400. Yılı Geride Bırakırken

ahmet-suat-ari-web

 

2012 yılı Hollanda ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 400. Yılı idi. Bu çerçevede gerek resmi gerekse sivil sayısız etkinlik düzenlendi. Bu etkinlikler özellikle Türk basınında büyük yer buldu. Hollanda medyası ise daha çok resmi programlara ilgi gösterdi. Hollandalı Türklerin etkinlikleri ise Hollanda medyasının hep gözünden kaçtı. Benim kanaatime göre bu başlı başına araştırılması gereken bir olgudur. Bu araştırma Hollanda toplumunun yeni Hollandalılara bakış açısı konusunda büyük ipuçları verecektir.

Bakmayın siz Hollandalı siyasilerin zaman zaman Türkiye’ye karşı ukala bir tutum takınmalarına! Türkiye’nin öneminin hepsi farkında. Hollanda’nın Türkiye’deki elçilik ve konsolosluk dışındaki kurumlarına baktığımız zaman bunu açıkça göreceğiz.


Bu kutlamalar çerçevesinde Türkiye ile Hollanda arasındaki ilişkilere bir göz atmakta fayda vardır. Zira daha geçen yıl, kutlamaların yapılacağı duyulur duyulmaz, bir takım çevreler protestolara başlamıştı. Neymiş efendim ortada kutlanacak bir durum yokmuş! Bu zihniyete en güzel cevap tabii ki hem Hollanda hükümeti hem de Kraliçe Beatrix tarafından verildi. T.C. Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül’ün Nisan ayındaki ziyareti her haliyle muhteşemdi. Gerek hükümet gerekse Kraliçe iki ülke ilişkilerine yakışır vaziyette Cumhurbaşkanımızı agırladılar. Haziran ayında Türkiye’yi ziyaret eden   Hollanda Kraliçesi Beatrix  de aynı görkemle ağırlandı. Kutlamalar çerçevesinde çeşitli seviyelerde daha onlarca karşılıklı ziyaret  gerçekleştirildi.
Kutlamalar vesilesiyle aslında var olan ancak bir  çok kimse tarafından bilinmeyen bir bir çok husus gün yüzüne çıktı. Mesela Hollanda’nın Türkiye’ye doğrudan yabancı yatırım alanında ilk sırada olduğunu bir çok kişi bilmez. Bu durum Türkiye için de küçümsenemeyecek seviyededir. İthalat-ihracat dengesi bakımından Türkiye lehine sürekli bir değişim söz konusudur. 2002 yılında Türkiye’nin Hollanda’dan ithalatı 1,3 milyar dolar, ihracatı 1,05 milyar dolaken bu durum 2011 yılnda sırasıyla 4 milyar dolar ve 3,2 milyar dolardır. Özellikle Hollanda’nın dış ticaret fazlası göz önüne alındığında bu durum Türkiye için oldukça olumlu bir olgudur.  Son yıllarda sermaye akımının çift yönlü olduğunu da mutlaka belirtmek gerekir. Enerji, çevre teknolojileri, tarım ve tarım teknolojileri, hayvancılık,  taşımacılık, denizcilik, turizm, ar-ge, sağlık turizmi, eğitim ve gıda gibi alanlarda ortak yatırımlar ise son yıllarda ciddi seviyede artış göstermiştir.
Bakmayın siz Hollandalı siyasilerin zaman zaman Türkiye’ye karşı ukala bir tutum takınmalarına!  Türkiye’nin öneminin hepsi farkında. Hollanda’nın Türkiye’deki elçilik ve konsolosluk dışındaki kurumlarına baktığımız zaman bunu açıkça göreceğiz. Hemen hemen her alanda Hollanda devleti tarafından finanse edilen kurumların varlığı gelişmeleri birazcık da olsa takip edenlerin malumudur. Aynı durumu Türkiye için söylemek maalesef mümkün değildir. Türkiye elçilik ve konsolosluk gibi resmi kurumlar dışında değişik alanlarda hizmet veren kurumlara sahip değildir. Bu boşluğu sivil toplum kuruluşları ve ticari danışmanlık şirketleri nispeten de olsa doldurmaya çalışmaktadırlar.
400. yıl bize iki ülke arasındaki potansiyeli gün yüzüne çıkarması dolayısıyle de faydalı oldu. Gün geçmiyor ki gazetelerde bir haber okumayalım. İki ülkenin biribirlerine sunacağı bir çok imkan söz konusu. 2011 verileriyle 2012’ninkiler aradaki kısa zamana rağmen büyük farklılıklar gösterecektir. Üstelik sadece geleneksel ikili ilişkiler değil, hem sosyal, hem siyasi hem de ekonomik ilişkiler ferdi, kurumsal ve resmi düzeyde sınırlarını oldukça genişletmiştir. Bunun ilerleyen zamanda daha da genişleyeceği şüphesizdir. Bir kazan-kazan durumu her haliyle kendini göstermiştir.
400. Yılın verdiği sinerjinin 2014 yılında 50. Yılını idrak edeceğimiz göç olgusuna da etki edeceğini söylemek mümkündür. 2012 yılında edindiğimiz tecrübelerimiz 2014 yılını daha iyi değerlendirmemize sebep olacaktır. Tabii kendi egomuzu bir kenara bırakabilirsek! Şayet 400. Yılda olduğu gibi herkes kendi halinde hareket ederse önemli bir fırsat iyi değerlendirilmemiş olacaktır. Umarız herkes toplumsal sorumluluğun farkında olarak gerekeni yaparak elini taşın altına koyacaktır.
Yeni yılınızı şimdiden tebrik eder, 2013’ün insanlık için hayırlı bir yıl olmasını dilerim.