğunu” belirtti. Rutte, Yeni Zelanda Başbakanı Ardern ve kurban yakınlarına başsağlığı dileklerini ilettiğini söyledi.

Merkel: Irkçı nefret nedeniyle öldürülenler için yas tutuyorum

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Yeni Zelanda’da 2 camiye yönelik terör saldırılarına ilişkin, ”Irkçı nefret nedeniyle öldürülenler için yas tutuyorum.” ifadesini kullandı.

Hükümet sözcüsü Steffen Seibert, sosyal medya hesabından Başbakan Merkel adına yapılan açıklamayı paylaştı.

Açıklamada Merkel, Yeni Zelanda’da meydana gelen terör saldırısı nedeniyle sarsıldığını belirterek, “Yeni Zelanda’da huzur içinde ibadet edilen camide ırkçı nefret nedeniyle öldürülenler için yas tutuyorum. Bu tür teröre karşı, yan yana duruyoruz” ifadesini kullandığı belirtildi.

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ise Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Yeni Zelanda’nın ve terör kurbanların yanında olduklarını belirtti.

Maas, “Vahşi terör saldırısı, huzur içinde ibadet eden, namaz kılan Müslümanları vurdu. Eğer insan sadece dini inancı nedeniyle öldürülüyorsa o zaman bu saldırı hepimize demektir. Biz hayatını kaybedenlerin tarafındayız. Güçlü kal, Yeni Zelanda!” değerlendirmelerinde bulundu.

Putin: Dua için toplanan sivillere yapılan saldırı, iğrençlik ve acımasızlıkla şok yaratıyor

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Yeni Zelanda’da iki camiye yapılan terör saldırısı ile ilgili, “Dua için toplanan sivillere yapılan saldırı, iğrençlik ve acımasızlıkla şok yaratıyor.” dedi.

Kremlin Basın Servisi’nden yapılan açıklamaya göre, Putin, Yeni Zelanda’nın Christchurch kentindeki iki camiye cuma namazı sırasında yapılan terör saldırısı ile ilgili Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern’e başsağlığı mesajı gönderdi. 

Putin, mesajında, “Dua için toplanan sivillere yapılan saldırı, iğrençlik ve acımasızlıkla şok yaratıyor. Bu suça karışan herkesin hak ettiği cezayı almasını umuyorum.” ifadelerini kullandı.

Rusya adına ölenlerin yakınlarına ve akrabalarına başsağlığı dileyen Putin, yaralıların da bir an önce iyileşmesi dileğinde bulunduğunu kaydetti.



May: Yeni Zelanda halkına en derinden başsağlığı diliyorum

İngiltere Başbakanı Theresa May, terör saldırısına tepki gösterirken, başkent Londra’da bugün camiler çevresinde silahlı polislerle güvenlik önlemi alınacağı bildirildi. 

May, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “İngiltere adına, Christchurch’teki terör saldırısının ardından Yeni Zelanda halkına en derinden başsağlığı diliyorum. Düşüncelerim, bu tiksindirici şiddet eyleminden etkilenlerle.” dedi.

Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt, terör saldırısını “korkunç bir eylem” şeklinde niteleyerek, “Yeni Zelanda, dünyanın en huzurlu, barışsever ve cömert uluslarından biri. İngiltere’deki dostlarınız, acınızı paylaşmada yanınızda.” ifadesini kullandı. 

Londra Belediye Başkanı Sadık Han saldırının “masum insanların inançlarından dolayı öldürüldüğü yürek burkucu bir haber” olduğunu belirterek, “Londra, bu korkunç terör saldırısı karşısında Christchurch halkının yanında. Londra, bazılarının yok etmek istediği çeşitliliği daima destekleyecek.” değerlendirmesinde bulundu. 

Başkentte polislerin bugün tetikte olacağını kaydeden Han, “Londra’daki Müslümanlara güven vermek istiyorum. Londra polisi ile temas halindeyim. Bugün, Londralılar namaz kılmaya giderken camiler etrafında görünür şekilde polisler ve silahlı müdahale ekipleri olacak.” dedi. 

Macron: Düşüncelerim Christchurch’deki camilere yönelik iğrenç suçların mağdurları ve yakınlarıyla

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Düşüncelerim Christchurch’deki camilere yönelik iğrenç suçların mağdurları ve yakınlarıyla. Fransa, her türlü aşırılığa karşı duruyor ve dünyada terörizme karşı ortaklarıyla hareket ediyor.” ifadesini kullandı. 

İmran Han: Camilere düzenlenen terör saldırısını kınıyorum

Pakistan Başbakanı İmran Han, mesajda, “Yeni Zelanda’nın Christchurch kentindeki camilere düzenlenen terör saldırısını kınıyorum. Bu saldırı bizim her zaman söylemeye çalıştığımız ‘Terörün dini yoktur’ söylemimizin bir kanıtıdır. Dualarımız saldırının kurbanları ve yakınlarıyla.” ifadesini kullandı.

Saldırının sorumlusu olarak İslamofobiyi işaret eden Han, “Ben bu saldırının sorumlusu olarak 11 Eylül sonrası ortaya çıkan İslamofobiyi suçlarken, bir Müslümanın yaptığı saldırının ardından 1,3 milyar Müslüman toplu bir şekilde suçlanıyor. Bu, Müslümanların siyasi mücadelelerini kötü göstermek için yapılan kasıtlı bir harekettir.” değerlendirmesinde bulundu.

Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Muhammed Faysal da “Pakistan, Yeni Zelanda’da yaşanan trajik terör saldırısını kınıyor.” dedi.

Dışişleri Bakanı Kureyşi’nin de saldırıyı kınadığını söyleyen Faysal, “Bakan Kureyşi de Christchurch’teki saldırıyı en sert şekilde kınadı ve bu hain saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı diledi.” ifadelerini kullandı.

Bakan Çaudri de yaptığı paylaşımda, “Christchurch’teki iki camiye düzenlenen saldırının şoku ve üzüntüsü içindeyim. Pakistan halkı Yeni Zelanda halkının yanındadır. Bangladeş Kriket Milli Takımı saldırı sırasında camideymiş. Aynı durum yıllar önce Pakistan’ın da başına geldi. Bu yüzden yaşanan acıyı çok iyi anlıyoruz ve hissediyoruz.” ifadelerine yer verdi.

AB Komisyonundan tepki

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker de yayımladığı basın açıklamasında, “Christchurch’teki Müslüman toplumuna yapılan terör saldırısını derin üzüntü ve korkuyla öğrendim. Kurbanların yakınlarına ve tüm (Müslüman) toplumuna en samimi başsağlığı dileklerimi iletiyorum.” dedi.

Saldırıyı “masum insanlara yönelik akıl dışı bir vahşet” olarak nitelendiren Juncker, söz konusu eylemin AB değerlerine ve barış anlayışına tamamen zıt olduğunu vurguladı.

Avusturya

Avusturya Cumhurbaşkanı Alexander Van der Bellen yaptığı açıklamada, terör saldırısına tepki göstererek, “Christchurch’de ibadet ve dua eden insanlara yönelik düzenlenen terör saldırısı korkunç ve barbarca bir saldırıdır. Böyle hain ve gaddarca yapılmış bir saldırı en sert şekilde kınanmalıdır.” dedi.

Başbakan Sebastian Kurz ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, terör saldırısından duyduğu üzüntüyü dile getirerek, “Olayda yaşamını yitirenlerin aileleri, yaralılar ve Yeni Zelanda halkına yürekten başsağlığı dileklerinde bulunuyorum.” ifadelerini kullandı. 

Dışişleri, Avrupa ve Uyum Bakanı Karin Kneissl da Christchurch’da “vahşice” düzenlenen terör saldırısı nedeniyle şok olduğunu belirterek, “Korkunç terör saldırısı kınanmalıdır. Dualarım kurban ve yakınlarıyla. Avusturya, Yeni Zelanda’nın yanında ve acısını derinden hissediyor.” görüşünü paylaştı.

İspanya

İspanya Dışişleri Bakanı Josep Borrell, resmi twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Aşırıcı fanatiklerin şiddeti ve mantıksızlığı, toplumlarımızın değerleri üzerine baskı kurmayı ya da yıkmayı asla başaramayacaktır.” ifadelerini kullandı.

Christchurch şehrindeki iki camiye düzenlenen terör saldırısını “korkunç” olarak tanımlayan Borrell, saldırıda hayatlarını kaybedenlerin ailelerine ve Yeni Zelanda hükümetine başsağlığı dileyerek, destek mesajı verdi.

İspanya Kraliyet Sarayı’nın resmi twitter hesabından yapılan açıklamada da “İki camideki katliamın ardından Yeni Zelanda halkına ve yetkililerine destek verildiği” vurgulanarak, “Dünyanın herhangi bir yerinde olan teröristler, toplum ve ailelerde trajedi ve acıdan başka bir şey bırakmamıştır.” denildi.

İspanya Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada ise “İspanya Hükümeti, Yeni Zelanda’nın Christchurch kentinde iki camiye düzenlenen terörist saldırıyı güçlü bir şekilde kınıyor.” denildi.

Açıklamada, Yeni Zelanda’nın “terörizm ve aşırıcılığa karşı ortak mücadelede İspanya’nın yakın ortağı” olduğu dile getirildi.

Norveç

Norveç Başbakanı Erna Solberg, yaptığı açıklamada, 2011’de Anders Behring Breivik isimli teröristin Norveç’te 77 kişiyi öldürdüğü saldırıyla bugün Yeni Zelanda’daki saldırı arasındaki benzerliğe dikkati çekti.

Yeni Zelanda’daki saldırının aşırıcılığa karşı ortak uluslararası iş birliğinin önemini gösterdiğine işaret eden Solberg, “Bu her ne kadar aşırı sağcı fanatiklerin, göçmenlere ve sığınmacılara karşı saldırısı gibi görünse de dünya çapında yaşanıyor. Bu bizler için tansiyonu düşürmek, aşırıcılığa karşı birlikte çalışmak ve birbirimizle böyle bir hadise olduğunda dayanışma içinde olmamız gerekliliğine ilişkin güçlü bir ikaz.” ifadelerini kullandı.

Saldırıyı düzenleyen terörist, internet üzerinden yayınladığı nefret manifestosunda, Norveç’in tarihindeki kanlı saldırgan Breivik ile ilişkili olduğunu öne sürerek, hazırlığı sırasında Breivik yanlılarının planları için kendisini desteklediğini iddia etmişti.

Endonezya

Endonezya Devlet Başkanı Joko Widodo ve Dışişleri Bakanı Retno Marsudi, Yeni Zelanda’da iki camiye düzenlenen terör saldırısını kınadı.

Widodo, saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, menfur terör saldırısını şiddetle kınadığını belirterek, yaşamını yitirenlerin ailelerine baş sağlığı dileğinde bulundu.

Saldırıyı kınadığını dile getiren Marsudi de Endonezya’nın Wellington Büyükelçiliği yetkililerinin duruma ilişkin yerel makamlarla temasının sürdüğünü belirtti.

Öte yandan Endonezya Dışişleri Bakanlığı terör saldırısında Endonezya vatandaşı bir baba ve oğlunun yaralandığını aktardı.

Ayrıca Marsudi, 134’ü öğrenci olmak üzere 331 Endonezya vatandaşının Christchurch kentinde yaşadığı bilgisini paylaştı.

Malezya

Malezya Başbakanı Mahathir Muhammed yaptığı açıklamada, “Yeni Zelanda hükümetinin bu teröristleri yakalayıp hukuk kuralları kapsamında gerekeni yapmasını temenni ediyorum.” dedi.

Dışişleri Bakanlığı açıklamasında ise “Malezya, masum sivillere yapılan terör eylemini en şiddetli şekilde lanetlemekte ve bu barbarca suçun sorumlularının adalet önünde hesap vermelerini temenni etmektedir.” denildi.

İran

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, yaptığı yazılı açıklamada, saldırıyı “insanlık dışı ve acımasızca” olarak nitelendirdi.

Yeni Zelanda hükümetine saldırının faillerinin süratle tespit edilmesi ve adaletin yerine getirilmesi çağrısı yapan Kasımi, şunları kaydetti:

“Tüm terör saldırıları, nerede ve kim tarafından hangi amaçlarla yapılırsa yapılsın tüm devletler tarafından kınanmalıdır. Hükümetler, ırkçı ve İslam düşmanı düşünceler ile akımların, ülke vatandaşlarının huzur ve emniyetini tehlikeye atmasına izin vermemelidir.”

Tahran geçici Cuma İmamı Ayetullah İmami Kaşani de cuma hutbesinde, saldırının cuma namazı vaktinde gerçekleştirildiğine dikkati çekti. Bunun “cuma namazlarının İslami hareket için merkezi konumda yer aldığının bir göstergesi” olduğunu söyleyen Kaşani, buna dikkat edilmesini istedi.

Rusya

Rusya Müftüler Konseyi Başkanlığı, Yeni Zelanda’nın Christchurch şehrinde iki camiye yapılan saldırıyı şiddetle kınadı.

Müftüler Konseyi Başkanlığından yapılan yazılı açıklamada, Yeni Zelanda’daki saldırılarının korkunç trajedi olduğu belirtildi.

Söz konusu saldırılarda çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği ve yaralandığı kaydedilen açıklamada, “Müslümanlara bu kutsal günde yapılan saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Camide dua eden masum insanlara saldıran terörist ve katiller, Yüce Allah’ın korkunç cezasını görecek.” ifadesine yer verildi.

Açıklamada, saldırılarda hayatlarını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dilendi ve yaralıların bir an önce iyileşmesi için dua edildiği belirtildi.

Yeni Zelanda’nın Christchurch kentinde cuma namazı sırasında 2 camiye düzenlenen terör saldırısında 49 kişinin hayatını kaybettiği duyurulmuştu.

Avustralya İslam Birliği Federasyonu terör saldırısını kınadı

Avustralya İslam Birliği Federasyonu (AFIC), Yeni Zelanda’da iki camiye yapılan terör saldırısını kınadı.

Avustralya’da yaklaşık 200 İslami kurumun çatı kuruluşu AFIC, Yeni Zelanda’daki Al Noor ve Linwoodcamilerinde 49 kişinin hayatını kaybettiği katliamı kınayan bir açıklama yayınladı.

AFIC Başkanı Rateb Jneid imzasıyla yayımlanan yazılı açıklamada, “Dualarımızı ve düşüncelerimizi bu korkunç zaman zarfında mağdurlar ve hayatını kaybedenler, aileleri ve Yeni Zelanda halkına gönderiyoruz.” ifadeleri kullanıldı.

Bu katliamın, gittikçe artan İslamofobinin bir ürünü olduğunu vurgulayan Jneid, “Masum cemaate yönelik bu terör eylemi bir vahşettir, mağdurların ve ailelerin yanındayız. Yeni Zelanda’daki vatandaşlarımıza ulaşacağız ve elimizden gelen her türlü desteği ve yardımı sunacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Avustralya’daki Müslümanlara güvenlik uyarısı

Jneid, Avustralya’daki tüm camiler ve ibadet yerleri için önümüzdeki günlerde çok daha dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.

Hükümetin “Müslüman karşıtlığı ve aşırıların yükselişine dikkat etmeleri gerektiğini” hatırlatan Jneid, siyasetçilerden “Müslüman toplumun kaygılarını gerçekten duymaları ve bunlara cevap vermelerini” istedi.

ISESCO: İnsanlığa karşı işlenmiş bir suç

İslami Eğitim, Bilim ve Kültür Organizasyonu (ISESCO), Yeni Zelanda’da iki camiye düzenlenen terör saldırısını insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak nitelendirdi.

ISESCO’dan yapılan yazılı açıklamada, Yeni Zelanda’da iki camiye düzenlenen terör saldırısının uluslararası alanda kınanması ve saldırganların cezalandırılması istenerek, Yeni Zelanda’daki Müslümanlara dayanışma çağrısında bulunuldu.

Açıklamada ayrıca Yeni Zelanda yönetiminin saldırıyı gerçekleştiren teröristleri cezalandıracağı ve topraklarındaki camiler ile Müslümanları koruyacağına olan inancın tam olduğu ifade edildi.

El-Ezher: İslamofobinin yükselişinin tehlikeli bir göstergesi

Mısır’daki El-Ezher Kurumu, Yeni Zelanda’da iki camiye düzenlenen terör saldırısını kınadı. 

Ezher’den yapılan yazılı açıklamada, Yeni Zelanda’daki saldırı, “nefret söylemi ile İslamofobinin ve yabancılara karşı düşmanlığın yükselişinin tehlikeli bir göstergesi” olarak nitelendirildi.

