YTB’den Hollanda ziyareti

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar (YTB) Başkanı Kudret Bülbül, Avrupa’da göçmenlere yönelik ayrımcılık olaylarında artış olduğunu belirterek, “Vatandaşlarımızın yüzde 71’i bulundukları ülkelerde kendilerinin dışlandıklarını düşünüyorlar. Gerçekten çok yüksek bir oran” dedi.

Bülbül, Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da Yurtdışı Vatandaşlar Danışma Kurulu (YVDK) üyeleri ve basın mensuplarıyla, Amsterdam Simit Sarayı’nda Hakan Aydın’ın ev sahipliğinde bir araya geldi. Başkan Kudret Bülbül’e, YTB Daire Başkanı İsmail Demiryürek ve Hollanda Masası uzmanları Fatih Hasdemir ve Servet Çetin eşlik etti.

YTB olarak geçek yıl yurt dışındaki Türklerle ilgili bir araştırma yaptıklarını kaydeden Bülbül, şöyle konuştu:

“Vatandaşlarımızın demokrasi, hoşgörü değerlerini, Türkiye’ye ait düşüncelerini, yaşadıkları ülkelere ait düşüncelerini, kültürel değerlerini ölçen bir araştırmaydı. Oradaki sorulardan biri de ‘kendinizi nasıl hissediyorsunuz bulunduğunuz ülkelerde?’ şeklindeydi. Vatandaşlarımızın yüzde 71’i bulundukları ülkelerde kendilerinin dışlandıklarını düşünüyorlar. Gerçekten çok yüksek bir oran. Avrupalı dostlarla bunu paylaştığımda bundan çok hoşnut olmuyorlar. Ama ben de ısrarla paylaşıyorum çünkü bu oran çok rahatsız edici, çok yüksek. Dışlandığını düşünen bir birey ne kendisine ne ailesine ne toplumuna ne de başka bir yere faydalı olabilir. O nedenle bu dışlanma oranını mutlaka düşürmemiz gerekiyor. Ayrıca bu kadar dışlandığını düşünen insanlar marjinal telkinlere de hazır ortamlar oluşturur.”

“Vatandaşlarımızın yüzde 71’i bulundukları ülkelerde kendilerinin dışlandıklarını düşünüyorlar. Gerçekten çok yüksek bir oran. Avrupalı dostlarla bunu paylaştığımda bundan çok hoşnut olmuyorlar.” – Kudret Bülbül

Avrupa’da aynı zamanda Müslümanlara ait kurum, kuruluş ve camilere yönelik saldırıların da bulunduğuna işaret eden Bülbül, bunun ortadan kaldırılabilmesi için ilgili ülke yetkilileriyle sürekli görüştüklerini dile getirdi.

IMG_0303

Söz konusu saldırı ve ayrımcılık olaylarının mutlaka kayıt altına alınması gerektiği üzerinde duran Bülbül, “Türkiye’de hiç kimse arzu etmez. Hiç birimiz arzu etmeyiz böyle bir durumu. Bir sinagoga, bir kiliseye saldırı yapılmış olsa herhalde tüm dünya medyasında manşet oluruz. Ama sadece Almanya’da yılda yaklaşık 20 camiye saldırı yapılıyor. Bazen cemaat içindeyken bu saldırılar yapılıyor. İnanç hürriyetine karşı yapılmış bir saldırıdır bu. Yaşam hakkına karşı yapılmış bir saldırıdır bu. İnsan hakları ihlalidir. O nedenle bunların mutlaka kayıt altına alınması, mutlaka sivil toplum örgütleri, üniversiteler tarafından raporlaştırılması ve düşürülmesi için ilgili çalışmaların yapılması gerekiyor. Bu bağlamda biz geçen yıl ayrımcılıkla mücadele programı başlattık” değerlendirmesinde bulundu.

Ayrımcılığın önlenmesinin, ilgili ülkelerin de yararına olacağına dikkati çeken Bülbül, buna en güzel örneğin Nobel Kimya Ödülü alan Prof. Aziz Sancar olduğunu söyledi.

Dışlanma oranı düşürüldüğü zaman buradaki insanların çok daha fazla katkı vereceklerini ifade eden Bülbül, şunları kaydetti:

“Daha kuşatıcı, daha hoşgörülü politikalar geliştirildiğinde bu insanların neler ortaya koyabileceklerini işte en son Nobel ödülü alan Prof. Aziz Sancar hocamız çok net bir şekilde ortaya koydu. Bu ödül aslında göçmenlere fırsat verildiğinde gerek yaşadıkları ülkelere gerekse onlar üzerinden insanlığa ne gibi katkılar verebileceklerinin çok somut bir örneği.”