Açıklamada, “Allah’ın evlerinin (camilerin) saygınlığının çiğnendiği ve masum insanların kanının akıtıldığı söz konusu terör saldırısı, bu tür iğrenç davranışlarda bulunan akımlara ve ırkçı gruplara müsamaha göstermememiz gerektiğini bildiren bir uyarı zili olmalı.” ifadelerine yer verildi.

Ezher’in açıklamasında, dinleri ve kültürlerine bakmaksızın toplum içinde bir arada yaşama, hoşgörü ve entegrasyonu desteklemek için daha fazla çaba gösterilmesi istendi.

Sırbistan

Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, Yeni Zelanda’da iki camiye yapılan terör saldırısına ilişkin, “Yeni Zelanda’daki trajedi, terörün acımasızlığı karşısında dünyanın birlik olması gerektiği mesajını veriyor.” dedi.

Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Vucic, Yeni Zelanda’nın Christchurch kentindeki iki camiye cuma namazı sırasında yapılan terör saldırısı ile ilgili Yeni Zelanda Genel Valisi Patsy Reddy’e taziye mesajı gönderdi.

Mesajında saldırıyı şiddetle kınadığını vurgulayan Sırp lider, “Yeni Zelanda’daki trajedi, terörün acımasızlığı karşısında dünyanın birlik olması gerektiği mesajını veriyor.” ifadelerini kullandı.

İnsanları korkutarak hükmetmeye çalışan terörün, sınır tanımadığını ve insani değerlere saygı duymadığını kaydeden Vucic, mesajında ayrıca şu ifadelere de yer verdi:

“Bizim üzerimize düşen görev, ortak değerlerimize ve dünyada özgürce yaşama hakkına daha güçlü bir şekilde sahip çıkmak. Sırbistan, her zaman hak ve adaletin yanında yer alacak, tüm milletlerin, tüm dinlerin eşit haklara sahip olması için mücadele edecek.”

Kosova’dan tepkiler

Kosova Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Yeni Zelanda’daki iki camiye yapılan terör eylemlerini sert bir şekilde kınadığını ifade etti.

Kosova halkının, “dost” olarak nitelendirdiği Yeni Zelanda ve saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarının acısını paylaştığını kaydeden Thaçi, “Bu tür eylemler, dünyada her türlü aşırıcılık ve teröre karşı mücadeleye devam edilmesi gerektiğinin kanıtıdır.” dedi.

Kosova Başbakanı Ramush Haradinaj da onlarca masum insanın hayatını kaybettiği terör eyleminin, özgür bir ülkenin değerlerini tehdit ettiğini ve herkesi etkilediğini vurguladı.

Yeni Zelanda devletine ve hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dileyen Haradinaj, “Terör, nereden geldiğine bakılmaksızın, en büyük kötülüktür ve buna hep beraber karşı çıkmalıyız.” dedi.

Bosna Hersek ve Karadağ’dan kınama

Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyinin Hırvat üyesi Zeljko Komsic de Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern ve terör saldırısında hayatını kaybedenlerin ailelerine gönderdiği taziye mesajında, iki camiye yapılan terör saldırısını sert bir şekilde kınadığını bildirdi.

Terör saldırısını düzenleyen ve planlayanların en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini kaydeden Komsic, “Aşırıcı ideolojiler ve korkakça yapılmış eylemler, en sert biçimde kınanmalıdır. Biz de Bosna Hersek olarak terörle mücadeleye katkıda bulunacağız.” ifadelerini kullandı.

Karadağ Cumhurbaşkanı Milo Djukanovic de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Karadağ, Yeni Zelanda’daki terör eylemini şiddetle kınıyor. Ülkemiz şiddet, aşırıcılık, nefret ve hoşgörüsüzlüğün her türlüsüne karşı mücadelede kararlı olmaya devam edecek.” dedi.

Kuzey Makedonya’dan tepki

Kuzey Makedonya Dışişleri Bakanı Nikola Dimitrov ise Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Yeni Zelanda’daki korkunç terör saldırısı haberini duyduğunda sarsıldığını belirterek, “Şiddet ve nefrete karşı Yeni Zelanda halkıyla dayanışma içerisindeyiz. Derin başsağlığı diliyoruz.” ifadesini kullandı.

Lübnan

Lübnan, Yeni Zelanda’da camilere düzenlenen 2 terör saldırısını şiddetle kınadı.

Lübnan Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, Yeni Zelanda’nın Christchurch kentindeki 2 camiye cuma namazı sırasında yapılan saldırı “korkunç bir terör suçu” olarak nitelenerek kınandı.

“Aşırılığın eli, en korkunç eylemleriyle inançlı insanların ibadet ve hoşgörü için güvenli gördüğü camilere uzandı.” denilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Dışişleri Bakanı Cibran Basil, daha önce birçok sebepten ötürü Batı toplumlarındaki aşırı sağa karşı uyarıda bulunmuştu. Bugün ise buna tepki olarak toplumları büyük tehlikelerle karşı karşıya bırakacak aşırı sola karşı uyarıyor.”

Radikal düşüncelerin yayıldığı günümüz dünyasında Lübnan’ın hoşgörü ve itidal konusunda örnek ülke olarak kalacağı ifade edilen açıklamada, farklı dinlerin ve kültürlerin bir arada yaşama özelliğini koruma vurgusu yapıldı.

Öte yandan eski Lübnan Başbakanı Necib Mikati, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Yeni Zelanda’da camilere düzenlenen ve onlarca kişinin şehit düşmesi ve yaralanmasına yol açan 2 terör saldırısını kınadı.

Mikati’nin açıklamasında, “Kutsal Mescid-i Aksa’ya yönelik son saldırıdan sonra yaşananlar, terörün dini ve kimliği olmadığını teyit ediyor. Bütün semavi dinlerin birinci düşmanı olan terörle her yerde mücadele için çabaların yoğunlaştırılarak birleştirilmesi gerekiyor.” denildi.

Lübnan Telekominikasyon Bakanı Muhammed Şukayr da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Yeni Zelanda’da cuma namazı sırasında iki camiye düzenlenen ve 40’tan fazla kişinin hayatını kaybetmesine yol açan terör saldırısını şiddetle kınıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Başbakan Saad el-Hariri’nin partisi Müstakbel Hareketi Genel Sekreteri Ahmed el-Hariri ise, Yeni Zelanda’da Müslümanların namaz sırasında terör saldırısına uğramasını lanetledi.

Hayatını kaybedenlere rahmet ve ailelerine başsağlığı dileğinde bulunan Hariri, Yeni Zelanda’da bulunan Lübnanlıları, saldırı kurbanlarının yanında durmaya davet etti.

Yeni Zelanda toplumundaki ortak yaşamı hedef alan terör saldırısının gönülleri sarstığının altını çizen Hariri, bölgede istikrarın koruma faktörlerinden biri olan Müslümanlara yönelik şiddet eylemlerinin önüne geçilmesi çağrısında bulundu.

Kuveyt

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, iki camiye düzenlenen terör saldırısı kınanarak, Kuveyt’in vatandaşlarını ve ülkenin güvenliğini korumak için aldığı her önlemde Yeni Zelanda’nın yanında olduğu ifade edildi.

Açıklamada, uluslararası topluma “dünyanın güvenliğini, istikrarını ve bütünlüğünü hedef alan şiddet ve terörizmle mücadele için daha fazla çaba gösterilmesi” çağrısında bulunuldu.

Umman

Umman Dışişleri Bakanlığı da söz konusu terör saldırısını kınadığı yazılı açıklamasında “Masum insanlara yönelik her türlü şiddet, terörizm, nefret ve ırkçılığı her zaman ve her yerde reddediyoruz.” ifadelerine yer verdi.

Ürdün

Ürdün Hükümet Sözcüsü Cumane Guneymat, yayımladığı yazılı açıklamada, masumlara yönelik saldırıların terörün en çirkin şekli olduğunu ifade etti.

Yeni Zelanda’daki saldırıyı “katliam” olarak nitelendiren Guneymat, terörle mücadelede uluslararası iş birliğinin önemini vurguladı.

Ürdün Vakıflar Bakanı Abdunnasır Ebu Basal da yazılı açıklamasında, İslam’a ve Müslümanlara yönelik nefret söyleminin durdurulması gerektiğini belirtti.

Bahreyn

Bahreyn Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada ise, “Tüm dini, ahlaki ve insani değerlere aykırı olan bu korkakça terör saldırısını şiddetle kınıyoruz.” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada ayrıca, Yeni Zelanda’nın terörle mücadele ve güvenliği temin etme çabasına Bahreyn’in destek verdiği kaydedildi.




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.