MÜSİAD’A ZİYARET

Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanı Doç. Dr. Kudret Bülbül, Müsiad Hollanda merkezini ziyaret ederek iş dünyasıyla biraraya geldi.

YTB Başkanı Doç. Dr. Bülbül, “Hollanda’da yaşayan vatandaşlarımız son derece, barışçıl huzurlu, hoşgörülü, sağduyulu bir süreci daha geride bırakmış oldular. Seçimlere katılım birçok açıdan önemli. Bir defa Türkiye’nin genel politikaları açısından yurtdışındaki vatandaşlarımız ne söyulüyor, neyi tercih ediyorlar, Türkiye politikalarını etkilemek açısından son derece değerli ve önemli. İkincisi, Türkiye’nin diaspora politikası açısından yurtdışındaki vatandaşlarımız ne söylüyor, neyi bekliyor, bunu göstermeleri açısından son derece önemli. Ama ben en fazla üçüncüsünü önemsiyorum, oda; yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın bulundukları ülkelerde görünürlüklerinin artması, daha görünür olması, ve daha etkin olması açısından da son derece önemli. Seçimlerimize ne kadar fazla katılım olursa ilgili ülkeler, orada yaşayan vatandaşlarımıza, Türkiye’den gelen insanlara çok daha fazla dikkatli politikalar geliştirmek durumunda, onları daha fazla önemsemek durumundadır.” dedi.

TÜRKİYE’DE GELECEKLERİNİ ARIYORLAR

Bülbül, “YTB, 5 yıllık bir kuruluş ve sorumluluk alanımız çok geniş. 8-10 milyon vatandaşımıza hizmet götürmek durumundayız. Soydaş ve akraba topluluklara yönelik yüz yıldır ihmal edilen, kaybolan ilişkileri yeniden güçlendirmeye yönelik politikalar geliştirmek durumundayız. Dünyanın her tarafından, Türkiye’de eğitim almak isteyen öğrenciler bize başvuruyorlar. Bizde bu öğrencileri üniversite sınavına tabi tutuyoruz, üniversiteye yerleştiriyoruz, yurtlara yerleştiriyoruz ve burslar vermekteyiz. Üniversiteye yerleştirmediğimiz hiçbir öğrenciye burs vermiyoruz. 182 ülkeden başvuru aldık, 155 bin kayıt aldık ve  5 bin üniversite yerleştirmesi yaptık. Hemen hemen dünyanın bütün ülkelerinden öğrenciler, akın akın Türkçe olarak, Türkiye’de geleceklerini arıyorlar. Türkiye’nin uluslararası bir cazibe merkezi hali geldiğinin en güzel örneklerden bir tanesi bu.” ifadesini kullandı.

IMG_6777Doç. Dr. Kudret Bülbül konuşmasını şöyle tamamladı: “Hollanda’da sizlerin daha etkin olması, daha aktif olması, hayatın her alanına katılım sağlamanız bizim temel bir önceliğimiz. Işdünyasınin, akademisyenlerin, STK’ların çok daha etkin ve aktif olmalarına yönelik bizlerin destekleri var. Hangi ülkede hangi projeleri destekliyoruz, ne zaman destekliyoruz, ne kadar destekliyoruz, bunu şeffaf ve açık bir şekilde ortaya koyduk. Sizlerin teklif ve işbirliği projelerinize her zaman açığız. Vatandaşlarımızın kendi kimlik ve kültürleriyle hayatın her alanında aktif bir yurttaş olmalarını arzu ediyoruz. Aktif yurttaşlık zaten AB’nin temel ilkelerinden ve temel değerlerinden birisi.  AB, 2011 yılını zaten ‘aktif yurttaşlık’ yılı ilan etmişti. Bu anlamda bizim ilgili ülkeler açısından endişeyle karşılacak hiçbir çalışmamız, çabamız yok. Tam tersine biz, bütün çalışmalarımızda ilgili ülkelerin yükünü hafifletiyoruz.”

Öte yandan Rotterdam Başkonsolos Yardımcısı Ulvi Darendeli de kısa bir teşekkür konuşması yaptı. Askerlik ve araçların ülkemizde kalış süreleri içerikli soruların cevaplanması sonrası MÜSİAD Hollanda Başkanı, YTB Başkanı Kudret Bülbül’e, günün anısına bir tablo, öte yandan Hollanda Türk Müzesi Başkanı Salih Dadak ta müze ile ilgili duvar takvimi hediye etti.




Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *